KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/916
- Karar No
- 2025/848
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
Karar Metni
1.228 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/916 Esas
KARAR NO : 2025/848
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/12/2024
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı, iş makinesi yedek parçaları satmakta olup davalı ile aralarında düzenli olarak mal ticareti yapıldığını. Ticari ilişki belli bir süre normal seyretmiş ise de bir süre sonra davalı taraf davacı tarafa olan borçlarını ödememeye başladığını.
Davacı firma tarafından düzenli olarak mal satımı ile malların döviz endeksli olması veya gecikmeler sebebiyle anlaşma ve teamüle bağlı birtakım faturalar tanzim olunarak davalıya tebliğ edilmiş, davalı taraf tanzim olunan tüm faturala içeriklerini kabul ederek defterlerine işlemesine rağmen davacıya olan borçlarını ödemdi. Davalıya tanzim edilen bütün faturalar davalı ile mutabakat halinde düzenlenmiş olup, davalı yanın işbu hususta herhangi bir itirazı olmadığını.
Borçların ödenmemesi üzerine davacı tarafından düzenli olarak ödeme talebinde bulunulmuş ise de davalı şirket yetkilileri tarafından ödeme zorluğu yaşadıklarından bahisle davacı oyalanmış ve borçları ödemediğini. İşbu husus taraflar arasındaki Mail yazışmalarıyla da sabit olduğunu. Ayrıca taraflar arasındaki hesap mutabakatı güncel borç durumunu bildirir imzalı faturalarla da sabit olduğunu.
Davalının borçlarını ödememesi üzerine taraflarınca yukarıda belirtilen icra dosyası ile icra takibi başlatılmış (TTK 1530 gereği işlemiş faiziyle birlikte) fakat davalı tarafından hiçbir haklı gerekçe gösterilmeksizin borca itiraz edildiğini beyan ederek; davanın kabulüne, -------- İcra Müdürlüğü ------- E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin aynen devamına, davalının haksız itirazı sebebiyle alacak miktarının 9420'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri vevekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı taraf davasını ispat edemediğinden huzurdaki davanın esastan reddi gerektiğini. Faturanın düzenlenip karşı tarafa gönderilmesi ve karşı tarafın bu faturanın içeriğine itiraz etmemiş olması alacak hakkı doğurmayıp karşı tarafı borç altına sokmak için yeterli olmadığını. Davacı, dava dilekçesinde davaya konu faturalara ilişkin ürünlerin eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğine dair ispata elverişli herhangi bir delil sunmamıştır.
Dava dilekçesi ekinde sunulan yazışmaların da ödeme emrinde borcun sebebi olarak gösterilmemesi sebebiyle huzurdaki dava bakımından delil niteliğini haiz olmadığı açık olduğunu. Davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak vade farkı faturası kesilerek dava konusu icra takibine dayanak yapıldığını. Takip konusu asıl alacak için işlemiş faiz talep edilmesi hukuka aykırı olduğunu.
Huzurdaki davada, dava konusu alacağa ilişkin kesin veya belirli vadenin bulunduğuna yönelik taraflar arasında herhangi bir sözleşme veya sözleşme niteliğinde bir belge bulunmamaktadır. Faturanın yalnızca tebliğ edilmiş olması borçlunun temerrüde düşürülmesi için yeterli olmadığını.
Huzurdaki davada icra inkâr tazminatına hükmedilmesi için gerekli şartlar oluşmadığını beyan ederek; haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde ikame edilen davanın işlemiş faiz talebi de dahil olmak üzere tüm talepler yönünden reddine, şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-------- Vergi Dairesi, --------- Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Müdürlükleri ve -------- yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü. SMMM Bilirkişi -------- tarafından hazırlanan 20/08/2025 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki açık hesap ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan --------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takibi vaki itirazın iptali davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.
(2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi açık hesap ve fatura alacağına dayalı itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı,
ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde her iki tarafın da ticari defterlerini ibraz ettiği, her iki tarafın ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, davalının dava konusu yapılan faturaya ilişkin hizmeti Vergi Dairesi'ne bildirdiği,
bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı (ve davalı) defterlerinde 311.291,07 TL alacağın varlığının görüldüğü, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı,
her ne kadar davalı tarafından takipte dayanılmayan belgelere dayanılarak itirazın iptali talep edilmesi uygun bulunmadığı savunulmuş ise de, takip konusu alacağın ve takip dayanağı belgelerin dava konusu olan alacak ve davaya dayanak olan belgeler (cari hesap ekstresi) olduğu, yine davacı tarafın hizmetin ifa edilmediği yönündeki savunmasının tarafların birbiri ile uyumlu ticari defterleri ve davalının faturalara süresi içerisinde itiraz etmemiş olması,
fatura içeriğinin ve teslime ilişkin karinenin davacı lehine/davalı aleyhine olması ve davalının aksini (fatura içeriğinin doğru olmadığı ve hizmetin ifa edilmediği) hususunu ispatlayamamış olması karşısında yerinde olmadığı, TTK 1530 maddesi uyarınca davalının fatura tarihlerinden 30 gün temerrüte düştüğü, bilirkişi tarafından da hesaplandığı üzere davacının takip tarihi itibariyle 88.095,42 TL faiz alacağının bulunduğu, ancak davacının talebinin daha düşük olması nedeniyle talep edilen miktar üzerinden faiz alacağının kabulünün gerektiği, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması,
alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/916, K. 2025/848, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama