KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/166
- Karar No
- 2025/142
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
Karar Metni
1.085 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/166 Esas
KARAR NO: 2025/142
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/02/2025
KARAR TARİHİ: 26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 25/02/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile karşı taraf arasında levha sac satışına ilişkin anlaşma yapıldığını ve bu anlaşmaya istinaden 15.02.2023 tarihinde proforma fatura düzenlendiğini, müvekkil taraflar arasındaki anlaşma ve proforma faturaya uygun olacak şekilde 17.02.2023 tarihinde sözleşme bedelini karşı tarafına ödediğini, ancak gelinen aşamada müvekkilin sözleşmeye konu malı teslim alamadığını,
karşı tarafının da iş yeri kapatmak suretiyle tüm ifalardan kaçınacağı ve firmanın mali bakımdan zor durumda olduğundan anlaşıldığından telafisi imkansız zararlar ile karşılaşmasını önlemek adına işbu başvuruda bulunma zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkil ile karşı taraf arasında --------- ve ---------- kalitede levha sac satışına ilişkin anlaşma yapıldığını ve bu anlaşmaya istinaden 15.02.2023 tarihinde dosyanız karşı tarafınca proforma fatura düzenlendiğini,
müvekkili ile taraflar arasındaki anlaşma ve proforma faturaya uygun olacak şekilde 17.02.2023 tarihinde sözleşme bedeli olan 70.142,50 USD'lik (YetmişBinYüzKırkİkiDolarElliCent) miktarı dosyanız karşı tarafına ödediğini, 70.142,50 USD'lik miktar işbu dosyanın ikame edildiği tarihte 2.560.741,34725 TL'ye tekabül etmekte olup dosyanız karşı tarafı ne sözleşmeye konu malın teslimini gerçekleştirmekte ne de bu miktarı iade ettiğini, müvekkilinin son çare olarak dosya karşı tarafı aleyhinde icra takibi başlatmışsa da bu takibe haksız ve kötü niyetle itiraz edildiğini,
dosyanız davalısı ile müvekkil arasında daha öncelerinde de birçok kez ticaret yapılmış olduğunu, davalı şirketin sahibinin vefat nedeniyle değiştikten sonra şirketin yeni hissedarları hem müvekkil tarafından ödenen bedeli inkar etmekte hem de dosyaya konu malın tesliminden kaçındığını, dosyşanın karşı tarafı taraflar arasındaki anlaşmaya konu malın tesliminden huzurdaki davanın açıldığı tarihe kadar kaçındığını ve bu hususta sürekli olarak müvekkilini oyaladığını, dosyanın karşı tarafı aleyhinde---------- İcra Müdürlüğünün ----------- sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını,
ancak dosyanın karşı tarafın bu takibe kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, müvekkil firma tarafından dosyanın karşı tarafı aleyhine dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılacak ve uzlaşma olmadığı takdirde ise itirazın iptali davası açılacağını ancak arabuluculuk ve dava açma süreci içerisinde karşı tarafın alacaklılardan mal kaçırma ihtimali yüksek olouğuru, bu hususta davalı tarafça işlemlere başladığını, müvekkilin duyumuna göre dosyanın karşı tarafı ev ve arabasını sattığını, ------------ işyerini ise kapatmak amacıyla boşalttığını,
dosyanın karşı tarafı müvekkil şirketin de aralarında olduğu birçok alacaklısının borçlarını ödememekte direndiğini, müvekkilin dilekçe ekinde sunulan evraklardan da anlaşılacağı üzere alacaklı sıfatını taşımadığını, buna ilaveten ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir istenen alacağın, mal teslimine ilişkin olup ödemenin yapılması nedeniyle muaccel hale gelmesine rağmen mal teslimi huzurdaki davanın ikame edildiği tarihe kadar yapılmadığını, alacağın rehinle de temin edilmediğini,
(güvence altına alınmamış) olması dolayısıyla borçlunun mal kaçırma ihtimali durumunda (ki bu ihtimal yakın zamanda gerçekleşmek üzeredir) müvekkil alacağını tahsil edemeyecek ve müvekkil aleyhine telafisi imkansız zararlar doğurabileceğinden ihtiyati tedbir kararı verilmediğini, yukarıda arz ve izah edilen süreçten de görüleceği üzere müvekkilin; borçlunun, yükümlülüklerinden kurtulmak maksadı ile; mallarını gizlemesi, mallarını kaçırmaya hazırlanması,
kaçmaya hazırlanması ve müvekkilin haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunmasından ciddi şekilde endişe duyduğunu, tüm bu nedenlerle huzurdaki dosyayı ikame etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, yukarıda açıklanan ve mahkememizce resen göz önünde bulundurulacak nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla;
davalının mal kaçırma ihtimali göz önüne alınarak öncelikle teminatsız olarak davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, mahkememizin aksi kanaatte olması halinde uygun görülecek bir teminat ile davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini,
davanın kabul edilerek davalı-borçlunun ---------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- E. sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazının 70.142,5 USD'nin ödeme günü tarihindeki kura göre belirlenecek miktar yönünden iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek adi kanuni faiziyle takibin devamına karar verilmesini, likit alacağa haksız ve kötü niyetli itiraz eden borçlu aleyhine dava konusu miktarın %20’sinden aşağı olmamak üzere lehlerine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) maddesinin birinci fıkrası "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü düzenlemiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun Dava Şartı Olarak Arabuluculuk Dava şartı olarak arabuluculuk ana ve alt başlıklı 18/A- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.) maddesinin ikinci fıkrası "(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmünü düzenlemiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Dava Şartları Dava şartları ana ve alt başlıklı 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası "(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." ve Dava şartlarının incelenmesi başlıklı 115 nci maddesinin ikinci fıkrası "(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." hükmünü düzenlemiştir.
Davacı tarafın levha sac satışına ilişkin davalı tarafa parasını verdiği ancak sacın teslim edilmediği gibi parasının da iade edilmediğinden bahisle icra takibi yaptığı ve itiraz üzerine eldeki itirazın iptali davasını açtığı görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesi kapsamında, itirazın iptali davasında davacı tarafça dava şartı arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığı anlaşıldığından davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/166, K. 2025/142, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama