KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/416
- Karar No
- 2025/676
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
Karar Metni
729 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/416 Esas
KARAR NO : 2025/676
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/05/2025
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla--------İcra Müdürlüğü --------- esas sayılı dosyası üzerinden davalı şirket hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borcu olmadığını iddia ederek borca ve yetkiye itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, yetki itirazı neticesinde dosyanın yetkili icra dairesine taşındığını ve takibe --------.İcra Müdürlüğü ---------- esas sayılı dosyası üzerinden devam edildiğini, davalının takibe tekrar borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu,
arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davaya ve icra takibine konu alacağın likit olduğunu, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, davalının 2021-2024 dönemlerine ait BA-BS formlarının istenmesi gerektiğini, dosyada bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini iddia ederek;
fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının 49.701,44 TL üzerinden iptalini ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamını, %2/'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davacının delillerini ispata elverişli bir şekilde sunmadığını, davacı tarafından--------İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasında gönderilen ödeme emrinin herhangi bir dayanağının bulunmadığını, gönderilen ödeme emri ve takip talebinde yalnızca "cari hesap" şeklinde açıklamada bulunduğu, herhangi bir şekilde dayanak belirtilmediğini, evrak sunulmadığını, taraflar arasında imzalanan bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, davacı hakkında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini iddia ederek;
fazlaya dair tüm yasal dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davacının haksız ve mesnetsiz davasının tüm talepleriyle birlikte tümden reddini, %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER
--------- Vergi Dairesi Müdürlüğü, -------- Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 313. maddesi uyarınca "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir."
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 314. maddesi uyarınca "(1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (...)"
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 315. maddesi uyarınca "(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (...)"
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davacı vekilinin davalı taraftan alacaklarının alınmış olduğundan bahisle taraflar arasındaki sulh sözleşmesi yapıldığını mahkememize bildirdiği, sulh sözleşmesinin tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlığa ilişkin olduğu, sulhun davanın devam ettiği süreç içerisinde yapıldığı,
bu sebeple eldeki davada sulhun davayı sona erdirdiği ve kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı, sulhun alacakların tahsil edildiğinden bahisle yapıldığının bildirilmesi ve tarafların bu şekilde talep etmesi nedeniyle atıf yapılan yasa hükmü uyarınca eldeki davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, sulhun ilk celseden sonra yapılması nedeniyle karar ve ilam harcının üçte ikisinin alınması gerektiği, sulh sözleşmesi gereği tarafların birbirinden yargılama gideri talebi bulunmadığı, yine sulh sözleşmesinde zorunlu arabuluculuk ücretine davalının katlanacağının kararlaştırıldığı,
davalı vekilinin de 09/09/2025 tarihli celsedeki beyanının bu yönde olduğu, bu sebeple zorunlu arabuluculuk ücretinin davalı aleyhine hükmedilmesi gerekiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle taraflar arasındaki sulh sözleşmesine uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/416, K. 2025/676, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama