KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/220
- Karar No
- 2022/730
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2022
Karar Metni
849 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/220 Esas
KARAR NO: 2022/730
DAVA
3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 26/06/2020
KARAR TARİHİ: 20/09/2022
Mahkememizde görülen 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davalı şirketin ---- Esas sayılı icra takip dosyasının alacaklısı, dava dışı -----ise takip dosyasının borçlusu olduğunu, müvekkili şirketin bu takip dosyası yönünden üçüncü şahıs durumunda olduğunu, davalı şirketin alacaklısı olduğu ---- dosyasında üçüncü şahıs olan müvekkili şirkete gönderdiği ve ---- tarihinde tebliğ alınan üçüncü haciz ihbarnamesinde İİK m.89 hükmü uyarınca daha önce birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin tebliğ edildiği ve yasal süresinde haciz ihbarnamelerine itiraz edilmediği için takip borçlusu olan dava dışı ---- müvekkilinden ----- alacaklı olduğu ve bu borcun müvekkilinin zimmetinde sayıldığını,
bu haciz ihbarnamesine konu borcun ------ gün içinde icra dosyasına ödenmesi veya bu süre zarfında İİK m.89 hükmü uyarınca takip borçlusuna karşı borçlu olunmadığının tespiti için dava açılması ve icra takip dosyasına bu durumun bildirimi gereği ihtar ve tebliğ edildiğini, müvekkiline tebliğ edilen üçüncü haciz ihbarnamesinde daha önce -------haciz ihbarnamelerinin müvekkili şirkete tebliğ edildiği ifade edilmiş ise de,
söz konusu birinci ve ikinci haciz ihbarnamesi tebliğlerinin usulsüz olması ve şirket adına tebligatları kabul yetkisi olmayan bir kişiye tebliğ edilmiş olması nedeniyle ilk iki haciz ihbarnamesine muttali olunmadığını ve cevap verilemediğini, usulsüz tebliğ edilen haciz ihbarnamelerine karşı icra hukuk mahkemesinde adına tebliğ edilen -------haciz ihbarnamesine karşı mahkememiz nezdinde İİK m.89 hükmü gereğince menfi tespit davası ikame etme gereği doğduğunu beyanla davanın kabulüne ve müvekkili şirketin İİK m.89 hükmü uyarınca davalının alacaklı olduğu ----- takip dosyasından gönderilen haciz ihbarnameleri nedeniyle,
müvekkilinin takip borçlusu olan dava dışı -------- herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, davalının haciz ihbarnamesine konu alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Öncelikle davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davalı şirketin adresinin-----Adliyesi yetki sınırlarında olduğunu, yetkili mahkemenin------ Mahkemeleri olduğunu, davacıya yapılan tebligatların usulsüz olmadığını ve gerekçelerinin İcra Hukuk Mahkemesine sunulan cevap dilekçesinde belirtildiğini, davacının ihtarlara itiraz etmesinin sebebinin borçlu taraf ile davacı şirket arasında ticari ilişkinin bulunması ve vergi kayıtlarında tespit edildiği üzere davacının borçlu şirkete borcunun bulunmasında kaynaklı olduğunu, -----İİK.
89/1 haciz ihbarının, --- tarihinde, şirket yetkilisinin toplantıda olması nedeni ile birlikte sürekli çalışanı ---- tarihinde yine aynı çalışana, İİK.
89/3 ihbarının ---- tarihinde yine muhatabın toplantıda olması nedeni ile aynı çalışana ------- tarihinde yapıldığını, davacının aynı çalışana ve usulüne uygun olarak yapılan tebligatlardan itiraz süresini geçirdiği ilk ikisinin usulsüz olduğunu, üçüncüsünün ise usulüne uygun olarak davacıya ulaştığını ileri sürdüğünü, davacının iddiasının yerinde olmadığını, tebligatların farklı zamanlarda, aynı çalışana yapılmış olması,
işyerinde bu çalışanın, bu konularda görevlendirilmiş çalışan olduğunu açıkça gösterdiğini, davacı şirketin kanun gereğince icra dosyasına ödeme yapması gerektiğini, davacı şirket ile borçlu şirket arasında ticari ilişki mevcut olup, İİK.
89/1 haciz ihbarının tebliğ edildiği ---- tarihinden önceye ait tüm -----celbi ile bu durumun sabit olacağını, davacı, dava dilekçesinde borçlu şirket ile ----yılında ticari ilişkilerinin bulunduğu ve ------ tasfiye edildiği belirtilmiş olup, borçlu şirketin hizmet bedeli olarak kesmiş olduğu faturalara ilişkin olarak, borçlu şirkete ödeme yaptıklarına dair bir beyan veya belgenin dava dilekçesinde yer almadığını, davacı şirketin borçlu şirkete fatura bedellerini İİK.
89/1 ihtarından önce ödemiş olduğunu banka kayıtları ile ispatlaması gerektiğini, davacı şirkete gönderilen İİK.89/1 ihtarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edildiğini ve davacının süresinde itiraz etmediği için iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını beyan ettiklerini, bu nedenle iş bu davanın açılmasında davalı-alacaklı şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen tarafın da yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağının açık olduğunu beyanla yetki itirazlarının kabulüne, Bakırköy Mahkemeleri yetkili olduğu için yetkisizlik kararı verilmesine, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, icra dosyasından gönderilen haciz ihbarnamelerinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine yönelik olarak İ.İ.K 89. maddesi kapsamında açılan menfi tespit davasıdır.
Dava basit yargılama usulüne tabi olup, teati aşaması tamamlandıktan sonra deliller toplanmış, bilirkişi raporu alınarak yargılama sonuçlandırılmıştır.
İcra dosyası ile ------ sayılı dosyaları celp edilmiş, taraflarca dosyaya sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.
Dosyaya celpedilen----- esas sayılı Kararıyla özetle; davacı şirketin -----Haciz ihbarnamelerinin gönderilmesine ilişkin icra memurluğunca gerçekleştirilen işlemlerin işlemlerin iptaline ilişkin şikayetinin kabulüne, ---------esas sayılı takip dosyasında davacıya gönderilen İİK 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verildiği, kararın İstinaf ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davamızın konusunun ---- Haciz ihbarnamesi nedeniyle davacı şirketin davalıya borçlu bulunmadığının tespitine ilişkin olup ------- Haciz ihbarnamesinin yukarıda açıklandığı şekilde iptal edilmiş olmakla davamızın da konusu kalmamış olup bu nedenle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş, ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/220, K. 2022/730, 20 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama