KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/383
- Karar No
- 2023/1095
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2023
Karar Metni
3.730 kelime·19 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/383 Esas
KARAR NO:2023/1095
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 26/06/2019
KARAR TARİHİ: 27/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin ------ civarında akşam namazından çıkıp evine doğru gitmekte iken---- bulunan------- yukarı doğru dönmeye çalışırken, ileri manevra yapması gerekirken geri manevra yaparak müvekkiline çarparak duvara sıkıştırdığını, daha sonra -------- hatalı olarak geri manevrasına devam ederek ayağını gazdan çekmeyerek arabayı geri geri zorlamaya devam ettiğini, bu esnada müvekkilinin ne olduğunu anlayamadığını, can havliyle çırpınmasına rağmen bacağını sıkıştığı yerden kurtaramadığını,
müvekkilinin bacağı ilk çarpma ile kırıldığını daha sonra da -------- ayağını gazdan çekmemesi nedeniyle bacak üzerindeki kas ve damar dokusu kemik üzerinden tamamen sıyrıldığını, müvekkilinin 35 gün boyunca ---------- bacağının tekrardan kurutulabilmesi dokuların canlanabilmesi için defalarca ameliyata girdiğini ve işlevini yitiren damarların tekrar yapılabilmesi ve kan akışının sağlanabilmesi için bacak açık vaziyette bekletildiğini, müvekkilinin bacağını kaybetmemek için 35 gün boyunca yoğun bakımda yaşadığı acı, ıstırap tarif edilemez nitelikte olduğunu,
müvekkilinin ağrıları dayanılmaz olduğundan bu süreçte vücudunun tamamına morfin verilerek sakinleştirilebildiğini, müvekkilinin verilen morfin neticesinde 2 kere kalbi durduğunu, 35 günün sonunda da kurtartılamayan sağ bacağı diz üstünden ampüte edildiğini, daha sonra da 10 gün hastanede müşahede odasında kaldığını, 1 nolu davalı geri manevra yaparken Karayolları Trafik Kanunu madde 84-j bendine aykırı olarak,
manevraları düzenleyen genel şartlara uymadan geri manevra yaparken araç aksamını ve aynalarını kontrol etmeden kazaya neden olmuş olup kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, ------, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak aracının etrafını kontrol etmeden trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde araç kullanıp manevraları düzenleyen genel şartlara uymadan yolun gidiş seyir yönü ----istikametinden geri manevra yaparak aracının arka kısımlarıyla ------ üzerinde müvekkili ----- yaralanmasına sebep olduğunu, davalı ------manevraları düzenleyen genel şartlara uymama kuralını ihlal ettiğinin açık olduğunu,
-------sayılı dosyasından yapılan Bilirkişi incelemesinde, müvekkilinin meydana gelen kazada atfı kabil bir kusurunun bulunmadığını bir nolu davalının ise asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, müvekkilinin, -------- maluliyet raporuna göre dava konusu kaza nedeniyle daimi %48 malul olduğunu, ayrıca müvekkilinin maluliyeti ortopedik maluliyet olduğunu, yaşamını idame ettirebilmek için protez kullanma mecburiyetinde kaldığını, müvekkilinin ---------- memur olarak çalışmakta olup en son maaşı brüt 6.685 TL net maaşı 5466 TL olduğunu, müvekkilinin 05.02.2019 tarihinde 57 yaşında iken kazaya maruz kaldığını,
hukuki yönden malul olan (sakat kalan) kişinin maddi zararının tazmini için TBKm.54 göre zararını talep edebileceğini, ayrıca müvekkilinin muhtemel yaşam süresi nazara alınarak sürekli sakatlık tazminatının da hesaplanması gerektiğini, yine bu hesaplama, davalının %100 kusurlu olduğu da dikkate alınarak yapılması gerektiğini, davalarının 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası’nın 107.maddesine göre “belirsiz alacak davası” olarak açılmış bulunduğunu, yargılama sırasında toplanacak delillere, mahkemece yapılacak incelemelere ve tazminat hukuku alanında uzmanlığı bilinen hesap bilirkişisinden alınacak rapora göre,
kesin belirlenecek tazminat tutarının harcı yatırıldıktan sonra, sigortalar açısından olay tarihindeki sigorta limitini aşmamak üzere, ---- nolu davalı açısından kaza tarihinden ----- nolu sigortalar açısından başvuru tarihi olan 05.03.2019 tarihinden itibaren temerrüt tarihinden işletilecek faiziyle birlikte şimdilik maddi 10.100 TL'nin manevi 750.000.000TL’nin tahsili için başvurduklarını, manevi tazminat olarak ise, müvekkilinin kaza sonrasında sağ bacağını kaybetmiş olduuğnu, bacağı ampute edilmeden önce iyileşir umuduyla kırk beş gün boyunca açık yara ile bekletildiğini ancak davalının eylemi sonucunda tüm bacak kasları,
damarları ve sinirleri büyük hasar gördüğü için bacak kaslarına kan akışı olmadığından bacak eti çürüme derecesine geldiğini, son aşamada da bacağı ampute edildiğini, Müvekkilim sürekli yürüyüşlere çıkan, spor yapan, gezip eğlenen bir insan iken geçirdiği kaza nedeniyle malul hale geldiğini, manevi olarak çöktüğünü, yine müvekkilinin son derece neşeli bir insan iken gülmeyi unuttuğunu, müvekkilinin bu dönemde büyük acılar yaşamış olduğunu, bundan sonrada bacağı olmadan yaşayacağından manevi olarak büyük elem ve ıstırap içinde olduğunu,
bu nedenle müvekkilinin lehine yaşadığı elem ve ıstırabı bir nebze de olsa hafifletmesi için 750.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilinin yaşadığı sıkıntılar ile ilgili tanık beyanları açıklayıcı olacağını, davalılardan - nolu sigorta şirketi, ----- nolu davalının -------olduğunu, 3 nolu sigorta şirketi ise ----- davalının genişletilmiş maksimum kasko sigortacısı olduğunu, yukarıda da belirtildiği gibi sigorta şirketlerine 05.03.2019 tarihinde müracaat edilmesine rağmen müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, zarar da giderilmediğini,
ayrıca TTK'da yapılan değişiklik kapsamında zorunlu arabuluculuk yoluna da müracaat edildiğini ve 14.06.2019 tarihinde anlaşamama yönünde son tutanak tutulduğunu, tüm bu nedenlerle mahkemenizde dava açma zarureti hasıl olduğunu, öncelikle, müvekkilinin yürüyebilmesi ve bir nebze olsun eski anatomik durumuna kavuşabilmesi için protez müracaatında bulunmuş olup bir protez bedeli ----- karşıladığı bedel dışında müvekkilin ödemesi gereken 50.000,00 TL protez bedeli olduğundan Borçlar Kanunu’nun 76. Maddesi kapsamında 50.000,00 TL ön ödeme bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkilime ödenmesine karar verilmesini,
1 nolu davalı yönünden şuana kadar müvekkilinin hiçbir zararı giderilmemiş olduğundan ve ihtiyati haciz şartları gerçekleşmiş olduğundan 1 nolu davalının menkul gayrimenkul ve hak ve alacakları üzerinde dava konusu da dikkate alınarak ihtiyati haciz yetkisi tanınmasına aksi takdirde dava konusu bedeli karşılayacak miktarda davalının kazaya karışan aracı üzerine ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine karar verilmesini, trafik kazasında bedensel zarar nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası m.107 uyarınca, toplanacak delillere göre tazminat hesabı yaptırılarak 2 ve 3 nolu davalılar açısından olay tarihindeki sigorta limiti aşılmamak üzere,
şimdilik 5.000 TL sürekli sakatlık tazminatı 5.000 TL protez bedeli 100 TL tedavi masrafları olmak üzere 10.100,00 TL maddi tazminatın 1 nolu davalı açısından olay tarihinden; -------- davalı açısından sigortaya müracaat tarihi olan 05.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile davacı müvekkile verilmesine, 4-500.000,00 TL manevi tazminatın 1 nolu davalı ve sigorta limiti ile sınırlı kalmak üzere --- nolu davalıdan alınarak işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı müvekkile verilmesine, yargılama gideri, masraf ve vakalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA.
Davalı -------- cevap dilekçesinde özetle; huzurda görülen davanın öncelikle davaya konu tazminat bedelinin ödenmiş olması sebebiyle reddi gerektiğini, poliçe genel ve özel şartları doğrultusunda yapılan bu ödeme ile müvekkili şirketin poliçeden doğan sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, müvekkili şirketin davacıya karşı başkaca bir sorumluluğu bulunmadığını, davanın reddini talep etmekle birlikte, tazminat hesabı yapılması halinde ------ gereğince ödemenin yapıldığı tarih olan 16.07.2019 tarihindeki verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini,
mahkemece ödeme tarihindeki verilere göre--- oranı esas alınarak hazırlanacak bilirkişi raporunda da davacının bakiye tazminat alacağı bulunmadığının görüleceğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerekli olduğunu, müvekkil şirketinin --------gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, Poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumlulukları poliçe limitiyle sınırlı olmakla beraber, masraf, vekâlet ücreti sorumlulukları da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını,
Poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, Poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkil şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, poliçe genel şartları gereğince, davacının talep ettiği geçici iş göremezlik giderinden, tedavi giderinden, tedaviye bağlı sair giderlerden ----- ve geçici iş göremezlik döneminde ortaya çıkan bakıcı giderinden müvekkili şirket sorumlu tutulamayacağını, zira bu hususta sorumluluk sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun, Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1.
Ve Trafik Poliçesi Genel Şartlarının 1. Maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı vekili müvekkilinin daimi sakatlığının bulunduğu iddiası ile müvekkili şirketten sakatlık tazminatı talep ettiğini, davacının iddia ettiği kalıcı sakatlığının tespiti için rapor alınması halinde, hazırlanacak raporda trafik sigortası genel şartları gereği meslekte kazanma gücü kaybı oranının değil, özürlülük oranının dikkate alınması gerektiğini, davacı yanın gelir durumunu somut belgelerle ispat etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla,
gelir durumuna ilişkin olarak somut belge ve delil sunulamaması halinde yasal asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, genel şartlardan da açıkça anlaşılacağı üzere, zarar gören asgari ücret üzerinde gelir elde ettiğini iddia ediyorsa kaza tarihi itibari ile vergisini ödediği gelir tutarını belgeler ile ispat etmeli, belge sunamaması halinde zarar görenin geliri asgari ücret kabul edilmesi gerektiğini, öncelikle usule ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine, aksi halde esasa ilişkin itirazları kapsamında davanın reddine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, ------ tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanması nedeni ile maddi tazminat talebi ile huzurdaki davayı ikame ettiğini, davaya konu trafik kazasına karışan ------ plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ----- tarihleri arasında geçerli olmak üzere------- kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihinde poliçe kapsamında müvekkili şirketin sorumlu olabileceği teminat limiti bedeni zararlarda kişi başı 100.000 TL olduğunu,
ancak teminat limitini bildirmiş olmalarına, kesinlikle davayı kabul ettikleri anlamını taşımadığını, müvekkili şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlara ilişkin sorumluluğunun sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, -----“manevi tazminat talepleri’nin ancak ek sözleşme ile sigorta kapsamı içine alınabileceği belirtildiğini, ------ numaralı poliçede “manevi tazminat talepleri”nin bedeni zararlar limitleri ile teminat kapsamına dahil edildiğinin görüldüğünü,
poliçede azami manevi tazminat limiti kayıtsız şartsız ve tamamen ödenmesi icap eden bir tutar olmadığını, maddi tazminat yönünden de müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, zorunlu mali mesuliyet sigortasının bulunduğu ------ sorumluluğu devam ettiğini, maddi tazminat talepleri ---- numaralı------- sigorta poliçesi içerisinde değerlendirilmekle birlikte, ihtiyari mali mesuliyet sigortası genel şartları’nın ‘sigorta teminatı’ başlıklı 1. maddesine söz konusu teminatın--------- hadleri üzerinde kalan kısım için verildiğinin görüldüğünü, meydana gelen hasar ile ilgili,
öncelikle zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi teminatına müracaat edilecek, bu poliçe teminatının yetersiz kalması halinde (kaza tarihi itibariyle zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi teminatı 360.000 TL olduğunu) ihtiyati mali mesuliyet sigorta poliçesi teminatına müracaat edilebileceğini, meydana gelen kaza nedeniyle davacı yanın uğradığı zararın ------- kapsamında değerlendirilmesi halinde tazminat tutarı 360.000 TL anapara (faiz, masraf, feri, vekalet ücreti vb. hariç) sınırına kadar hükmedilecek olan maddi tazminatın tamamı ------ sorumluluğunda olacağını, davanın müvekkili şirket lehine reddine,
müvekkili şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle.
Kazanın oluş şekline yönelik olarak dava dilekçesinde anlatılan oluşu kabul etmediklerini, ---tarihinde müvekkilinin, ---- istikametinde ----- plaka marka aracıyla seyir halinde iken sokağa girmiş ve o sırada elinde ekmek poşeti bulunan davacıyı gördüğünü, karşıdan araç geldiği ve yolun dar olması sebebiyle müvekkili durduğunu ve karşıdan gelen araca yol verdiğini, bu sırada aracının burnunu kurtaramadığı için davalı, karşıdan gelen araca tam olarak yol veremediğini, davacının ise müvekkiline yön tarifi bile verdiğini, bu sırada müvekkilinin, davacının aracın arkasından gitmiş olacağını düşünmüş ve geriye doğru manevra yaptığını,
davacının ayağının, müvekkilinin aracı ile duvar arasında sıkışmış olduğunun doğru olduğunu, ancak dava dilekçesinde abartıldığı şekilde müvekkilinin, tekrar gaza basmadığını ve geri geri zorlaması mümkün olmadığını, dava dilekçesinde davacının bu yöndeki iddiaları gerçek olmadığını, bu iddiasını gösteren dosya kapsamında hiçbir delil kanıt belge veya başkaca bir delil bulunmadığını, davacının bu durum karşısında aracın arkasında bulunmasını görmesi mümkün olmadığını, davacının yön tarifi bile yaptığı aracın arkasından dolaştığı halde karşıya geçmemesi kendi kusur ve ihmalinden kaynaklandığını,
bu nedenle bu konuda müvekkiline tüm kusurun yüklenmesi mümkün olmadığını, davacıyı o halde gören müvekkilinin, aracından indiğini ve davacıya yardımcı olduğunu, davalının bu şekilde hamlesi ile davacıyı sıkıştığı yerden çıkaran müvekkilninin olay yerine gelen 112 ambulans ile hastaneye götürüldüğünü ve bu şekilde müvekkilninin hastaneye gidene kadar olay yerinden hiç ayrılmadığını, davacının duvara sıkışması nedeniyle bacağından ameliyat olduğunu, ancak dava dilekçesinde iddia edildiği gibi gaza ısrarla basması gibi bir durum söz konusu olmaması nedeniyle davacının ayağında sadece kırık oluştuğunu,
bunun dışında kas ve dokunun kemikten ayrılması mümkün olmadığını, davacının kaza sebebiyle meydana gelen bu olayda hayati tehlikesi olmadığı gibi sadece ayağındaki kırık nedeniyle ameliyat geçirdiğini, bu itibarla davalının olayda tali derecece kusuru ve ihmali bulunmadığını, davalının yukarıda anlatılan oluşa göre kazanın oluşumunda müvekkiline kusur izafe eden kaza tespit tutanağını kabul etmediklerini, gerçekleri yansıtmayan bu tutanak içeriğinin dikkate alınmamasını ve kusur yönünden keşif yapılarak kusur durumunun yeniden tespitini talep ettiklerini, kusur yönünden davacının dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını kabul etmediklerini,
davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına --------- maluliyete ilişkin sağlık raporu alınması gerektiğini, davacının tüm tedavileri tamamlandıktan sonra sakatlığın 12 ay boyunca stabil ve kalıcı olması gerektiğini, davaya konu maluliyet tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, sosyal güvenlik kurumu tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, maluliyet oranının tespiti için dosyanın --------- sevk edilmesi gerektiğini,
davayı kabul manasında olmamak üzere sözkonusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, söz konusu kaza iş kazası ise sgk tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini, fazlaya dair hakları salı kalmak kaydıyla şimdilik delillerinin celbi ile davacının haksız ve hukuksuz tüm davasının reddine, davacının şartları oluşmayan ön ödeme taleplerinin reddine,
yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 27/11/2023 tarihli dava değeri arttırım dilekçesinde özetle.
26/10/2023 tarihli bilirkişi heyeti 2. Ek raporunda müvekkilinin sürekli işgöremezlik tazminatı, 926.573,96 TL olarak hesaplandığını, davalı ---- dava açıldıktan sonra yaptığı 333.595,58 TL ödeme indirildikten sonra bakiye tazminat 592.978,38 TL olarak belirlendiğini, bilirkişi raporu doğrultusunda 5.000,00 TL olan sürekli sakatlık tazminat taleplerini 592.978,38 TL'ye arttırdığını ve 05.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ---- davalı -----müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesini talep ettiklerini,
davalı ------yalnızca 26.404,42 TL'den ve poliçe limiti olan 360.000,00 TL'nin faiz ve yargılama giderinden sorumlu olmak kaydıyla, davalı ------ yalnızca 100.000,00 TL'den ve faiz ile yargılama giderinden sorumlu olmak kaydıyla,----- tarihli bilirkişi heyeti 2. Ek raporunda bakıcı, tedavi ve protez giderleri ile ilgili olarak 05.02.2019 tarihinde trafik kazasında yaralanan ------ 2.558,40 TL bakıcı, 1.000,00 TL pansuman, ilaç, bakım için tıbbi malzemeler ve yardımcı ortopedik malzemeler için, 1.000,00 TL ulaşım ve sosyal giderleri için, 150.000,00 TL protez gideri olmak üzere toplam 154.558,40 TL bakıcı,
tedavi ve protez gideri olacağının öngörüldüğünü, ----- araç sürücüsü-işleteni ------davacının öngörülen 154.558,40 TL sağlık gideri ile ferilerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları tespitinin yapıldığını, bu kez tedavi ve protez giderleri ile ilgili 5.100,00 TL lik taleplerinin bilirkişi raporu doğrultusunda 154.558,40 TL'ye arttırarak ve 05.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ---- ve davalı ---- müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesini, dava dilekçelerinde dava değeri olarak 10.100,00 TL olarak gösterilen taleplerini,
toplamda 747.536,78 TL'ye artırdıklarını bildirerek ve eksik harcı dosyaya yatırdıklarını, talep artırım dilekçelerinin kabulü ile dilekçelerinin davalılara tebliğine, sürekli sakatlık tazminatı olan 592.978,38 TL'nin 05.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ---, davalı ---- davalı------ müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesine,(Davalı ----- yalnızca 26.404,42 TL'den ve poliçe limiti olan 360.000,00 TL'nin faiz ve yargılama giderinden sorumlu olmak kaydıyla, davalı ------ yalnızca 100.000,00 TL'den ve faiz ile yargılama giderinden sorumlu olmak kaydıyla) bakıcı,
tedavi ve protez giderleri olan 154.558,40 TL ile ferilerinin 05.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ---- davalı ----- müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile verilmesine, 500.000,00 TL manevi tazminatın ve ferilerinin davalı ------ tahsili ile müvekkile verilmesine,
yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı taraflara (Davalı ------- arabuluculuk görüşmeleri sırasında talebimiz gereği ödeme yapmadığından ve dava açılmasına sebebiyet verdiği için dava açıldıktan sonra ödemiş olduğu 333.595,58 TL üzerinden de lehimize vekalet ücretine hükmedilmesi talebimiz vardır ) yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebidir.Davacının 05/02/2019 günü saat 19:00 sıralarında davalılardan ------ araç tarafından yaralamalı olarak meydana gelen trafik kazası sonucu maddi ve manevi tazminat talepleridir.
Dosya içeresine davacının ve davalının sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin raporlar alınmış, ------ davacıya yapılan ödemeler sorulmuş ve emsal araştırmalara ilişkin müzekkereler yazılmıştır.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise ------ gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi -----------tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik,
20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. ---------- Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda ------cetvellerine göre saptanmakta ise de; ---------hazırlanmıştır.
Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır.
Bu durumda; ----- tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında ---- göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.Meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ilişkin dosya içerisine -------- tarihli maluliyet raporu uyarınca davacının ----- Yönetmelik'e göre %40 oranında malul kaldığı, iyileşme sürecinin 6 aya kadar uzayabileceği şeklinde rapor sunulmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesine göre bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Aynı Kanun'un 88/1. maddesinde ise bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) madde 61 ve 62) ile müteselsil sorumluluk esaslarına göre; birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, 6098 sayılı TBK madde 162 ve 163 göre, borcun tamamından sorumludur.
TBK madde 167 uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur---------Meydana gelen trafik kazasında tarafların kusurunu tespit etmek amacıyla mahkememiz tarafından heyet halinde alınan 27/11/2021 tarihli rapor ile 01/05/2022 tarihli ek rapor ve 26/10/2023 tarihli ek rapor uyarınca; davalı sürücü ------- meydana gelen trafik kazasında %100 oranında kusurlu bulunduğu, davacıya atfı kabil bir kusurun olmadığı tespit edilmiştir.
Yaralanan davacı, asgari ücret dışında bir gelirinin olduğunu ispat edemediğinden aktüerya bilirkişisi tarafından tazminat hesaplamaları sırasında 26/10/2023 tarihli 2.ek rapor uyarınca güncel asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılmıştır.
Haksız bir eylem sonucunda bedensel zarara uğrayan bir kişinin, maddi tazminat talebinde bulunması halinde, uğranılan zararın miktarının tespiti bakımından kişinin kaza tarihindeki gerçek gelirinin ne olduğu hususundaki tespit esaslı unsurlardan biri olduğundan, böyle bir davada, mahkemece davacının kaza tarihi itibariyle mesleği ve gelirinin ne olduğu doğru biçimde tespit edilmelidir.
Kişinin herhangi bir işi yoksa bu durumda gelir asgari ücret olarak kabul edilerek buna göre hesaplama yapılmalıdır. Eğer davacının gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, diğer bir anlatımla herhangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. ----- uygulamalarına göre gelir durumunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir.
Bunun kanıtlanamaması halinde ise tazminatın hesaplanmasında asgari ücretin esas alınacağı kabul edilmektedir. Sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden; aktüerya bilirkişisi tarafından 26/10/2023 tarihli 2.ek raporda rapor tarihi itibariyle yürürlükte bulunan asgari ücret göz önüne alınarak davacının sürekli iş göremezlik zararının 926.573,96 TL olduğu tespit edilmiştir.
Ancak davalılardan aracın ----- sigorta şirketi olan -------- tarafından poliçe limiti olan 360.000,00 TL'lik kısımdan 333.595,58 TL'nin mükerrer ödeme olmaması için mahsup edilmesi sonucu davacının 592.728,38 TL'lik sürekli iş göremezlik zararının olduğu sonucuna varılmıştır.
Davalı ------ poliçe limiti dahilinde eksik ödediği 26.404,42 TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu, bunun yanında ---- poliçe bedeli olan 100.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.Tıbbı malzeme yönünden yapılan inceleme sonucu;
davacının geçirdiği kaza sonucu bakıcı, tedavi ve protez giderinin heyetteki uzman doktor hesaplaması uyarınca 154.558,40 TL olduğu anlaşıldığından talebinin karşılar şekilde talebinin kabulüne dair karar verilmesi gerekmiştir.TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak,
zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir."TBK’nın 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.
O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir.Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır.
Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak,
meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede ise; meydana gelen trafik kazasında davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olması, davacıya atfı kabil herhangi bir kusurun olmaması ve bunun yanında davacının dosya içerisindeki ------tarihli raporu uyarınca 30/03/2013 tarihli yönetmelik gereği %40 oranında malul kaldığı,
iyileşme süresinin 6 ay sürebileceği nazara alınarak tarafların sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen trafik kazası sonucu davacının elem ve ızdırap duygusunu bir nebze olsun hafifletebilmek, paranın alım gücü göz önüne alınarak davacının bundan sonraki yaşamında zorlanacağı anlaşılmakla manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/383, K. 2023/1095, 27 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama