KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/292
- Karar No
- 2025/478
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2025
Karar Metni
1.149 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/292 Esas
KARAR NO : 2025/478
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 03/04/2025
KARAR TARİHİ : 30/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi özetle. 08.09.2023 tarihinde davalı şirkete ait uzun dönem kiralama sözleşmesi ile kiralanan ----------- plakalı araç ile tek taraflı trafik kazası meydana geldiği.
Kaza esnasında ----------- plakalı motosiklet davalı ----------- sevk ve idare ettiği, Müvekkile ait motosiklet kaza sonucu ağır hasar almış olup yediemin otoparkına çekici ile götürüldüğü, Motosikletin hasar bedeli 58,257 TL olup hasar bedeline istinaden ---------- İcra Dairesi ----------- Esas Sayılı dosyası ile davalıya takip başlatıldığı,
Haklı alacağa ilişkin takip başlatılmışsa da davalı söz konusu icra dosyası üzerinden tarafına gönderilen ödeme emrine ilişkin olarak 18.07.2024 tarihinde, faize, faiz oranına ve borcun tüm fer'ilerine itiraz ettikleri, davacının kaza sonrası hasarlı aracının hasar bedelini araç sürücüsünden veya araç sahibinden yasal olarak talep etme imkanı bulamadığı, davacı şirket ile -------- arasında 29.04.2024 tarihinde "----------Ş.
Paket Taşıma / Dağıtım / Teslimat Hizmeti Franchise Sözleşmesine Ek B Tipi Motosiklet Kiralama Sözleşmesi" kapsamında taraflar arasında Franchise sözleşmesinden kaynaklanan ticari bir ilişki bulunmaktadır. Taraflar arasında akdedilen "---------Ş.
Paket Taşıma / Dağıtım / Teslimat Hizmeti Franchise Sözleşmesine Ek B Tipi Taşıt Kiralama Sözleşmesi" olduğu, bu nedenle Davamızın kabulü ile takibin devamına, Davalı borçlunun --------- İcra Dairesi'nin ---------- E. Sayılı dosyasına vaki haksız olan itirazının iptali ile % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı vekili işbu davayı açarken taraflar arasında tanzim edilmiş Paket taşıma/ Dağıtım/Teslimat Franchise Sözleşmesi başlıklı sözleşmeye dayanarak taraflar arasında franchice sözleşmesine dayalı bir ticari ilişki olduğunu sözleşmeye göre oluşan trafik kazasından dolayı kusuru olsun olmasın davalının sorumlu olduğunu iddia ederek işbu davayı açtığı, ancak taraflar arasında esasen işçi-işveren ilişkisi mevcut olduğu, davalı iş başvurusunda bulunduğunda davacı şirket tarafından kendisine elektronik ortamda tek taraflı olarak dayatılan sözleşmeyi o anda işe ihtiyacı olduğu için onay vermek zorunda kaldığı,
burada özellikle belirtmek isteriz ki davalının bahse konu sözleşmeyi fiziken imzalamadığı; ayrıca sözleşme içeriğini okuma ve sorgulama imkanından mahrum bırakıldığı, yukarıda da arz ettiğimiz üzere davalı kendisini davacı şirketin çalışanı olarak bildirdiği, taraflar arasındaki ilişki tamamen hizmet akdinin unsurlarını taşıdığı, davalı ücret karşılığında davacı şirketin işini gördüğü davalı ile davacı şirket arasında bağımlılık ilişkisi mevcut olduğu,
davacı şirket kanaatimizce işçi-işveren ilişkisinden kaynaklı sorumluluklarından kurtulmak amacıyla davalıya ve diğer çalışanlarına bu tarz sözleşmeler imzalattığı, dolayısıyla işbu davada mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkeme iş mahkemeleri olduğu, yukarıda arz ve izah ettiğimiz sebeplere binaen.
Öncelikle görev itirazımızın kabulü ile mahkemenizin görevsizliğine; görevli mahkemenin------------ iş mahkemeleri olduğunun tespitine; görev itirazımız saklı kalmak kaydıyla; haksız ve mesnetsiz davanın reddine; talebinde haksız ve kötü niyetli olan davacının asıl alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine; mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline; karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava davacı şirkete ait aracın tek taraflı kaza neticesinde hasarlanmasından kaynaklı hasar bedelinin tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir Davalı hakkında tacir araştırması yapılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5. maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.
Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır.
6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Mahkemenin görevli olması, HMK 114/1-c maddeye göre dava şartıdır. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir (HMK 1. md.).
“Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.Somut olayda davalı hakkında yapılan araştırmada tacir olmadığı, davanın davacı şirketçe kendilerine ait aracın tek taraflı kazada hasar bedelinin aracı kullanandan tahsil talebine ilişkin olduğu davanın mutlak yada nisbi ticari dava olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsiz olduğuna Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/292, K. 2025/478, 30 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama