İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/207 K.2026/417

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2026/207Karar2026/417Tarih29 Nisan 2026Okuma10 dk · 1.960 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/207
Karar No
2026/417
Karar tarihi
29 Nisan 2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.960 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/207

KARAR NO : 2026/417

DAVA

Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ : 02/03/2026

KARAR TARİHİ : 29/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili 02/03/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; ---- Şirketi ----- ticaret sicil ve dosya no ile -----. Noterliği'nin 08.05.2024 tarih ----- sayı ile tasdikli, 08.05.2024 tarihli Genel Kurul Kararı ile terkin edilmiştir.

Taraflarınca açılan --- Tüketici Mahkemesi ---- Esas sayılı dosyasında görülen 29.01.2026 tarihli duruşma zaptının 1 no'lu ara kararı ve ---- Asliye Hukuk Mahkemesi ------- Esas sayılı dosyanın 19.02.2026 tarihli duruşmanın 2 no'lu ara kararı gereği söz konusu terkin hususuna ilişkin ihya davası açmak üzere taraflarına süre verilmiş olup işbu nedenlerle huzurdaki ihya davası ikame edilmektedir.

İhyasını talep etmiş oldukları şirket; kendilerini gayrimenkul satış ve danışmanlık bürosu olarak tanıtarak; tüketiciyi aldatıcı, yanıltıcı, tüketicilerin bilgi ve tecrübe eksiklerini istismar edici yöntemlerle devre mülk adı altında hisseli gayrimenkul satışı gerçekleştirmekle birlikte tüketicilere yönelik psikolojik baskı, yıldırma ve çeşitli saldırgan satış yöntemleriyle faaliyetlerde bulunmakta olup Müvekkili ile davaya konu şirket arasında devremülk adı altında pazarlanmış hisseli gayrimenkul satış sözleşmeleri imzalanmıştır.

Müvekkilinin sözleşmeyle hedeflediği ve şirketin sözleşmeyle vaad ettiği amaç ile mevcut tapu durumuna göre ortaya çıkan sonucun birbiri ile uyumsuz olduğu da göz önüne alındığında Müvekkili, bu ve bu gibi bir çok sebepten dolayı hem sözleşmeyi yapmış olduğu firmaya karşı ciddi bir güvensizlik yaşamış hem de ilerisi için güvence verilmemiş olan bu hukuken geçersiz sözleşme için sürekli para ödetilmeye ve borçlandırılmaya tabi tutulmuştur. -----Şirketi sözleşme öncesinde,

sözleşmede ve sözleşme sonrasında yerine getirmesi gereken zorunlulukların bir çoğunu yerine getirmediğinden şirket ile müvekkili arasında yapılmış hisseli gayrimenkul satış sözleşmesi adı altında yapılan devre tatil sözleşmelerinin geçersizliği, sözleşmenin iptali, tapunun iptali ve önceki malike tescilini ve ödenen bedellerin iadesi talepli açtıkları davada Tüketici Mahkemesinde taraf teşkili sağlayamadıklarından huzurdaki ihya davası ikame edilmektedir.

6335 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen geçici madde 7 hükmü gereğince (Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir) denilmekle hukuki menfaati bulunan müvekkili ve ------ Şirketi ile sözleşmesi olup tüketici mahkemesinde dava açacak başkaca müvekkilleri ve hali hazırda derdest dosyalar da olduğundan taraf teşkili sağlanabilmesi için şirketin ihyası zaruri olup arz ve izah olunan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi

talep edilmektedir. ----- Şirketi ile başkaca müvekkillerinin derdest olan dosyalar şu şekildedir;---- Tüketici Mahkemesi --, ------Şirketi’nin ihyasına ve Ticaret Siciline yeniden tescil ve ilanına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ------- Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili 23.03.2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle. Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapmıştır.

Ticaret Sicili Müdürlüğü, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirir ve sonuca bağlar; yargı merci gibi hareket edemez. “..Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür.

Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir. Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” (TTK.m.32). Yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verir.

Aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddeder. Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”ndadır. Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirir. Tasfiye memurları alacaklıların haklarını korumakla görevlidir.

(6762 Sayılı TTK m.224 ve 6102 sayılı TTK m.285) Henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerekmektedir.

(6762 Sayılı TTK m.445 ve 6102 sayılı TTK.m.541) Bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebilir. Tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, Müvekkili Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesi mümkün değildir.

Mahkeme’nin davanın esası ile ilgili vereceği karara müvekkili Sicili Müdürlüğü uyacaktır. TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olup, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı olacaktır.

Nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğu düzenlenmiştir (TTK m. 553). Olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmamaktadır.

Mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunludur. TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerekir.

Zira Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte sona ermektedir. "...dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi 'Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.' hükmünü haiz olup, mahkemece,

şirket ihyasına karar verilmesinin yanısıra 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması ile tescil ve ilanı gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir." Yargıtay------- sayılı ilâmı. Bir başka husus olarak da, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun/memurlarının TTK m. 536'da düzenlenen şartları haiz olması gerekmektedir.

Buna göre; mahkemenizce atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunması şarttır (TTK m. 536/4). Müvekkili davanın açılmasına sebep olmamıştır, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamaz. Müvekkili Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır.

Bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkili, “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamaz.

Davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal Hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemez. "...ihya (ek tasfiye) davasında husumet, ilgili ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmiş ise de, yargılama giderlerinin yasal hasım niteliğindeki ticaret sicil müdürlüğüne yükletilmesi doğru değildir." Yargıtay---- sayılı ilâmı. "...her ne kadar husumet Ticaret Sicili Müdürlüğüne yöneltilmeli ise de, ortaya çıkacak yargılama giderleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne yüklenemez.

Çünkü Ticaret Sicili Müdürlüğü sadece yasal hasım konumundadır ve davanın açılmasına da sebep olmamıştır." -----Aynı yönde bkz. "Davalı ticaret sicil memurluğunun yasal hasım olduğu, tasfiye işlemlerinde her hangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, davanın açılmasına ticaret sicil müdürlüğünün sebep olmadığı anlaşılmakla, mahkemece verilen karar yerinde olup davacı vekilinin her iki davalıya karşı davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen, davalı ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hüküm edilmediğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

(Yargıtay ---. Hukuk Dairesinin----Bölge Adliye Mahkemesi ---Hukuk Dairesinin, ------. 22.04.2021 ilâmı, olduğundan bahisle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava konusu şirket ortaklar kurulu kararı sonucu tasfiyeye girmiş olduğundan işbu davada davalı ----- Ticaret Sicili Müdürlüğü ve tasfiye memuru arasında zorunlu dava arkadaşlığı söz konusu olduğundan tasfiye memurunun dahili davalı yoluyla davaya dahil edilmesi gerektiğinden son tasfiye memuru -----) davalı olarak UYAP'a eklenmesine, duruşma gününü bildirir dava dilekçesi tebliğ olunmuş ve taraf teşkili sağlanmıştır.

Dava konusu --- Tüketici Mahkemesi ---- Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacısının ----, davalısının Tasfiye Halinde ------Şirketi, davanın konusunun Tüketici Tarafından Açılan Devre Tatil Sözleşmesinden Kaynaklanan ve dava tarihinin 18/12/2024 olduğu, 29/01/2026 tarihli celse bir numaralı ara karar ile "Tüzel kişiliği sona eren davalı ------ ihyası için dava açmak üzere davacı vekiline 1 aylık KESİN süre verilmesine, aksi halde HMK'nın 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtarına, ihtarın iş bu duruşma zaptı ile yapılmış sayılmasına, ihya davası açıldığı takdirde ilgili mahkemenin ve dosya numarasının mahkemeye bildirilmesi hususunda davacı vekilinin yazılı beyanda bulunması gerektiğine," kararı verildiği görülmüştür.

Dava konusu----- mahkememizce yapılan resen araştırması sonucunda Ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşıldığından davacı vekiline işbu şirkete karşı ihya davası açması için 2 haftalık kesin süre ve yetki verilmesine, verilen kesin süre içerisinde dava açılmadığı ve mahkememize bildirilmediği takdirde davanın taraf teşkili yokluğundan reddedileceğinin davacı vekiline İHTARINA, (yüzüne karşı ihtar edildi.)" kararı verildiği görülmüştür.

Ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; dava konusu ----Şirketi'nin tasfiyesinin sona erdiği 10.05.2024 tarihinde tescil edildiğinden ticaret sicili kaydının terkin edildiği ve tasfiye memurunun ----- olduğu görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.

TTK'nın 547. maddesi gereğince "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.

(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde "şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.

Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.

Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.

Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. TTK 547.

Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir. TTK 547 maddesi uyarınca açılan ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı ve hakdüşürücü süre düzenlenmemiştir.

(Yargıtay---- Somut olayda ihyası talep edilen ----- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde kayıtlı Tasfiye Halinde ----- Şirketi'nin tasfiyeye girdiği, tasfiye memurunun 10/05/2024 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacılar tarafından ihyası istenen şirket aleyhine --- Tüketici Mahkemesi ---- Esas --- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) ---- Esas sayılı dosyaların derdest olduğu görülmüştür.

Bu hale göre davacıların anılan dava dosyaları nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve son tasfiye memurunun ek tasfiye için atanmasına karar verilmiştir.

HMK'nın 326 (1) maddesi uyarınca; Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Dava konusu şirketin tasfiyesinden sonra aleyhinde dava açıldığından tasfiye memurunun yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumluluğu bulunmamaktadır. Yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğü de, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumluluğu bulunmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KABULÜ ile,

1---- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ---- sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye olan -----Şirketi'nin --- Mahkemesi ---- Esas ve ----. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) ----- Esas sayılı dava dosyalarına münhasıran, yargılama ile icra ve infaz işlemleri tamamlanana kadar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi uyarınca ŞİRKETİN EK TASFİYE İÇİN YENİDEN TESCİLİNE,

2-Son tasfiye memuru ---- tasfiye memuru olarak atanmasına,

3-Kararın ------ Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde tescil ve ilanına, ilan işlemlerinin davacılar tarafından yapılmasına,

4-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732,00 TL başvurma harcı ve 732,00 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.464,00 TL harç sonradan alındığından bakiye harç alınmasına yer olmadığına,

5-Davacılar tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,

6-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/207, K. 2026/417, 29 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2026/207
  4. Karar No : 2026/417
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 02/03/2026
  7. Karar Tarihi : 29/04/2026
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Hukuki Değerlendirme Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/207
Karar No
2026/417
Tarih
29 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/207 K.2026/366
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/208 K.2026/320
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/208 K.2026/367
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/209 K.2026/455
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/209 K.2026/617
  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/209 K.2026/388

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.