KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/871
- Karar No
- 2025/319
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
Karar Metni
1.886 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/871 ESAS
KARAR NO: 2025/319
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 24.07.2018
KARAR TARİHİ: 22.04.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait --------plaka sayılı aracın müvekkili nezdinde kaza tarihinde geçerli olmak üzere zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alınmış olduğunu, dava konusu kazada sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün olay yerinden kaçtığını, açılan hasar dosyası kapsamında --------- ödeme yapılmış olduğunu, müvekkili şirket tarafından tanzim edilmiş olan üçüncü kişilerin hasar tazminat, araç sahibi/işleteni sigortalı davalıdan rücu yazısı ile talep edilmiş olmasına rağmen ödemenin yapılmamış olduğunu,
bu nedenle icra takibi başlatılmış olduğunu ancak haksız yere yapılan itiraz ile takibin durdurulduğunu, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptal edilerek takibin devamını, söz konusu alacağın likit olduğu dikkate alınarak,
hükmolunacak borç miktarın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı/borçludan tahsilini, davacı müvekkili şirketin zarar görmemesi amacıyla davalıya ait dava konusu----- plakalı araç üzerine yahut davalının malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderleri, karşı taraf vekalet ücretinin davalı/borçlu yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracın işleteni olmadığını, bu nedenle müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, müvekkili ile ----------arasında yerel temsilcilik ve ariyet sözleşmesi imzalanmış olduğunu, bu kapsamda ilgili firmanın kiralama faaliyetinde bulunabilmesi hususunda anlaşma sağlandığını, bu nedenle işleten sıfatının müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle aracın işleteninin araştırılması gerektiğini, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini ayrıca davacının taleplerinin zaman aşımına uğramış olduğunu, yapılan ödemenin sigorta poliçesi kapsamında olup olmadığının araştırılması gerektiğini,
müvekkiline yöneltilen rücu talebinin sigorta poliçesi değil kasko poliçesi kapsamında olduğunu, icra inkar talebinin de reddedilmesi gerektiğini, çünkü alacağın likit olması gerektiğini, tüm bu nedenler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle;
davanın zaman aşımı nedeniyle reddini, davanın araç işleteni olmayan müvekkili şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden reddini, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, davanın ------- ihbarını, davacının icra inkar tazminatının reddini, haksız ve kötüniyetli davacının aleyhine %20’dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan---------vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın müvekkili şirketi ihbar edilmesinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davaya konu olay ile müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin davaya konu aracın işleteni ve maliki olmadığını, söz konusu aracın işleteni ve malikinin davalı ----------- olduğunu, davalının işbu davayı taraflarına ihbar ederek kendinde bir kusur ve sorumluluk varsa bu kusur ve sorumluluğunu müvekkili şirkete yüklemeye çalıştığını,
davalı şirketin işbu dava kapsamında hem aracın işleteni olarak hem de maliki olarak sorumluluğu bulunmakta ise bu durum müvekkili şirketi ilgilendirmediğini, işleten sıfatının müvekkili şirkete ait olduğunun soyut beyanlara dayanılarak ileri sürülmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle davalı şirketin soyut, mesnetsiz ve gerçek dışı beyanlarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını beyan etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; davacı sigorta şirketinin, trafik kazası sonucunda dava dışı ------- yaptığı ödemeyi, poliçe kapsamında kalmadığını iddia ederek sigortalısından tahsili talepli başlattığı takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili özetle;
---- tarihinde, davacı nezdinde ------ plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucunda, dava dışı ------- malul kalması nedeniyle 83.000,00-TL ödeme yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrası olay yerini terk etmesi nedeniyle sürücünün tespit edilemediğini, bu nedenle zararın poliçe kapsamı dışına çıktığını, yapılan ödemenin rücuen tahsili için başlatılan takibe davalı sigortalının itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise;
aracın kaza tarihindeki işleteninin davalı olmadığını, davalı ile ihbar olunan arasında ariyet sözleşmesi yapıldığını, ödemenin lütuf ödemesi olarak kabul edilebileceğini, ayrıca araç için genişletilmiş kasko poliçesi de olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,
davacı sigorta şirketinden hasar dosyası celp edilmiş, dava dışı ----- kaydı dosya içine alınmış, kendisine rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, dava dışı ----için düzenlenen maluliyet raporunun tek hekim tarafından düzenlenmesi nedeniyle yeniden maluliyet incelemesi yapılmasına çalışılmış, dosya -----gönderilmiş, ------- ön raporunda dava dışı ------ hakkında yeniden maluliyet raporu düzenlenebilmesi için Göğüs Hastalıkları, Nefroloji ve FTR bölümlerine giderek muayene olması gerektiğinin bildirildiği,
---- davanın tarafı olmayıp muayeneye zorlanamayacak olması ve dosyanın geldiği aşama dikkate alınarak davacı tarafın sunduğu maluliyet raporu ile yetinilmesine karar verilmiş, kusur ve aktüerya raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.Dava konusu uyuşmazlığın; davacı sigorta şirketi nezdinde ---- poliçesi kaspamında sigortalı ve davalı şirkete ait olup sürücüsü tespit edilemeyen ------- plakalı aracın karıştığı trafik kazasındaki kusur durumu, kaza sonucunda dava dışı ----------- malul kalıp kalmadığı, malul kalmış ise zararının miktarları, davalı araç sürücüsünün olay yerini terk edip etmediği,
olay yerini terkin zararı poliçe kapsamından çıkarıp çıkarmayacağı, davacı sigorta şirketinin dava dışı -------- yapılan ödemeyi rücu talebiyle davalıdan isteyip isteyemeyeceği, bu kapsamda itirazın iptali ile icra inkar koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Makine Mühendisi ve Aktüerya uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinin-------- tarihli raporlarında özetle; "...Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası olduğu, meydana gelen olayda kaçınılmazlık faktörünün etkisinin olmadığı, önlenebilir bir kaza niteliğinde olduğu, davaya konu Trafik Kazası Kapsamında; ” Sürücüsü tespit edilemeyen ------- plaka sayılı araç sürücüsünün %100 kusur oranı ile asli kusurlu olduğu, dava konusu kazanın ----- plaka sayılı araç sürücü -------- kendi şeridinde seyir halinde iken meydana gelmiş olması,
ayrıca kazanın meydana gelmesine neden olacak kural ihlali yapmamış olması nedeni ile kusursuz olduğu, davacının rücu hakkından bahsedilemeyeceği..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.Bilirkişi heyeti raporunun rücu hususundaki değerlendirmeleri dosya kapsamı ile uyumlu olmadığından başka bir heyetten rapor alınmasına karar verilmiştir.Makine Mühendisi ve Aktüerya uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinin ---- tarihli raporlarında özetle; "...Kimliği bilinmeyen sürücünün idaresindeki --------plakalı otomobili ile yolun virajlı kısmına yaklaşırken yavaşlamadığı; hızını virajlı yol şartlarına göre ayarlamadığı;
karşıdan gelen araçların şeridine savrularak ---- plakalı kamyonet ile çarpıştığı; sürücüsü ---- yolcuları--------------- yaralanmalarına neden olduğu için KTK 52/a — 52/b — 84/c ve KTY 101/a — 101/b — 157/a/3 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; yaralanmalı ve maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; ancak sürücü kaza mahallini terk ettiği için kimliğinin tespit edilemediği, ehliyet ve alkol kontrolü yapılamadığı;
dava dışı sürücü ----- idaresindeki ---- kamyoneti ile kendi şeridinde normal seyrederken karşıdan gelen ve şeridine giren ------------- plakalı otomobil ile çarpıştığı ve yaralandığı için yaralanmalı ve maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı;
mağdur ----tarafından imzalanan ------ tarihli İbraname ve Feragatname'de, ---- banka hesabına ---- yatırılması ile geçerli olacağının belirtildiği dikkate alındığında İbraname ve Feragatname ile ------ ödeme belgesinin birlikte sunulması halinde anlamlı olduğu ancak ----ödeme belgesinin dosyada olmadığı;-------- dosyası ile ----- asıl alacağın --- itibariyle işlenmiş yasal faizi ile tahsili için ---- tarihide icra takibi yapıldığı ancak ------ tarihinde --- ödeme belgesinin dosyada olmadığı; zaman ekonomisi yönünden işbu raporda ----- ödendiği kabul edilerek ----- takip tarihine kadar işlenmiş yasal faiz hesabı yapıldığı;
ancak davacı ------------- tarihinde veya daha önce 83.000 TL ödendiğini ispatlayan belgenin sunulması kaydıyla işbu rapordaki işlenmiş faiz hesabı geçerli olacağı.
83.000 TL asıl alacak ile ödenme tarihi 15.05.2016 ve takip tarihi 26.08.2016 arasındaki süreye denk 2.107,97 TL işlenmiş yasal faiz toplamının 85.107,97 TL olduğu, davacı sigorta şirketinin davalı sigortalısına olay yeri terke dayalı olarak rücu edebileceği; davacı sigorta şirketinin, sigortalı aracın kiralanması halinde dahi, sigorta sözleşmesinin tarafı sıfatı ile sigortalısına rücu edebileceği; davacı sigorta şirketinin 83.000 TL ödemeye ilişkin ödeme belgesini ibraz etmesi gerektiği..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.
Davacı vekili beyan dilekçesinin ekinde dava dışı ----------- 05/05/2016 tarihinde 83.000 TL ödendiğine dair dekontu sunduğu görülmüştür.Sigortacı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir.Davacı sigorta şirketi, davalı şirket adına kayıtlı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup,
kaza sırasında sigortalı aracı kullanan kişinin olay yerini terk ettiğini ileri sürerek poliçe kapsamında ödediği tazminatı sigortalıdan rücuan tazmini için başlattığı takibe yapılan itirazın iptali talebinde bulunmuştur.Dava konusu kaza tarihi ------- olup, uyuşmazlıkta ---- tarihinden sonra yürürlüğe giren yeni ------ uygulanacaktır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçe genel şartlarının B.4. maddesinde sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebileceği haller düzenlenmiş olup, rücu hakkının doğduğunun ve maddede sayılan bu hallerin mevcut olduğunun ispat yükü kural olarak davacı sigorta şirketine aittir. KMZMSS Genel Şartları B.4/f bendinde.
"Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde" şeklinde belirtilmiştir.
Başka bir deyişle, kaza sonrasında sürücünün olay yerini terk etmesini bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller varlığına bağlamıştır. Yeni Genel Şartlar B.4.-f bendi ile getirilen rücu sebebinin oluşması için iki şartın mevcut olması gerekmektedir.
Bunlardan ilki rizikoya konu zararın bedeni hasara ilişkin olmasıdır. Sigortacının yeni Genel Şartlar B.4.-f bendine göre rücu talebinde bulunabilmesini ikinci şartı ise kaza sonrasında sigortalı veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin olay yerini "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme" ya da "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma” gibi zorunlu haller dışında terk etmiş olmasıdır.
Zorunlu haller sınırlı olarak sayılmamış olup her somut olayın kendi şartları içerisinde değerlendirilmelidir. Sigortacı, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini ispatlaması yeterlidir.
Bu durumda ispat yükü sigorta ettirene geçmekte olup sigorta ettiren araç sürücüsünün can güvenliği gibi zorunlu hallerle olay yerini terk ettiğini ispatlaması gerekir. ---------Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu zararın bedeni zarar ilişkin olduğu, davalıya ait sigortalı araç sürücüsü tarafından kaza sonrasında kaza tespit tutanağı vb işlemler yapılmadan olay yeri terk edilmiş olmasına rağmen olay yeri terk edilmesinin zorunlu nedenlere dayandığına ilişkin elverişli ve yeterli delilin sunulmadığı,
davacı sigorta şirketinin KMZMSS Genel Şartları B.4/f bendi gereğince ödemiş olduğu tazminatı davalıdan rücu talebinin haklı olduğu, davacının sigortalısının davalı şirket olup, davalı şirket ile dava dışı ihbar edilen arasındaki ariyet sözleşmesinin davacı sigortacı açısından b ağlayıcılığı bulunmadığı, bunun ancak ariyet sözleşmesinin tarafları arasında hüküm ifade edeceği, bu nedenle davalı vekilinin husumet itirazının yerinde görülmediği, davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, dava dışı ------- maluliyet durumuna, kazadaki kusur durumlarına ve Aktüer hesabına uygun olduğu, davalının temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla;
davanın kısmen kabulüne, takibin 83.000,00-TL üzerinden devamına karar verilmiş, asıl alacağın yargılama sonucunda belirlenmesi nedeniyle icra inkar talebi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/871, K. 2025/319, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama