İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/209 K.2026/388

Davacı tarafından mahkememizde açılan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2026/209Karar2026/388Tarih6 Mayıs 2026Okuma8 dk · 1.530 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
6 Mayıs 2026
Esas no
2026/209 Esas
Karar no
2026/388 Karar
Dava
Şirketin İhyası
Dava tarihi
12/03/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.530 kelime·8 dk okuma·2 bölüm

G. K. YAZILDIĞI TARİH : 07/05/2026

Davacı tarafından mahkememizde açılan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde. Müvekkili Şirket ..... Kilit ve Kalıp Sanayi Anonim Şirketi tarafından, Türk Patent ve Marka Kurumu (Türk Patent) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun ..... sayılı kararının iptali ve davaya konu ...... başvuru numaralı “.....holding” ibareli marka başvurusunun tümden reddi ile tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü talepli davanın yasal süresi içerisinde Ankara ..... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde .....

E. sayısı ile Türk Patent sicilinde dava konusu markanın sahibi ve dava konusu YİDK kararının tarafı olarak yer alan ..... vergi kimlik numaralı .... HOLDİNG ANONİM ŞİRKETİ ile yasal olarak davalı konumunda bulunması zorunlu olan Türk Patent ve Marka Kurumu’na karşı ikame edildiğini, ara karar ile taraflarına .... vergi kimlik numaralı .....

HOLDİNG ANONİM ŞİRKETİ’ne ilişkin ihya davası açılması için süre verildiğini, ve Derdest Dava’da usulüne uygun şekilde tebligat yapılması, şirketin temsili, savunma ve yargılamanın ilerletilmesi mümkün olamadığından derdest davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için işbu davayı açma zarureti doğduğunu, zira, derdest davada taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamanın devam edebilmesi için mahkemece taraflarına şirketin ihyası davası açmak üzere yetki ve süre verildiğini, yalnızca Ankara .....

Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ..... E. sayısı ile görülen dosyası kapsamında taraf teşkilinin sağlanması için ihyası talep edilen ..... Holding Anonim Şirketi’nin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki adresi “.... Mah. .... Cad.

Kale Center 89/Kat 4 Güngören / İSTANBUL” olup İhyası Talep Edilen Şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini, ihyası Talep Edilen Şirketin ticaret sicilinden resen terkin edilmiş olması sebebiyle ilgili Yargıtay İçtihatları doğrultusunda işbu davalarında husumetin yalnızca ilgili ticaret sicili müdürlüğü olan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne yapıldığını, neticede İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün .... ticaret sicil numarası ile kayıtlı ..... vergi kimlik numaralı ....

Holding Anonim Şirketi’nin yalnızca Ankara ..... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ..... E. sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması için ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı .... vekili cevap dilekçesinde. Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün, 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını;

yargı merci gibi hareket edemediğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceğini, bir şirket hakkında ek tasfiyeye (ihya) karar verilebilmesi için TTK m. 533 vd. hükümler gereğince bir tasfiyenin söz konusu olması ve TTK m. 545 gereğince şirketin ticaret unvanının sicilden silinmesi ya da TTK Geçici 7. madde kapsamında dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edilmiş olmasının şart olduğunu, oysa davacının ek tasfiyesini (ihya) talep ettiği şirketin, devrolma suretiyle sona erdiğini, diğer bir ifadeyle,

tasfiyesiz bir şekilde infisah ederek; miras hukukunda olduğu gibi külli halefiyet ilkesine göre devamı olan şirkete/işletmeye bir bütün hâlinde, kendiliğinden geçtiğini, nitekim dava konusu şirketin dosyasında yapılan inceleme neticesinde; .... ticaret sicil numaralı .....

Teknik Makina Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi'yle birleştiğinin anlaşıldığını, birleşme/devrolma/devralma işlemi bir tasfiyesiz sona erme hâli olduğundan, devrolunan şirket (dava konusu şirket) sona ermesine rağmen malvarlıkları tasfiye edilmediğinden; devrolunan şirketin malvarlığı külli halefiyet ilkesine göre, miras hukukunda olduğu gibi tasfiye edilmeksizin birleşilen/devrolunan/devralan şirkete bir bütün olarak,

kendiliğinden geçtiğinden davanın kabulüne karar verilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, huzurdaki davada müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün herhangi bir kusuru ya da sorumluluğunun söz olmadığını, nitekim yukarıda açıklanan tüm hususlar çerçevesinde, davacının işbu davanın açılmasına karşı verilen ara karara itiraz etmesi mümkünken, bu imkân ve hakkını kullanmadan dava açması karşısında müvekkili müdürlüğün herhangi bir kusurundan bahsedilemeyeceğinin açık olduğunu, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;

Dava; şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür.

6100 sayılı HMK' nın 320. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: Tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memurunun atanmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.

Dava konusu, 6102 sayılı TTK' nın 4/1-a ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görev alanına girmektedir.

İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; ihyası istenilen .... sicil numarasında kayıtlı .... HOLDİNG ANONİM ŞİRKETİ'nin adresinin, .... Mah. .... Cad. Kale Center 89/Kat 4 Güngören/İSTANBUL olduğu görülmüştür.

İhyası istenen şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 547/1. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.12.2018 Tarih ve 2017/11-2924 E. - 2018/1935 K. sayılı ilamı) incelenip sonuçlandırılmıştır.

6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür.

Somut uyuşmazlıkta: Davacının, Ankara ..... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dava dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacının ilgili davada da davacı sıfatında, ihyası istenen şirketin davalı sıfatında olduğu ve talebin marka kararının iptali istemine ilişkin olduğu, davacıya ihya davası açmak üzere süre verildiği ve ilgili davanın derdest olduğu görülmüştür.

Öncelikle mahkememizce dava şartları açısından dosyanın incelenmesi gerekmiştir.

a) Hukuki yarar yönünden değerlendirme:

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 18.02.2022 Tarih ve ..... E. - ..... K. Sayılı ilamında da belirttiği üzere; davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir. Bundan başka, davacının dava açmakta hukukî bir yararının bulunması gerekir; yani, dava hakkı hukukî yarar ile sınırlıdır. Buna hukukî korunma (himaye) ihtiyacı da denir. Yani davacının mahkemeden hukukî korunma istemesinde, korunmaya değer bir yararı olmalıdır, aksi hâlde devletin mahkemelerini (davası ile) gereksiz yere uğraştıramaz.

Hukukî yarar dava açıldığı anda var olmalıdır; ilerideki (müstakbel) bir yarar yeterli değildir. Bu nedenle, muaccel olmayan (müeccel) alacak için dava açılamaz; açılırsa, dava hukukî yarar yokluğundan (usulden) reddedilir. Fakat bu, alacağın muaccel hâle gelmesinden sonra yeniden dava edilmesine engel değildir. Aynı şekilde, açıldığı sırada belli olmayan, şüpheli veya ileride doğacağı beklenen bir yarar da hukukî yarar sayılmaz (Kuru/Arslan,/Yılmaz, s. 244; Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukuku, Cilt I, Ankara 2016, s. 456).

Davanın açıldığı sırada var olmayan “hukukî yararın” dava sırasında tamamlanması, mahkemenin “hukukî yarar” eksikliğinin tamamlanmasını beklemesi söz konusu olamaz. Çünkü, hukukî yarar dava şartı eksikliği ilgili tarafa belli bir süre verilerek taraf eylemi ile tamamlanabilecek bir dava şartı değildir. (Pekcanıtez, Hakan Atalay, Oğuz/ Özekes, Muhammet: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2015, s. 250-251; Pekcanıtez, Hakan: Medeni Usul Hukuku, Ciltli, İstanbul 2017, s. 948).

Hukukî yararın bulunması dava şartı, sadece dava açılırken değil, nihai karar verilinceye kadar mevcudiyetim devam ettirmelidir. (Arslan, Ramazan Yılmaz, Ejder/Ayvaz Taşpınar, Sema/ Hanağası, Emel: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2020, s. 316; Budak, Ali Cem/ Karaaslan, Varol: Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2021, s. 176; Postacıoğlu, İlhan: Medeni Usul Hukuku, İstanbul 1975, s. 204; Karslı, Abdurrahim: Medeni Muhakeme Hukuku, İstanbul 2012, s. 466; Alangoya, Yavuz: Medeni Usul Hukuku Esasları, İstanbul 2000, s. 170-178).

Ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; ihyası istenilen şirketin tasfiyesiz infisah, devrolunma nedeniyle sicil kaydının kapalı olduğu, tüm aktif ve pasifiyle 4 ayrı şirkete bölünüp devrolduğu, bölünme sonucunda devir alan şirketlerin sicil kayıtlarının aktif ve tüzel kişiliğe haiz olduğu görülmüştür.

Bu tip bölünmelerde ticaret şirket, bütün aktif ve pasiflerini bölündüğü şirketlere geçirir ve bölünme sonucunda oluşan şirket şirketler, bölünen şirkete ait hak ve borçlara halef olurlar. Bölünen şirketin hukuki varlığı sona erer ve ticaret sicilinden silinir.

Açıklanan nedenlerle ihyası talep olunan şirketin olağan veya TTK nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilmediği, halefi olan şirketlerin halen tüzel kişiliğe haiz olduğu, derdest davanın bölünme sonucu oluşan şirketlere karşı devam imkanı olduğu halde ihya talebinde hukuki yarar olmadığı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 09.05.2024 Tarih ve 2024/760 E. - 2024/719 K. sayılı ilamı) gözetilerek, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmıştır.

İş bu davanın açılmasında davacının kusurlu olduğu anlaşıldığından, haksız çıkan davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine mahkememizce hükmedilmiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 16.10.2025 Tarih ve 2025/1301 E. - 2025/1679 K. sayılı ilamı)

Yukarıda açıklanan nedenlerle açılan davanın aşağıdaki şekilde usulden reddine karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-h ve 115/2 hükümleri gereğince hukuki yarar dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,

2-Davacı tarafça yatırılan 732,00-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,

-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)

4-Davalı tarafından yapılan (Harç masrafları) toplam 104,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 22.500,00-TL vekalet ücretinin (ön inceleme aşamasında 1/2 oranında) davacıdan alınarak davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne VERİLMESİNE,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2026

Başkan ..... · ¸e-imzalı · Üye ..... · ¸e-imzalı · Üye ...... · ¸e-imzalı · Katip ..... · ¸e-imzalı

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/209, K. 2026/388, 6 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. G. K. Yazıldığı Tarih : 07/05/2026
  4. Gereği Düşünüldü
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/209
Karar No
2026/388
Tarih
6 Mayıs 2026

İlgili Kararlar

  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/211 K.2026/721
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2026/211 K.2026/664
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/211 K.2026/510
  • İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/211 K.2026/330
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/212 K.2026/722
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/213 K.2026/547

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.