KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/38
- Karar No
- 2020/246
- Karar tarihi
- 10 Mart 2020
Karar Metni
1.137 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2018/38 Esas
KARAR NO : 2020/246
DAVA
İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/01/2018
KARAR TARİHİ : 10/03/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar ----- doğaan borçlarını ödemediklerini, --- borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, borçların ödenmemesi üzerine hesapların kat edildiğini, ihtarname keşide edildiğini, ancak borcun yine de ödenmediğini, borçlu ve kefil için takibe geçildiğini, ancak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, itirazların haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek; itirazın iptaline takibin devamına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmisini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılara usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak herhangi bir cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, İİK 67. Maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, bilirkişi raporu alınmış, yargılama sırasında 28/02/2018 tarihinde kabul edilen 7101 sayılı kanunun 61. Maddesi ile 6102 sayılı T.T.K.'nın 4. Maddesinin 2. Fıkrasının değiştirilmesi sebebiyle basit yargılama usulüne geçilerek dava sonuçlandırılmıştır.
İcra dosyası celp edilmiş, taraflarca dosyaya sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.
İtirazın iptali istemine konu İstanbul Anadolu ---. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 8.228,27 TL asıl alacak, 460,73 TL işlemiş faiz, 42,48 TL temerrüt faizi, 23,67 TL BSMV toplamı olan 8.725,15 TL alacağın tahsili için 04/04/2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçluların süresi içerisinde yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Konunun incelenmesinin uzmanlık gerektiren yönleri olması ve davacı tarafça delil olarak bilirkişi deliline dayanılmış olması sebebiyle dosya bankacı bilirkişi ---- edilerek rapor alınmış, anılan bilirkişi tarafından sunulan 26/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacının alacağının 11.708,92 TL olduğu bildirilmiş, söz konusu bilirkişi raporu HMK 282. Maddesi kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasında 11/02/2016 tarihinde imza edilen genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilere ilişkin olarak ödenmeyen kredi borcu için başlatılan takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan alacağının bulunup bulunmadığı, davalı kefilin gks de imzasının bulunmasına rağmen kredi kartı sözleşmesinde imzası bulunmaması sebebiyle davalı şirkete tahsis edilen bu krediden sorumlu olup olmadığı, varsa miktarı ile bu kapsamda itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hükümlerinin oluşup oluşmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda, davacı Banka ile davalı kredi kullanan şirket arasında --------- kredi sözleşmesi ve tarihsiz kredi kartı sözleşmesi imza edildiği, davalı ...'ın söz konusu genel kredi sözleşmesinin imza edildiği tarihte açılan limit miktarı olan 1.000.000,00 TL ile davalı şirkete kullandırılacak kredilere kefil olduğu, ancak kredi kartı sözleşmesinde imzasının bulunmadığı, davacı bankanın davalı şirkete söz konusu genel kredi sözleşmesine istinaden KMH kredisi, çek karnesi vermek suretiyle gayri nakdi kredi ve kredi kartı kullandırmak suretiyle krediler kullandırdığı,
kullandırılan kredilerin geri dönmemesi sebebiyle Gebze---.
Noterliği'nin ------ yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek hesabı kat ettiği ve ödeme için 7 günlük süre verdiği, söz konusu ihtarnamenin 14/02/2017 tarihinde davalılara tebliğ edildiği, verilen sürede dikkate alınarak davaların 22/02/2017 tarihi itibari ile temerrüte düştükleri, davacı bankanın ihtarnamede yazılı tutarlar için 04/04/2017 tarihinde icra takibi başlattığı, davalı şirketin icra takibinde yazılı tutarın 5.000,00 TL sini kabul ettiği ancak bakiyesine itiraz ettiği, davalı gerçek kişi kefilin ise tüm borca itiraz ettiği,
alınan bilirkişi raporunda davacı bankanın icra takip tarihi itibari ile alacağının kredi kartı borcu yönünden icra takibindeki taleplerde dikkate alınarak 8.228,27 TL asıl alacak, 66,21 TL işlemiş akdi (%22,08) faiz, 42,28 TL işlemiş temerrüt (%44,16) faizi ve % 5 BSMV tutarı olan 16,91 TL olmak üzere toplam 8.353,87 TL olduğu, çek karnesinden doğan alacağın ise 10.429,49 TL asıl alacak, 478,75 TL işlemiş akdi (%25,90) faiz, 63,01 TL işlemiş temerrüt (%51,80) faizi ve % 5 BSMV tutarı olan 29,06 TL olmak üzere toplam 11.0003,31 TL olduğu,
söz konusu tutarın üzerindeki talebin reddi gerektiği, davalı kefilin -----------imzası olsa da kredi kartı üyelik sözleşmesinde imzasının bulunmaması sebebiyle bu kredi alacağından sorumlu olmadığı ayrıca davacının ihtarname masrafı olarak talep ettiği 163,95 TL'yi de delil olarak sunmaması sebebi ile talep edemeyeceği yönünde kanaatin bildirildiği, söz konusu raporda yapılan hesaplamanın denetime elverişli olduğu, bunun yanında kefilin kredi kartı borcundan sorumlu olmadığı yönündeki kanaatin de Yargıtay -----.
Hukuk Dairesi'nin --------------- sayılı içtihadında belirtildiği üzere sunulan --- ve üyelik sözleşmesi hükümlerinin birlikte incelenmesi neticesinde ----kredi çeşitlerinin zikredildiği 5. Maddesi bentlerinde sayılan kredi çeşitlerinde kredi kartı kullandırılmak suretiyle kredi kullandırılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı,
üyelik sözleşmesinde davalının kefil olarak imzasının yer almadığı gerekçesi ile davacının kredi kartı alacağını davalı kefilden talep edemeyeceği ancak çek karnesi verilmek suretiyle kredi kullandırımı --- maddesinde açıkça düzenlendiğinden kefilin bu borçtan sorumlu olduğu kanaatine varılarak dava dilekçesindeki talepler dikkate alınarak davacı tarafından davalı---- Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyasına anılan davalı tarafından yapılan itirazın dava konusu edilen 14.928,91 TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile İA ---.
İcra Müdürlüğü'nün ----Esas sayılı dosyasına anılan davalı tarafından yapılan itirazın 11.708,92 TL yönünden iptaline, takibin kabul edilen bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,kabul edilen alacak likit ve itirazlar haksız bulunduğundan kabul edilen alacağın takdiren %20'si oranında hesaplanan 2.986,00 TL icra inkar tazminatının (davalı ...'ın sorumluluğu 2.341,64 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/38, K. 2020/246, 10 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama