KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/388
- Karar No
- 2024/296
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
Karar Metni
1.447 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/388 Esas
KARAR NO:2024/296
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/06/2021
KARAR TARİHİ:20/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkin kapsamında davacı şirketin davalı şirkete toplam 73 adet fatura düzenlediğini, faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edildiğini ancak davalının davacıya herhangi bir ödeme yapmadığını, davacının faturalara konu alacakların tahsili amacı ile-------- nolu dosyasından davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, davalının iş bu takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının icra takibindeki borca ve işlemiş faiz alacağına ilişkin itirazının iptaline karar verilmesini talep ettiklerini,
haklı davalarının kabulüne, davalı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına, davalı tarafın icra takibine konu asıl alacağının %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, görev, zamanaşımı, husumet yönünden itirazlarının oldukları, davacı ile davalı şirket arasında ocak 2014 yılı ile aralık 2014 yılı arasında ticari ilişkinin olduğunu, davacının iddia ettiği 73 adet fatura alacağı makbuz karşılığı olan ödemelerle ve banka vasıtasıyla yapılan ödemelerle tümünün kapatıldığını, davalının davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, 7 yılı önceye ait alacağın bekletilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davalının 2019 yılının sonu itibariyle faaliyetini yasal olarak terk ettiğini, tüm kayıt ve belgelerin uhdelerinde bulunduğunu,
yetki itirazlarının kabulü ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, haksız başlatılan icra takibi nedeniyle asıl alacağın %20'sinden az olmamam kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE;Dava, faturaya dayalı başlatılan ilamsız takibe karşı itirazın iptali davasıdır.Her iki taraf arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından imalatı yapılan çelik kapıların teslim edilmesine rağmen, 73 adet faturaya dayalı ödemelerin yapılmadığı gerekçesiyle faturaya dayalı ilamsız takip başlatılmıştır. ---- sayılı takip dosyasının incelenmesi sonucu; davacı ----- tarafından davalı ----- hakkında 73 adet fatura için 28.10.2020 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı tespit edilmiştir.Uyuşmazlık; taraflar arasındaki ticari ilişki sonucu davacı tarafın çelik kapıların imalatını yaparak,
davalı tarafa teslim edip etmediği, bunun karşılığı olarak da davalı tarafında ödeme yapıp yapmadığı, davacı tarafın faturalara dayalı olarak başlattığı takibin haklı olup olmadığı, alacağının bulunup bulunmadığı hususlarıdır.
Taraflar arasındaki ihtilafın çözümlenmesi için talimat yoluyla davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine ilişin 20.07.2022 tarihli SMMM raporu uyarınca; davalının 2014 yılına ilişkin ticari defter ve kayıtlarının açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu ve birbirini teyit ettiği, bu haliyle davalı taraf lehine delil kabiliyetinde bulunduğu, davacı imalatçı ve satıcı firma tarafından toplamda 91 adet faturaya dayalı 4.628.784,77 TL tutarında mal satışının yapıldığı, bunun karşılığı olarak da davacı alıcı firma tarafından banka havale yoluyla 01.01.2014 ile 31.12.2014 tarihleri arasında 3.125.950,00 TL'lik ödeme yapıldığı,
bunun yanında diğer banka havale yoluyla 122.000,00 TL'lik ödeme yapıldığı, 31.10.2014 tarihinde fatura ile 500.000,00 TL'lik mal iadesinin yapıldığı anlaşılmıştır. Takibe dayanak kabul edilen 73 adet faturadan toplam değeri 170.156,000 TL tutarlı 5 adet faturanın kaydına davalının ticari defter ve kayıtlarında rastlanmadığı anlaşılmıştır.
Davalı alıcı firmanın usulüne uygun olarak tutulan ticari defter ve kayıtlarına göre 31.12.2014 tarihi itibariyle davacıya herhangi bir borcunun olmadığı, alınan malların bedelinin tamamının 4.628.784,77 TL olduğu, yapılan ödemeler ve bunun yanında 500.000,00 TL'lik mal iadesi faturası ve 880.834,77 TL'lik elden ödeme makbuzları ile birlikte toplamda 4.628.784,77 TL'lik ödemenin yapıldığı ve bu haliyle herhangi bir borcunun olmadığı tespit edilmiştir.Mahkememiz tarafından davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu.
2014-2015 yıllarına ilişkin ticari defterlerin TTK 64,66 maddeleri ve VUK 220-226 maddeleri uyarınca Elektronik Defter Genel Tevdine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı ancak defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığı mali bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının, kayıt nizamı bakımından VUK'nun 215-219.hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tevdine uygun olmadığı ve bu halinde de davacı taraf için lehine delil kabiliyeti bulunmadığı tespit edilmiştir.
Mali bilirkişinin tespitleri uyarınca, 2014 yılına ilişkin yevmiye defterinin incelemesinin yapılmasının mümkün olmadığı tespit edilmekle, davacının 2015 ticari defter ve kayıtlarında da davalı taraf ile ilgili herhangi bir kaydın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Sadece davacı tarafın 2014 yılına ilişkin muavin raporunun incelenmesi ile davalı ---- aralarında bir kısım faturalar düzenlendiği, karşılıklı ödemelerin yapıldığı ve ticari ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.
Davacı imalatçı satıcı firma tarafından 73 adet faturaya dayalı ilamsız takip başlatılmasına rağmen, davacı tarafın muavin raporu uyarınca toplam değeri 165.200,00 TL tutarlı 3 adet faturanın kendi kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiştir. Bu 3 adet faturanın davalı alıcı firmanın kayıtlarında da olmadığı tespit edilmiştir.
Davacı tarafın sunduğu 2014 yılına ilişkin yevmiye defterinin incelenme kabiliyetinin bulunmadığı gibi 2014 yılı muavin raporunda da eksik kayıtların olduğu anlaşılmıştır. Davalı alıcı firmanın sunmuş olduğu çelik kapıların ödemelerine ilişkin banka dekontlarının davacı tarafından sunulan 2014 yılı muavin raporu ile örtüşmediği tespit edilmiştir.
Muavin raporundaki bankadan gelen havale toplamının 480.130,00 TL olduğu, tahsilat makbuzları ile yapılan tahsilatın ise 824.100,00 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak davalı alıcı firmanın sunmuş olduğu bir kısım banka havale ödemeleri ile toplam bankadan yapılan tahsilatın 3.247.950,00 TL olmasına rağmen, davacının sunduğu muavin raporuna göre bu ödemelerden sadece 480.130,00 TL'lik kısmı görülmekte geriye kalan 2.767.820,00 TL'lik kısmına ilişkin ise herhangi bir kayıt tespit edilememektedir.
Yapılan yargılama sonucu; davacının imalatçı-satıcı sıfatıyla, davalı tarafında alıcı sıfatıyla taraflar arasında çelik kapı imal edilerek faturaya dayalı olarak satışının yapıldığı, her iki tarafında ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, davalı tarafın talimat yoluyla incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre uyuşmazlık yolu olan 2014 yılına ilişkin ticari defter ve kayıtlarının yani Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir'in TTK 64,66 ve VUK 220-226 maddelerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin yerinde olduğu ve birbirini doğruladığı,
Yapı Kredi Bankası tarafından 01.01.2014 ile 31.12.2014 tarihinde 3.125.950,00 TL'lik, ---------- banka havale yoluyla ödeme yapıldığı, bunun yanında 500.000,00 TL'lik mal iadesinin faturalı olarak yapıldığı ve 880.834,77 TL'lik tediye makbuzları ile de elden yapılan ödemeler toplamı ile birlikte toplam borç miktarı olan 4.628.784,77 TL'lik kısmın tamamının ödendiği tespit edilmiştir.
Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu 2014 yılı Yevmiye Defterinin 100 sayfa olarak tasdik edilmesine rağmen 155 sayfa olarak tasdiksiz sayfalara dökümler yapılması nedeniyle incelenmesinin mümkün olmadığı ve bu haliyle de davacı taraf lehine delil kabiliyetinin bulunmadığı, 2014 yılı muavin raporunda da eksik kayıtların olduğu, davalı tarafın dosyaya sunduğu banka havale yoluyla gönderilen ödemelerin sadece 480.130,00 TL'lik kısmının ödeme olarak yer aldığı, geriye kalan 2.767.820,00 TL'lik kısmının kayıtlarda hiç yer almadığı tespit edildiğinden davacı tarafın defter ve kayıtlarına itiraz edilmemiştir.
Bunun yanında diğer bir ihtilaf konusu olan husus ise 880.834,77 TL'lik Tediye Makbuzlarının yani elden ödeme makbuzlarının davacı tarafından kabul edilmemesidir. Ancak yine davacı tarafın 2014 yılına ilişkin muavin defter dökümünde davalıdan yapılmış olan tahsilat makbuzlarının toplamının 824.100,00 TL olarak geçtiği tespit edilmiştir.
Sonuç olarak, 73 adet faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız takip sonucu bedelin 165.200,00 TL olan 3 adet faturanın her iki tarafında kayıtlarında yer almadığı, bunların çıkartılması sonucu toplam 70 adet fatura toplamı olan 3.103.553,40 TL'lik faturanın her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı,
yargılamada esas alınan davalı tarafın 2014 yılındaki usulune uygun olarak tutulan ticari defter ve kayıtlarına göre banka havale ödemeleri, mal iadesi faturası ve 877.334,77 TL'lik elden ödeme ile herhangi bir borcunun olmadığı her ne kadar davacı 2014 yılındaki Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir kayıtlarının açılış ve kapanış tasdikleri tam ise de Yevmiye Defterine kapanış tasdikinden sonra da 55 sayfa olacak şekilde kayıt yapılmaya devam edildiği ve bu haliyle de Yevmiye Defterinin incelenmesinin mümkün olmadığı,
2014 yılı Muavin Raporununda eksik kayıtların bulunduğu ancak bir diğer ihtilaf konusu olan tediye makbuzlarına ilişkinde davalı tarafın kayıtlarında 880.834,77 TL olarak yer alan elden ödeme bedelinin davacı tarafın Muavin Defter dökümünde 824.100,00 TL olarak yer aldığı ve bu haliyle taraflar arasında elden ödemelerinde olduğu anlaşıldığından davalı tarafın usulune uygun olan 2014 yılı ticari defter ve kayıtlarına göre taraflar arasında çelik kapı satışı sonucunda herhangi bir borcun olmadığı tespit edilmekle açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/388, K. 2024/296, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama