KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/472
- Karar No
- 2020/691
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2020
Karar Metni
731 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2017/317 Esas
KARAR NO : 2020/742
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/03/2017
KARAR TARİHİ : 17/11/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket----- adalarda yapmayı planladığı ve inşaatı devam eden ----- projesi için hak sahipleriyle taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri düzenlendiğini, davalı ----- sahipleriyle düzlenen inşaat sözleşmelerinde temsilciler kurulunda göreli olduğunu, arsa sahiplerinin yetkili temsilcilerinde olduğunu, müvekkili şirket, davalının paraya ihtiyacının olduğun belirtmesi ve yapılan inşaat sözleşmelerinde temsilciler kuruluna üye olması sebebiyle kendisine duyuna güven neticesinde,
davalının---- şubesinde bulunan hesabına --- tarihinde ----- tarihinde ---- olmak üzere toplamda ---- borç olarak gönderildiğini, davalının haksız olarak uhdesinde tuttuğu ve geri ödemesini yapmadığı borcun tahsili için ----------- sayılı dosyasıyla icra tabi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı tarafa %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalının cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli ve yetkili mahkeme ticaret mahkemesi olmadığını, taraflar arasında simsarlık sözleşmesi mevcut olduğu, görevli ve yetkili mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, görev yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, davalının davacının düzenlediği inşaat sözleşmelerinde hak sahiplerinin temsilcisi olduğu iddiasıyla davalıya gönderilen paranın geri tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla usulüne uygun ön inceleme duruşması yapılmış, uyuşmazlık noktaları tespit edilmiştir.
---------- karar sayılı ilamlarında ve çok sayıda benzer ilamlarda da vurgulandığı üzere;
Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavramdır. Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye ticaret mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir.
Somut olayda davacı taraf tacir ve uyuşmazlık ticari işletmesini ilgilendirmekle birlikte davalı tarafın ... olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlığın niteliği itibariyle mutlak ticari dava olmadığı tartışmasız olmakla birlikte mahkememizin görevi hususunda sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için davalının bağlı bulunduğu ilgili ticaret sicil müdürlüğüne, ilgili vergi dairesine ve ----- ayrı ayrı müzekkereler yazılmış,---- tarihli yazıda------- gerçek kişi tacir kaydı bulunmadığı gibi herhangi bir ticari işletme kaydının da bulunmadığının bildirildiği, ------ gelen ---- tarihli yazıda faal olduğu yıllarda işletme esasına göre defter tuttuğu, ortak olduğu---- bulunduğu bildirilmiş, ilgili ----- tarihli yazıda---------- tarihinde kaydını kapattığının bildirildiği görülmüştür.
Gelen müzekkere cevapları incelendiğinde, davalının esnaf odasına kayıtlı olması ya da olmaması onun esnaf sayılması yahut sayılmaması için tek başına yeterli olmamakla birlikte, vergi dairesi ve ----- ile birlikte değerlendirme yapılması esas olduğundan nitekim ------ da bu yönde olup mahkememizce de tüm kayıtlar göz önünde bulundurularak inceleme yapılmıştır.
Yapılan inceleme sonucunda davalının gerek ticaret sicil kaydında gerçek kişi tacir kaydı ve ticari işletme kaydının bulunmayışı gerekse vergi dairesi kayıtlarında işletme hesabına göre defter tutup gelirinin esnaf sınırını aşmayışı ve her ne kadar ------------- ortağı olduğu belirtilmiş ise de davamız ile konusu olmayan bu şirketteki ortaklık sıfatının davalıya tacir sıfatını kazandırmayacağı anlaşılmakla davalının tacir olmadığı ve nispi ticari dava koşullarının da oluşmadığı görülmekle,
mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı ve uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/472, K. 2020/691, 3 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama