KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi Karar No 2024/480
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/390 Esas
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 17/11/2020
- Numarası
- 2018/23 E. - 2020/623 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 07/03/2024
Karar Metni
1.508 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı takip dosyası ile ... seri numaralı 20/09/2017 tarihli 125.000,00 TL bedelli çekin dayanak gösterilerek icra takibi başlatıldığını, işbu çekten dolayı davacının borcunun bulunmadığını, icra takibine konu edilen çekin çalınması sebebiyle davalı şirket uhdesine geçtiğini ve davalı ....'ye ciro yoluyla devredildiğini, ancak icra takibine konu edilen çekin müvekkilinden çalınmış olması sebebi ile işbu çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, beyanla, öncelikle sahte imzalı çekin dayanak yapıldığı İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası hakkında tedbir kararı verilerek takibin durdurulmasına, davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı takibin iptalini ve bu takip nedeniyle müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, davalıların haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili zarara uğratmak amacıyla birlikte hareket ettiklerinin kabulü ile davalılar aleyhine %40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava konusu çek ile alakalı müvekkili şirket ile davacı tarafın anlaştıklarını, taraflarınca açılmış olan icra takibinden feragat edildiğini, icra dosyasında harcın ödendiğini, davacı tarafın zarara uğramaması için hacizlerin kaldırıldığını, müvekkili şirketin hiçbir alacak talep etmeden çekin davacı tarafa iadesine muvaffakat ettiğini, çekin alınıp davacıya iade edildiğini, bu nedenle sulh olmaları sebebi ile davanın konusuz kaldığını, bu nedenlerle davanın redine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı/alacaklı ... vekili tarafından dava konusu çeke ilişkin icra takibinden feragat edildiğinden işbu davanın konusuz kaldığını, müvekkil şirketin 20 yıla yakın geçmişiyle Türkiye'nin otomatik tanımlama ve veri toplama sektörünün öncü şirketlerinden biri olduğunu, davacının müvekkil şirketi kötü niyetli göstermeye yönelik beyanlarının hatalı olduğunu, davacının kötü niyet tazminatına ilişkin talebinin yerinde olmadığını beyanla, davacının hukuki yararı bulunmadığından ve dava konusu çeke ilişkin icra takibinden feragat edildiğinden dava konusuz kaldığından davanın reddine,
aksi halde davacının asılsız ve mesnetsiz iddialarına katılmamakla birlikte işbu davanın reddine, alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle doğan zararlarının alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla karşı tarafa yüklenerek tazmin edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece. "Davanın KABULÜ İLE;İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E takip dosyasına konu ...
Ataşehir Şubesi ... nolu 20/09/2017 keşide tarihli 125.000 TL bedelli çek nedeni ile davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacı adına sahte imza ile tedavüle sokulan çekin ilk lehtarının davalı ... Personel ... Şirketi olduğu, imzanın sahte olduğunun bilmesi gerektiği, davaya konu mezkur çekin cirantası olan diğer davalı ... Grup Promosyon ... Şirketi ile davalı ...
Personel şirketi arasında birlikte hareket ederek davacının zararına hareket edildiğinin ispat edilemediği anlaşılmakla, çek bedeli olan 125.000 TL'nin %20 si olan 25.000 TL'nin davalı ... Personel şirketinden kötü niyet tazminatı olarak alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalı ... yönünden koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatının reddine, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı ... vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından eksik inceleme ürünü olan bilirkişi raporu yönünde hüküm kurulduğunu, Davacı ...'nin imzaları yönünden yapılan incelemede, davacının birçok imzasının çek üzerindeki imza ile kıyaslama yapılarak detaylı rapor tanzim edildiğinin belirtildiğini, oysa ki bilirkişi raporunda inceleme konusu olan davacıya ait imzalar yönünden birçok farklılığın olduğunu, mezkûr raporda incelemeye konu imzalar 2 farklı eğime sahip olduğunu,
09/03/2020 tanzim tarihli bilirkişi raporunun ekinde sunulu imza örneklerinin bazıları sola eğimli, diğerleri de dikey doğrultuda olduğunu ve bunun yanında ebat yönünden de 2 farklı imzanın mevcutluk gösterdiğini, davacının bazı imzalarında sadece "M" harfi var iken bazı imzalarında ise "M" harfini takip eden "A" harfi de bulunduğunu, bu hale göre davacının imzaları arasında birlik sağlanmadığını ve eğim, seyir, baskı, tersim, hacim, süreklilik, doğrultu yönünden farklılıkların bulunduğunu,
nitekim bilirkişi raporunda da "...Davacı ...'ye ait karşılaştırma imzalarının kendi aralarında değişik varyasyonlar gösteren imzalar oldukları görülmüştür.." şeklinde görüş ve kanaate varıldığını, kabul mânâsına gelmemek kaydıyla bir an için çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı düşünülse dâhi davacının el ürünü olduğu yönünde kuşku bulunmayan kurum ve kuruluşlardan gelen imza örneklerinin birçok yönden birbirinden farklı oldukları da gözle görülür boyutta olduğunu, tüm bu hususlarda.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14/06/2017 tarih ve 2017/1682 E., 2017/1194 K. sayılı "...davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur.
Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekmektedir..." şeklindeki ilâmında da konusuz kalan dava hakkında tespit hükmü niteliğinde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği belirtildiğini savunmuş ve yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap:Davacı vekilinin istinafa cevap mahiyetinde dosya arasına dilekçe sunmadıkları görüldü.
Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK 72. Maddesine dayalı icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı tarafından başlatılan icra takibinin dayanağı olan 20/09/2017 tarihli 125.000,00 TL bedelli çekin çalındığını, üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, İstanbul ....
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibin iptalini ve bu takip nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf, icra takibinden feragat edildiğini, çekin davacıya iade edildiğini, davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında alacaklısının davalı ... şirketi, borçlularının ise, davalı ...
Personel şirketi ile davacı ... olduğu, ... Ataşehir Şubesi ... no'lu, 20.09.2017 keşide tarihli, 125.000,00 TL bedelli, keşidecisi davacı ..., lehdarı davalı ... Personel olan çeke istinaden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, eldeki dava açıldıktan sonra takip alacaklısı tarafından alacaktan feragat edildiği görülmektedir.
Dosyada mevcut 09/03/2020 tarihli bilirkişi raporu ile, çekteki keşideci imzasının davacı ...'nin eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
Dosya kapsamına göre; dava konusu çek nedeniyle çek hamili alacaklı ... şirketi tarafından takip yapıldığı, bilahare takipten davacı borçlu keşideci yönünden feragat edildiği ve davaya konu çekin davacıya iade edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı, bu durumun mahkemece resen gözetilmesi gerektiği, davanın konusuz kalması halinde, artık dava hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek kalmadığından, her iki tarafın da davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararı bulunmadığı,
mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla esas hakkında karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2020/7586-K. 2022/2822,T.
5.4.2022 "Dava, davacı aleyhine kambiyo senedine istinaden girişilen takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir... icra dosyasına yansıyan 28/04/2017 tarihli davalının dilekçesi ve icra tutanaklarından da anlaşılacağı üzere davalı ( alacaklı ) tarafça, davacı hakkındaki icra takibinden feragat edilmiştir.
Bu durumda davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından ve bu husus mahkemece re'sen gözetilecek bir hal olmakla, Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı gerekçe ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir."Diğer yandan, davacı adına sahte imza ile tedavüle sokulan çekin ilk lehtarının davalı ...
Personel Şirketi olduğu, yüz yüzelik ilkesi gereği imzanın sahte olduğunu bilmesi gerektiği, anlaşılmakla, çek bedeli olan 125.000,00 TL'nin %20'si olan 25.000,00 TL'nin davalı ... Personel şirketinden kötü niyet tazminatı olarak alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... Grup yönünden koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatının reddine dair kurulan hüküm fıkralarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı ... vekilinin İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/390, K. 2024/480, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama