İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/679 K.2020/883

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2016/679Karar2020/883Tarih15 Aralık 2020Okuma13 dk · 2.516 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/679
Karar No
2020/883
Karar tarihi
15 Aralık 2020
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.516 kelime·13 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2016/679 Esas

KARAR NO : 2020/883

ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA

DAVA

Menfi Tespit (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))

DAVA TARİHİ : 03/06/2016

KARAR TARİHİ : 15/12/2020

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

ASIL DAVADA TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının alacaklı olduğundan bahisle müvekili davacıya------ dosyası ile icra takibi başlatmış olduğu iş, bu takipte tebligatın müvekkiline ulaşmayarak tebligat yasasına aykırı biçimde usulsüz tebligata istinaden takibin kesinleştiğini, müvekkilin davacı şirketin iş bu takipten ---- yaptığı üçüncü kişilere 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesi üzerine haberdar olduğunu, usulsüz yapılan tebligatla ile ilgili yapmış oldukları şikayetin -------- sayılı kararı ile dosya üzerinden reddedildiğini, red kararının ---- tarihinde temyiz edildiğini,

işbu davayı açma nedenlerinin usulsüz tebligata şikayetin reddedilmiş olması olduğunu, zira müvekkilinin yapılan takipten haberdar olması burumunda dosya borcuna itiraz edecek olduğunu, çünkü müvekkilinin alacaklının iddia ettiği gibi bir borcu olmadığını, müvekkilinin alacaklı şirketin ortağı-----ayrılma kararı almış olduğunu,---- tarihi itibarıyla da tüm borçların ödenmiş olduğunu, alacaklı şirketin müvekkilini gayrikabili rücu olarak ibra etmiş olduğunu, makbuz ve ibranamenin ekte bulunduğunu, hatta daha sonra--- tarihi itibariyle müvekkili ------ olduğunu,

şikayetin reddi ile zaten haksız yere bu takibe uğrayan borçlu müvekkili şirketin daha da mağdur edilmiş ve edilmeye de devam edilmekte olduğunu, takibe konu fatura bedellerinin alacaklıya ödenmiş olduğunu, alacaklının hem bu şirket hem de ayrıca yaptığı------ takibindeki alacak içinde müvekkilini ibra ettiğini, eski ortak olan alacaklının piyasada müvekkilinin itibarını zedelemek için senelerdir bu tarz kötü niyetli takip vs. yapmakta olduğunu, bu konuda taraflarınca daha önce de ----- şikatet edildiğini,

bu takipten dolayı müvekkilinin borcu olmadığı halde piyasada ticari itibarının üçüncü kişilere ve bankalara gönderilen haciz ihbarnameleri ile ağır biçimde zedelendiğini belirterek, davacı müvekkilinin alacaklıya ------- dosyasından borçlu olmadığının tespitine, öncelikle ivedi olarak icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, haksız ve kötü niyetli alacaklı aleyhine % 40'tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davacı şirket aleyhine---- tarihinde icra takibi başlatılmış olduğunu, o dönemki yasal tebligat adresi olan ------------ tarihinde işyerinin bahisle iade olmuş olduğunu ve akabinde yasal tebligat adresine taraflarınca TK.md 35'e göre ödeme emri gönderilmesine müteakip iş bu ödeme emrinin ----- tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, normal şartlarda yapılan bu tebligat neticesinde icra takibinin kesinleştiğini, keza davacı tarafından o adresten taşındıkları hususunun da dava dilekçesinde ikrar edildiğini,

tamamen iyi niyete dayalı olarak ve herhangi bir hak kaybına sebebiyet vermemek adına ------ yeniden yapılan sorgulamada şirket adresinin------adresine taşındığının ve ---- tarihinde tescil edildiğinin tespit edildiğini, ---- bu adrese yeniden ödeme emri gönderildiğini, ---- tarihinde tebligatın iade olduğunu, akabinde yeniden yasal tebligat adresine TK md.35'e göre tebligat yapıldığını ve ----- tarihinde tebliğ edildiğini, takibin süresinde kesinleştiğini,

normal şartlar altında kesinleşmiş olan icra dosyasından hak kaybına mahal vermemek adına yeniden tebligat yapmanın kötü niyet yerine bilakis dürüstlük ve iyi niyet kurallarına uyduğunun tartışmasız olduğunu, borçlunun tüzel kişi olduğunu, tebligat çıkarılan yerin borçlunun ticaret sicilinde gösterilen adresi olduğunu, bu adrese tebliğ işlemi yapılmasında yasaya uymayan bir yön bulunmadığını, keza davacının tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin yapmış olduğu itirazın da ---------- dosyası ile hükme bağlandığını, huzurdaki davada ispat külfetinin davalı alacaklıya ait olduğunu,

ilamsız olarak yapılan icra takibinde takibin kesinleşmesinden sonra açılan menfi tespit davasında ispat yükünün davacıda olduğunu, menfi tespit davasım açan davacının ---, davalının ------- varlığını iddia ettiği hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirmek suretiyle başka bir nedenle bu hukuki ilişkinin geçersiz olduğunu ileri sürmekte olduğunu, MK md. 6. gereğince bu iddiayı ispat yükünün davacıya düşeceğini, davacının borcun sona erdiğini iddia ettiğini,

menfi tespit davasında ispat yükünün ilamsız olarak yapılan icra takibinde takibin kesinleşmesinderi sonra menfi tespit davası açması halinde davacıda olduğunu, icra takibinden sonra açılan menifı tespit davasının ilamsız icra takibini kendiliğinden durdurmayacağı gibi, menfî tespit davasına bakan mahkemenin ihtiyati tedbir yolu ile dahi icra takibinin durdurulmasına karar veremeyeceğini, davacının mahkeme dosyasına koymuş olduğu makbuz ve ibranamenin sahte olduğunu, söz konusu belge üzerinde doğru olan tek hususun müvekkilinin imzası olduğunu,

onun dışında olan yazı ve kaşelerin davacı şirket yetkilisi tarafından sonradan doldurulmuş olduğunu, yapılacak yazı incelemesi neticesinde bu hususun açıkça ortaya çıkacağını, taraflar arasında çekişmesiz olan tek şeyin bir dönem ortaklık yapmış oldukları olduğu,

müvekkili şirket yetkilisi -------- görüşmeleri yapmak için şirket dışında olduğu dönemlerde şirketin para transferi işlemlerinin sekteye uğramaması için, şirket çalışanı ve davacı şirket sahibi ------ bankadan para çekebilmesi adına--- kağıdına imza atarak teslim etmiş olduğunu, bu şahsın da bankadan müvekkili ------ imzasının olduğu evrakın üzerini doldurarak para çekme işlemini gerçekleştirmekte olduğunu, bu nedenle imzanın doğru olduğunu, ticari defterler incelendiğinde davacının müvekkili şirkete borcunun olduğunun açıkça ortaya çıkacağını,

davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinin 5. maddesinde tüm borçların ödendiği hususunun beyan edildiğini, taraflar arasında ticari ilişki olmasından dolayı davacının fatura bedellerini ödediğini ispat etmesi gerektiğini ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.

BİRLEŞEN DAVADA TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının alacaklı olduğundan bahisle müvekili davacıya ------ dosyası ile icra takibi başlatmış olduğunu bu takipte tebligatın müvekkiline ulaşmayarak tebligat yasasına aykırı biçimde usulsüz tebligata istinaden takibin kesinleştiğini, müvekkili davacı şirketin iş bu takipten ---- yaptığı üçüncü kişilere 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesi üzerine haberdar olduğunu, usulsüz tebligata ilişkin yapmış oldukları şikayetin ----- kararı ile dosya üzerinden reddedildiğini, red kararının taraflarınca temyiz edildiğini,

işbu davayı açma nedenlerinin usulsüz tebligata ilişkin yaptıkları şikayetin reddedilmiş olması olduğunu, zira müvekkilinin yapılan takipten haberdar olması durumunda dosya borcuna itiraz edecek olduğunu, çünkü müvekkilinin alacaklının iddia ettiği gibi ;bir borcu olmadığını, zira taraflar arasında herhangi bir borcun bulunmadığım, müvekkilinin alataklı şirketin ortağı iken ------ ortaklıktan ayrılma karan almış olduğunu, -----tarihli itibarıyla da tüm borçların ödenmiş olduğunu, alacaklı şirketin müvekkilini gayrikabili rücu olarak ibra etmiş olduğunu, makbuz ve ibranamenin ekte bulunduğunu,

şikayetin reddi ile zaten hâksız yere bu takibe uğrayan borçlu müvekkili şirketin daha da mağdur edilmiş ve edilmeye de devam edilmekte olduğunu, takibe konu fatura bedellerinin alacaklıya ödenmiş olduğunu, alacaklının hem bu şirket hem de ayrıca yaptığı------- takibindeki alacak içinde müvekkilini ibra ettiğini, eski ortak olan alacaklının piyasada müvekkilinin itibarını zedelemek için senelerdir bu tarz kötü niyetli takip vs. yapmakta olduğunu, bu konuda taraflarınca daha önce de ---------- şikayet edildiğini,

bu takipten dolayı müvekkilinin borcu olmadığı halde piyasada ticari itibarının üçüncü kişilere ve bankalar gönderilen haciz ihbarnameleri ile ağır biçimde zedelendiğini beliterek, davacı müvekkilinin alacaklıya ----- dosyasından borçlu olmadığının tespitine, öncelikle ivedi olarak icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, haksız ve kötü niyetli alacaklı aleyhine % 40'dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davacı şirket aleyhine ---- tarihinde icra takibi başlatılmış olduğunu, o dönemki yasal tebligat adresi olan ----- adresine gönderilen ödeme emrinin ------ tarihinde işyerinin bahisle iade olmuş olduğunu ve akabinde yasal tebligat adresine taraflarınca TK.md 35'e göre ödeme emri gönderilmesine müteakip iş bu ödeme emrinin ------ tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, normal şartlarda yapılan bu tebligat neticesinde icra takibinin kesinleştiğini, keza davacı tarafından o adresten taşındıkları hususunun da dava dilekçesinde ikrar edildiğini,

tamamen iyi niyete dayalı olarak ve herhangi bir hak kaybına sebebiyet vermemek adına ------- yeniden yapılan sorgulamada şirket adresinin ----- adresine taşındığının ve ---- tarihinde tescil edildiğinin tespit edildiğini, ----adrese yeniden ödeme emri gönderildiğini, ---- tarihinde tebligatın iade olduğunu, akabinde yeniden yasal tebligat adresine TK md.35'e göre tebligat yapıldığını ve ------ tarihinde tebliğ edildiğini, takibin süresinde kesinleştiğini,

normal şartlar altında kesinleşmiş olan icra dosyasından hak kaybına mahal vermemek adına yeniden tebligat yapmanın kötü niyet yerine bilakis dürüstlük ve iyi niyet kurallarına uyduğunun tartışmasız olduğunu, borçlunun tüzel kişi olduğunu, tebligat çıkarılan yerin borçlunun ticaret sicilinde gösterilen adresi olduğunu, bu adrese tebliğ işlemi yapılmasında yasaya uymayan bir yön bulunmadığını, keza davacının tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin yapmış olduğu itirazın da ----- dosyası ile hükme bağlandığını, huzurdaki davada ispat külfetinin davalı alacaklıya ait olduğunu,

ilamsız olarak yapılan icra takibinde takibin kesinleşmesinden sonra açılan menfi tespit davasında ispat yükünün davacıda olduğunu, menfi tespit davasım açan davacının ----, davalının----- varlığını iddia ettiği hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirmek suretiyle başka bir nedenle bu hukuki ilişkinin geçersiz olduğunu ileri sürmekte olduğunu, MK md. 6. gereğince bu iddiayı ispat yükünün davacıya düşeceğini, davacının borcun sona erdiğini iddia ettiğini,

menfi tespit davasında ispat yükünün ilamsız olarak yapılan icra takibinde takibin kesinleşmesinderi sonra menfi tespit davası açması halinde davacıda olduğunu, icra takibinden sonra açılan menifı tespit davasının ilamsız icra takibini kendiliğinden durdurmayacağı gibi, menfî tespit davasına bakan mahkemenin ihtiyati tedbir yolu ile dahi icra takibinin durdurulmasına karar veremeyeceğini, davacının mahkeme dosyasına koymuş olduğu makbuz ve ibranamenin sahte olduğunu, söz konusu belge üzerinde doğru olan tek hususun müvekkilinin imzası olduğunu,

onun dışında olan yazı ve kaşelerin davacı şirket yetkilisi tarafından sonradan doldurulmuş olduğunu, yapılacak yazı incelemesi neticesinde bu hususun açıkça ortaya çıkacağını, taraflar arasında çekişmesiz olan tek şeyin bir dönem ortaklık yapmış oldukları olduğu,

müvekkili şirket yetkilisi ----- iş görüşmeleri yapmak için şirket dışında olduğu dönemlerde şirketin para transferi işlemlerinin sekteye uğramaması için, şirket çalışanı ve davacı şirket sahibi --- bankadan para çekebilmesi adına --- kağıdına imza atarak teslim etmiş olduğunu, bu şahsın da bankadan müvekkili ---- imzasının olduğu evrakın üzerini doldurarak para çekme işlemini gerçekleştirmekte olduğunu, bu nedenle imzanın doğru olduğunu, ticari defterler incelendiğinde davacının müvekkili şirkete borcunun olduğunun açıkça ortaya çıkacağını,

davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinin 5. maddesinde tüm borçların ödendiği hususunun beyan edildiğini, taraflar arasında ticari ilişki olmasından dolayı davacının fatura bedellerini ödediğini ispat etmesi gerektiğini ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.

İNCELEME ve GEREKÇE: Asıl ve birleşen davalar, hukuki niteliği itibari ile İİK 72. Maddesi kapsamında icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarıdır.

Her ne kadar yargılamaya davaların açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne uygun olarak oluşturulan tensibe istinaden anılan usul gereğince başlanılmış ve tahkikat yazılı yargılama usulüne göre yapılmış ise de; dava değeri dikkate alınarak; 7251 sayılı yasanın 58. Maddesi ile TTK.'nın 4/2. Maddesinde yapılan değişiklik gereğince yargılamaya basit yargılama usulü ile devam edilmesine karar verilmiş, bilirkişi raporu alınarak yargılama sonuçlandırılmıştır.

Asıl davada ---; birleşen dava dosyasında ise ---- tarihinde davacının ihtiyati tedbir istemi kabul edilmiş ve İİK 72/3 maddesi kapsamında ica veznesine yatırılan paraların davalıya ödenmesinin engellenmesi yönünde tedbir kararı verilmiştir.

İcra dosyası, İcra Mahkemesi dosyası, Savcılık soruşturması akıbeti, ----------kayıtları celp edilmiş, taraflarca dosyaya sunulan ibraname ve alacağa dayanak faturalar ile birlikte incelenmiştir.

------- dosyasının incelenmesinde; dosyamız davalısının alacaklı olduğu, yine dosyamız davacısının borçlu olduğu dosyada toplam-- adet faturadan kaynaklı toplam ---asıl alacağın tahsili için ----- tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, süresi içerisinde itiraz edilmemesi üzerine dosyanın kesinleştiği görülmüştür.

------ dosyasının incelenmesinde; dosyamız davalısının alacaklı olduğu, yine dosyamız davacısının borçlu olduğu dosyada toplam --- adet faturadan kaynaklı toplam ---- asıl alacağın tahsili için ---- tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, süresi içerisinde itiraz edilmemesi üzerine dosyanın kesinleştiği görülmüştür.

------akıbetine ilişkin yazılan --- tarihli müzekkereye; söz konusu dosya hakkında takipsizlik kararı verildiği ve kararın mahkememize gönderildiği şeklinde cevap verildiği görülmüştür.

----------dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından icra dosyalarında taraflarına yapılan tebligatların usulsüzlüğüne ilişkin yapılan şikayet başvurusunda talebin reddine karar verildiği görülmüştür.

Davalı vekili tarafından sunulan ibranamenin sahte olduğundan bahisle delil olarak bildirilen ---yazılan yazı cevapları incelendiğinde davacının yeğeni olduğu belirtilen ---- isimli şahsın davalı adına işlem yapmadığı anlaşılmıştır.

Taraf iddiaları kapsamında belirlenen ihtilaf noktaları gereğince ve delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanıldığından tarafların, --- yılları arasındaki ticari defterlerinin incelenmesi için dosya mali müşavir bilirkişi --- tevdi edilerek rapor alınmış, anılan bilirkişi tarafından sunulan --- tahihli rapor içeriği, denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.

Dava konusu uyuşmazlık, davalı tarafından fatura alacağı dayanak gösterilmek suretiyle başlatılan icra takiplerine konu borçtan davacının sorumlu olup olmadığı, davalının kaşe ve imzasını barındıran ibranamenin geçerli olup olmadığı, metnin davalı tarafından düzenlenip düzenlenmediği hususunun açığa imza ve basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünü kapsamında değerlendirilmesi ve tazminat hüküm şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında mal satışına ilişkin ticari ilişki kurulduğu, davacı şirketin ortağı olan --- daha önce davalı şirketin ortağı olduğu, taraflar arasında -- tarihli ibraname imza edildiği, söz konusu ibranamede davalının davacıdan ve ortağı ---- tüm alacağını tahsil ettiği, çek, senet ve fatura alacaklarına dair hiçbir alacağının bulunmadığını beyan ettiği,

davalı her ne kadar ibraname altındaki imzanın kendisine ait olduğunu ancak metnin kendisi tarafından doldurulmadığını beyan ederek savcılık şikayetinde bulunmuş ise de bu hususta yapılan savcılık soruşturmasında konunun hukuki ihtilaf olması sebebiyle takipsizlik kararı verildiği ve yapılan itirazın da Sulh Ceza Hakimliğince reddine karar verildiği,

davalının iddiası kapsamında yapılan değerlendirmede söz konusu ibraname TBK 420 madde hükmünde yazılı şartları taşımıyor olsa da TBK 132 maddesi kapsamında tarafların şekle bağlı kalmaksızın ibra sözleşmesi düzenleyebilecekleri, bu kapsamda davalının imzası açığa atılmış olsa bile söz konusu belgenin kendi rızası hilafına düzenlendiğini yazılı delillerle ispatlaması gerektiği, bu yönde herhangi bir delil sunamadığı,

yine davalı taraf davacı şirket ortağı ------- konusu belgenin banka, noterlik vs kurumlarda davalı adına işlem yapma yetkisi verilmesi sebebiyle iş bu belgedeki imzalı boş kağıdın verildiğini belirtmiş ise de celp edilen yazı cevaplarında anılan şahsın davalı adına herhangi bir işleminin bulunmadığı, çalışanı olmadığı, alınan bilirkişi raporlarında icra takiplerine konu --- faturaların taraf şirketlerin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin sahibi lehine delil vasfını ---- yılları ticari defterlerinin incelenmesinde takip tarihi itibari ile davalıya borcunun bulunmadığı,

davalı şirketin ise --- yılı ticari defterlerini sunduğu, davalının incelenen ve sahibi lehine delil vasfını --- yılı ticari defterlerine göre davacıdan alacağının bulunmadığı, her ne kadar bilirkişi raporunda her iki takip dosyasına konu borçtan bakiye davalı alacağının ortaklar hesabına yapılan virman suretiyle kapatıldığı belirtilmiş ve davalı taraf bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bu hususun davacı tarafça açıklanması gerektiğini belirtmiş ise de alacaklı olduğunu ispat yükünün davalı tarafta olduğu,

usulüne uygun ihtarata rağmen ----ticari defter ve kayıtlarını inceleme sırasında hazır etmeyen ve aksi durumu kendi ticari defter ve kayıtlarıyla dahi ispat edemeyen davalının sunduğu başkaca bir delil olmadığından bu iddiasını da ispat edemediği dolayısı ile toplanan deliller kapsamında davacının asıl ve birleşen davalar konusu icra takip dosyalarına konu borçtan dolayı davalıya borçlu olmadığı,

davalının başlattığı icra takiplerinde haksız olduğu ve kendi ticari defter ve kayıtları ile aksi yazılı delil ile ispat edilemeyen ibraname bulunmasına rağmen takip başlatması sebebiyle başlattığı takiplerde kötüniyetli hareket ettiğini kanaatine varılarak aleyhine % 20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Asıl Davanın kabulü ile davacının davalıya----- dosyasına konu borçtan sorumlu olmadığının tespitine,

2-Başlatılan icra takibinde davalının haksız ve kötüniyetli olduğu kanaatine varılarak İİK 72/5 maddesi uyarınca takip konusu borç miktarının takdiren % 20'si oranında hesaplanan ----- tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Birleşen davanın kabulü ile davacının davalıya----- dosyasına konu borçtan sorumlu olmadığının tespitine,

4-Başlatılan icra takibinde davalının haksız ve kötüniyetli olduğu kanaatine varılarak İİK 72/5 maddesi uyarınca takip konusu borç miktarının takdiren % 20'si oranında hesaplanan----- tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Karar harcı --- davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.672,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.017,88-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

6-Davacı tarafından yapılan--- tebligat ve müzekkere gideri, 1.000,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.932,00-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

7-Asıl dava yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli ...Ü.T. deki esaslara göre her iki dava yönünden toplam belirlenen 6.210,08 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Birleşen dava yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli ...Ü.T. deki esaslara göre her iki dava yönünden toplam belirlenen 14.863,94 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/12/2020

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/679, K. 2020/883, 15 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No : 2020/883
  5. Asıl Ve Birleşen Davada
  6. Dava
  7. Dava Tarihi : 03/06/2016
  8. Karar Tarihi : 15/12/2020
  9. Gereği Düşünüldü
  10. Asıl Davada Tarafların İddia Ve Savunmaları
  11. Birleşen Davada Tarafların İddia Ve Savunmaları
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/679
Karar No
2020/883
Tarih
15 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/681 K.2020/889
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/726 K.2020/610
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/732 K.2020/626
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/732 K.2020/718
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/744 K.2020/849
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/759 K.2020/697

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.