İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/621 K.2022/1068

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2021/621Karar2022/1068Tarih15 Aralık 2022Okuma15 dk · 3.038 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/621
Karar No
2022/1068
Karar tarihi
15 Aralık 2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.038 kelime·15 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2021/621 Esas

KARAR NO : 2022/1068

DAVA

Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)

DAVA TARİHİ : 13/09/2021

KARAR TARİHİ : 15/12/2022

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı banka arasında

25.04.2016 tarihinde ticari nitelikli genel kredi sözleşmesinin akdedildiğini, davalı bankanın

12.03.2021 tarihinde müvekkil şirketin herhangi bir talebi ya da onayı olmamasına rağmen

kredi limitini güncellediğini ve müvekkil şirketin davalı banka nezdindeki

----- IBAN numaralı hesabından kredi kullandırım ve tahsis ücreti

adı altında 5.250 TL tahsil ettiğini, müvekkil şirket hesabından tahsil olunan bedele ilişkin

müvekkili şirkete herhangi bir bilgi de verilmediğini, müvekkil şirketin, banka ile iletişime

geçtiğini ve söz konusu haksız ve hukuka aykırı olarak kesilen bedelin iadesini, gerekirse

bankanın herhangi bir talep olmadan yaptığı limit güncelleme işlemini iptal etmesini talep

ettiğini, ancak davalı banka tarafından müvekkili şirketin bu talebine ilişkin herhangi bir olumlu

yanıt verilmediği gibi kredi kullandırım ve tahsis ücreti adı altında müvekkil şirket hesabından

tahsil olunan bedelin detayları hususunda da herhangi açıklama da yapılmadığını, netice itibari

ile somut olayda tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle

ilgili olması nazara alındığında, uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olduğunu, bu nedenle,

------ arabuluculuk numarası ile 30.07.2021 tarihinde arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığını, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde davalı banka ile herhangi bir anlaşma sağlanamamış olduğunu, nihai olarak davalı

banka tarafından, herhangi bir talep olmaksızın ve herhangi bir bilgilendirme de yapılmaksızın

müvekkili şirket hesabından kredi kullandırım ve tahsis ücreti tahsil edilmesinin haksız ve

hukuka aykırı olduğunu ve bu bedelin iadesi amacıyla mahkeme nezdinde dava açma

zorunluluğunun hasıl olduğunu, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde yer alan, kredi

sözleşmesine ilişkin her türlü mali yükümlülüğün müvekkili şirkete ait olduğu yönündeki

hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, Türk Borçlar Kanunu’nun 20. maddesine

göre, genel işlem koşullarının, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki

benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu

sözleşme hükümleri olduğunu, Kanun’un 21. maddesinde de karşı tarafın menfaatine aykırı

genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesinin, sözleşmenin yapılması sırasında

düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini

öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlı olduğu, aksi

takdirde genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağına hükmedildiğini, somut uyuşmazlık

da ise taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin davalı bankanın ileride çok

sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla tek taraflı olarak hazırladığı bir sözleşme

olduğunu ve bu sözleşme içeriğindeki hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu,

davalı bankanın genel kredi sözleşmesinin imzası aşamasında, müvekkili şirkete sözleşme

hükümlerini herhangi bir şekilde müzakere imkanı tanımadığını ve sözleşme hükümlerine

ilişkin herhangi bir bilgilendirme de yapmadığını, izah olunan nedenlerle, taraflar arasındaki

genel kredi sözleşmesinde yer alan kredi sözleşmesine ilişkin her türlü mali yükümlülüğün

müvekkili şirkete ait olduğuna dair hükümlerin de genel işlem koşulu niteliğinde olduğundan

genel işlem koşullarının yazılmamış sayılmasının gerekeceğini, Yargıtay kararında da, genel

işlem koşullarının denetiminin hem tüketiciler hem de tacirler için geçerli olduğu ve sözleşme

hükmünün genel işlem niteliğinde olması halinde bu hükmün yazılmamış sayılması ve varsa

davacıdan kesilen fazla masrafların iadesine karar verilmesinin gerektiğine hükmedildiğini,

müvekkili şirket tarafından, kredi limitinin güncellenmesine ilişkin davalı bankaya herhangi bir

talep iletilmemiş olduğunu, bankanın herhangi bir talep olmaksızın yaptığı limit güncelleme

işlemine istinaden kredi tahsis ve kullandırım ücreti tahsis etmesinin ilgili mevzuat gereği

hukuka aykırı olduğunu, ------ sayılı Tebliğ’in 9. maddesinde, bankaların

ticari müşterilerden alabileceği kredi kullandırım ve tahsis ücretine ilişkin esasların

düzenlenmiş olduğunu, bu maddenin ikinci fıkrasına göre tahsis edilen toplam kredi limiti

değişmediği veya limit güncelleme talebi ticari müşteriden gelmediği müddetçe kredi tahsis

ücreti alınamayacağının hüküm altına alındığını, müvekkili şirket tarafından kredi limitinin

güncellenmesine ilişkin herhangi bir talepte bulunulmamış olduğunu, davalı bankanın

müvekkili şirketin herhangi bir talebi olmamasına rağmen kredi limitini güncellediğini ve kredi

kullandırım ve tahsis ücreti tahsil ettiğini, mezkur düzenleme nazara alındığında, davalı banka

tarafından müvekkili şirket hesabından yapılan kredi kullandırım ve tahsis ücretine ilişkin

kesintinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, izah olunan nedenlerle söz konusu bedelin

müvekkili şirkete iadesinin gerekmekte olduğunu, davalı bankanın, kredi sözleşmesi

kapsamında sunulacak ürün ve hizmetler kapsamında tahsil edilecek ücret kalemlerine ilişkin

bilgi formu düzenleme zorunluluğunun bulunduğunu, ancak davalı bankanın müvekkili şirket ile tahsil edilecek ücret kalemlerine ilişkin herhangi bir bilgi formu paylaşmadığını, Tebliğ’in

“Bilgilendirme Esasları” başlıklı 5. maddesinin 5. fıkrasında, ticari müşterilerle yapılacak

sözleşmelerde, sözleşme kapsamında sunulacak ürün ve hizmetler karşılığında tahsil edilecek

ücret kalemlerinin adı ve tanımı ile azami ve varsa asgari tarifesini içerecek şekilde

bilgilendirme formunun hazırlanmak zorunda olduğunu ve bilgilendirme formu sözleşmenin

ayrılmaz bir parçası olduğunun hüküm altına alındığını, maddenin devamında ise bilgilendirme formunun ticari müşteriye, yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı yoluyla iletileceğinin

belirtildiğini, Tebliğ’in 5. maddesinin 10. fıkrasında ise ticari müşterinin bilgilendirilmesine

ilişkin yükümlülüklerin yerine getirildiği hususunda ispat yükünün de bankaya ait olduğu

hususunun düzenlendiğini, ancak müvekkili şirket ile kredi sözleşmesi ekinde, sunulacak ürün

ve hizmetler karşılığında tahsil edilecek ücret kalemlerine ilişkin herhangi bir bilgilendirme

formunun paylaşılmadığı gibi, sonrasında da müvekkil şirkete herhangi bir bilgilendirme

içerikli doküman da iletilmediğini, ayrıca kredi sözleşmesi içeriğinde de sözleşme kapsamında

sunulacak ürün ve hizmetler karşılığında hangi ücret kalemlerinin tahsil edileceği ya da ücret

kalemlerinin tarifesine ilişkin herhangi bir bilginin mevcut olmadığını, davalı bankanın,

sunulacak ürün ve hizmetler karşılığında tahsil edilecek ücret kalemlerine ilişkin herhangi bir

bilgi paylaşmadığı gibi, müvekkil şirketin bilgisi dahilinde olmayan limit güncelleme işlemi

sonrasında da müvekkili şirkete herhangi bir bilgilendirme yapmadığını, nitekim müvekkili şirketin, hesabından tahsil olunan bedelden hesap ekstresinin incelenmesi neticesinde haberdar

olduğunu, müvekkili şirketin, davalı banka ile konuya ilişkin iletişime geçtiğini, ancak davalı

banka tarafından tahsil olunan bedelin detayları hususunda da herhangi bir açıklama

yapılmadığını, açıkça görüldüğü üzere, davalı banka tarafından, bilgilendirme yükümlülüğünün

de yerine getirilmemiş olduğunu ve müvekkili şirket hesabından hukuka aykırı şekilde kredi

kullandırım ve tahsis ücreti tahsil edildiğini, müvekkili şirketin hesabından kredi kullandırım ve

tahsis ücreti adı altında yapılan tahsilatın haksız ve hukuka aykırı olduğu iddiaları baki olmakla

birlikte, tahsil olunan bu bedelin yüksek oranlar nazara alınarak hesaplandığını, bu nedenle

müvekkili şirketin hesabından tahsil olunan bedelin fahiş olduğunu, davalı banka tarafından

tahsis edilen işlemin bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, izah olunan hususlar

ve mahkemece resen nazara alacağı hukuki gerekçelere binaen fazlaya ilişkin talep ve dava

hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile müvekkili şirket hesabından kredi kullandırım

ve tahsisi ücreti adı altında, hukuka aykırı şekilde tahsil olunan 5.250 TL bedelin, 12.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkili şirkete iadesine, vekalet ücreti ile

yargılama giderinin de davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının kendisinden tahsil edilen 5.250

TL kredi kullandırım ve limit tahsis ücretinin haksız olduğu iddiasıyla Sayın Mahkemeye

başvurduğunu ve söz konusu tutarın kendisine iadesini talep ettiğini, davacının haksız ve

hukuka aykırı iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davacının müvekkili bankanın ticari

kredili müşterisi olduğunu ve davacı ile müvekkili banka arasında ticari nitelikteki genel kredi

sözleşmesinin akdedildiğini, taraflar arasındaki kredi ilişkisinin Türk Ticaret Kanunu gereğince

ticari bir iş olduğunu, bu sebeple davacı ile müvekkil banka arasındaki ilişkiye, genel

hükümlerden önce ticari teamüllerin uygulanmasının gerekecek olduğunu, tacir sıfatına haciz

davacının genel işlem şartı iddiasında bulunamayacağının açık olduğunu, müvekkil banka ile

------- numaralı müvekkili banka müşterisi davacı arasında 25.04.2016 tarihli ve 2.000.000

TL tutarlı genel kredi sözleşmesinin akdedildiğini, davacının tacir olduğunun ve ticari kredi

kullandığının sabit olduğunu, davacı müvekkil bankadan kullanmış olduğu ticari kredi

nedeniyle tahsil edilen bedelin iadesini talep etmekte olduğunu, davaya konu kredi ilişkisinin

gerek davacının gerekse müvekkili bankanın tacir olması sebebiyle, Türk Ticaret Kanunu’nun

3 ve 19. maddeleri gereğince ticari iş karinesine tabi olduğunu, Türk Ticaret Kanunu 1.

maddesinin 2. fıkrasında, ticari işlere uygulanacak olan hükümlerden bahsedildiğini, Yargıtay

kararında da görülebileceği üzere bankaların ticari krediler de müşterilerinden genel kredi

sözleşmesine istinaden krediye ilişkin ücretleri tahsil edebileceğinin açıkça belirtilmekte

olduğunu, bankaların, Türk Ticaret Kanununun 11'nci maddesine göre faaliyette bulunan

ticarethaneler olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun "Ücret isteme hakkı" başlıklı 20'nci

maddesinde, “Tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet

görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir” hükmünün bulunmakta olduğunu, bankaların,

verdiği her hizmet için bu hükme göre ücret, masraf alma hakkına sahip olduğunu, Bankacılık

Kanunu’nun 144. maddesinin verdiği yetkiye istinaden Bakanlar Kurulu, kredi ve mevduat

işlemlerinde faiz ve diğer menfaatleri belirleme yetkisini------- sıra numaralı tebliğinin 4. maddesinde "Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir.” şeklinde

düzenleme yaptığını, Tebliğin ilgili maddesinde görüldüğü gibi, ------ gerek kredi

kullandırma şartlarını, gerekse de masrafların niteliklerini ve sınırlarını tamamen kredi veren

banka ile müşterisinin inisiyatifine bıraktığını, davacı ile müvekkili banka arasında var olan

ticari iş sebebiyle, müvekkil bankanın, görmüş olduğu işlerden dolayı gerek aradaki genel kredi

sözleşmesi, gerek TTK ve sair mevzuat, gerek ticari örf ve adet gereğince gerekse Bankalarca

Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ ve işbu

tebliğin uygulama talimatına göre söz konusu kredi kullandırım ve limit tahsis ücretini tahsis

etmekte olduğunu, davacıdan yapılan tahsilatın bir kredi komisyonu ya da dosya masrafı

olmadığını, söz konusu tutarın, Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin

Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğe ve bu tebliğin uygulama talimatına göre ve müvekkili

bankanın ----- bildirdiği ve ilan edilen tutarlar çerçevesinde tahsil

edildiğini, davacı ile müvekkil banka arasında 25.04.2016 tarihli ve 2.000.000 TL tutarlı genel

kredi sözleşmesinin akdedildiğini, bu davanın konusunu oluşturan tahsilatın 2.000.000 TL

üzerinden yasal mevzuata uygun şekilde tahsil edildiğini, müvekkil banka tarafından yapılan

tahsilatın, 10.02.2020 tarihinde ------ tarafından hazırlanan Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Uygulama Talimatına uygun olarak müşterilerimizin ticari limitlerinden yılda 0.0025 oranını aşmayacak şekilde yasaya ve usule uygun olarak yapıldığını, limit tahsis ücretinin, bir kredi ücreti,

kullandırım ücreti, kredi komisyonu veya dosya masrafı olmadığını, dava konusunu oluşturan

limit tahsis ücretinin, müvekkili bankadan daha önce müşterinin kullandığı finansman (kredi)

ürünlerine istinaden olmayıp, müvekkili banka nezdinde güncel ve açık bulunan ticari nitelikli

finansman limitine istinaden alınmakta olduğunu, müvekkil bankaya bir limit başvurusu

yapıldığında, ilk tahsis sürecinden geçtikten sonra müvekkil banka tarafından yapılan

incelemeler sonucunda müşteri/şirket adına bir limit oluşturulmakta olduğunu, bu limitin

müşteriye tebliğ edildikten sonra finansman kullandırımlarının bu limit içerisinden kısmen veya

tamamen yapılabildiğini, teminat tiplerinin değiştirebildiğini, başka finansman ürünü

başvuruları için kullanılabilmekte olduğunu, bu ticari finansman limit kararının, daha erken

revize edilmesi talebi olmadığı durumlarda yılda bir defa revize edilmekte olduğunu, bu limit

kararının aktif olduğu sürece, müşterinin/şirketin müvekkili banka şubesine her geldiğinde,

portföy yöneticisini her aradığında, bazı ürünlerde herhangi bir tahsis sürecine de gerek

duymadan hemen finansman ihtiyaçlarını karşılayabilmesini sağlamakta olduğunu, bu aşamalar

ve hizmetlerin de bankalar tarafında bir inceleme ve personel maliyeti yaratmakta olduğunu,

inceleme yapılırken ----- gibi kurumlar ile yapılan genel finansman durumu sorguları için ücretler ödenmekte olduğunu, ticari finansman limiti boyutuna göre de bu maliyetlerin artmakta olduğunu, bütün bu anlatılanlar paralelinde limit tahsis ücretinin, bu hizmet ve maliyetin karşılığında alındığını, 10.02.2020 tarihinde------ yayınlan, Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve

Esaslar Tebliği’nde, ticari finansman limitinin on binde 25’i olarak belirlendiğini, limit tahsis

ücretinin, eğer aynı 12 aylık dönem içerisinde limitte yukarı yönlü bir revize olmamış ise,

yalnızca bir defa alınabildiğini, bu tebliğde belirtilen tutarların üzerinde veya tebliğde

belirlenen sürelerin üzerinde bir ücretin tahsil edilmemekte olduğunu, bahsi geçen Bankalarca

Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin

amacının da, bankaların ticari müşterileri ile gerçekleştireceği işlemlerde öngörülebilirliğin ve

şeffaflığın artırılması, kavram ve terim birliğinin sağlanması ve aşırı ücretlendirmenin

önlenmesi için, sunulan ürün veya hizmetler karşılığı alınabilecek ücretlerin tür ve nitelikleri

ile azami miktar ya da oranlarını ve bunlara ilişkin usul ve esaslarını belirlemekte olduğunu,

davacının 25.04.2016 tarihinde kullanmış olduğu kredisine ilişkin ilk limitin 2016 tarihinde

tahsis edilmiş olduğunu, sonrasında 6 defa limit revizesinin yapıldığını, son limit revize

tarihinin 29.04.2020 olduğunu, herhangi bir karışıklığa sebebiyet vermemek adına, ilk limit

tahsisinden itibaren bu masraf alınmadığından, açıklamada ilk limit tahsis ücreti yazmakta

olduğunu, davacıdan yapılan kesintinin yasal oranlar üzerinden yapıldığını, müvekkili banka

tarafından------ bildirilen tarifede de davacıdan yapılan kesintinin açıkça

yer almakta olduğunu, davacı müşteriden müvekkili banka tarafından yapılan kesintiye ilişkin

olarak, müvekkili banka tarafından ilan edilmiş ve ------ bildirilen tarifede

de on binde yirmi beş olarak beyan edildiğini savunarak, arz ve izah edilen sebepler

doğrultusunda, somut olaya ilişkin emsal Yargıtay içtihatları gereği ilgili tebliğe ve ------- bildirilen ücret tarifesine uygun olarak tahsil edilmiş kredi kullandırım ve limit

tahsis ücreti iadesi talepli bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davalı banka tarafından taraflar arasındaki ------ sebebiyle haksız olarak tahsil edilen kredi tahsis ve kredi kullandırım ücretinin iadesi talebine ilişkindir.

Davacı, müvekkili şirket hesabından kredi kullandırım

ve tahsisi ücreti adı altında, hukuka aykırı şekilde tahsil olunan 5.250 TL bedelin, 12.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, davalı bankadan,------ kredi kullandırım ve tahsis ücreti adı (veya başka ad ve nam altında) altında herhangi bir kesinti yapılıp yapılmadığı, yapılıyor ise emsal kesinti miktarı ve oranları hususundan müzekkere cevapları alınmış, 17.10.2022 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.

17.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "...Davalı ------- numaralı Genel Kredi

Sözleşmesi’nin imzalanarak, davacıya 2.000.000 TL genel kredi limitinin tahsis edildiği, Genel Kredi Sözleşmesi’nin imzalanmasına, genel kredi limitinin tahsis edilmesine ve

kredi limitinin her yıl yenilenmesine müteakip, davacı-------tarafından, muhtelif tarihlerde ve muhtelif

miktarlarda taksitli ticari proje kredilerinin kullandırıldığı, Davacı ----- en son kullandığı------- numaralı

proje kredisinin son taksitinin 09.03.2021 tarihinde ve------ numaralı proje kredisinin son taksitinin 03.11.2021 tarihinde ödenmiş olduğu, davacının günümüz itibariyle devam eden kredisinin ve davalı bankaya kredi borcunun bulunmamakta olduğu, Davacıya genel kredi limitinin tahsis edilmesi ve bu kredi limitinin her yıl

yenilenmesi hizmeti ile ilgili olarak davacıdan, ------ sayılı Tebliği’nin 9/1. maddesine uygun olarak, 12.03.2021 tarihinde, tahsis edilen ve yenilenen 2.000.000 TL genel kredi limitinin % 0,0025’i (on binde yirmi beşi) oranında; 5.000 TL “Kredi Limit Tahsis Ücreti” ismi altındaki ücretin, tahsil edilerek, davalı bankanın gelir hesaplarına alacak kaydedilmek suretiyle muhasebeleştirildiği, Tahsil edilen bu ücretle ilgili olarak 250 TL gider vergisinin davacının hesabından ayrıca tahsil edilerek; Ödenecek ------hesabına aktarıldığı, Davacı/müşteriden, 25.04.2016 tarihinde, davacıya tahsis edilen 2.000.000 TL

genel kredi limitinin % 0,0025’i (on binde yirmi beşi) oranında tahsil edilen 5.000 TL

ücretin, -------esas sayılı dosyasına gönderdikleri müzekkereye cevaplarında, ticari müşterilere tahsis edilen

kredi limitleri sebebiyle tahsil edilen komisyonun oranının, tahsis edilen kredi limiti tutarının

% 0,0025’i (on binde yirmi beşi) olduğu belirtilmekle, tahsil edilen ücretin, dört banka ile aynı

oran ve miktarlara tekabül ettiği göz önüne alındığında; makul oran ve miktarda olduğu, Kredi tahsis ücretinin, kredi riski oluşturabilecek tüm krediler için ticari müşteriye limit tahsisi yapılması, tahsis edilen limitlerin yenilenmesi ve güncellenmesi durumunda yapılan istihbarat, mali analiz ve değerlendirme çalışmalarına istinaden alınan ücret olduğu,kredi tahsis ücretinin, işlem anında, kredi kullandırımında, limit değişiklik veya limit yenileme anında ya da kredi süresi boyunca alınabilmekte olduğu, kredi tahsis ücretinin, tespit edilen veya değişiklik yapılan genel limit üzerinden tahsis dönemi içinde tahsil edilebildiği,

Genel Kredi Sözleşmesi’nde, davalı banka tarafından tahsil edilecek ücretlerin genel bilgisine yer verildiği ve davacıya verilen banka dekontu ile hesap -------- bunun miktarının açıkça belirtilmiş olduğu, ancak davacının, kendisinden tahsil edilen 5.000 TL ücretin alınacağı bilgisinin önceden kendisine verilmediğini iddiasında bulunduğu, Davalı banka tarafından, ticari müşterilerden alınabilecek ücretlere ilişkin azami tarife

ve diğer güncel bilgilerinin, ------sayılı Tebliği’nin 5/1. maddesine uygun bir şekilde, internet sitesinde açık, anlaşılır ve kolay erişilebilir bir şekilde ilan edildiği, Ancak -------sayılı Tebliği’nin 5/5. maddesinde bahsi

geçen, sözleşme kapsamında sunulacak ürün ve hizmetler karşılığında tahsil edilecek ücret

kalemlerinin adı ve tanımı ile azami ve varsa asgari tarifesini içerecek şekilde bilgilendirme

formu hazırlanarak ve yazılı olarak davacı müşteriye iletildiğinin ve müşterinin

bilgilendirilmesine ilişkin yükümlülüklerinin yerine getirildiği hususunda ispat yükünün

--------sayılı Tebliği’nin 5/10. maddesine göre davalı bankaya ait olduğu, Bu tahsilat işlemlerinin şubede gerçekleştirilmesi halinde, bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmesi için, işlem sonrasında verilen dekont veya işlem fişinin ticari müşterice imzalanmış olmasının da yeterli olduğu, ancak dosyaya sunulan tahsilat dekontunda davalı müşterinin imzasının da bulunmadığı, Raporumda açıklanan tüm bu hususların değerlendirilerek, 5.000 TL kredi tahsis ücreti ve 250 TL ------- tutarının, tahsilat tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi uyarınca işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya iade edilmesinin gerekip gerekmediğinin takdiri ve tarafların ticari işletme oldukları, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi

koşullarının 6098 sayılı TBK 20. maddesinde yazılı “Genel İşlem Koşullarına” aykırılık

oluşturup oluşturmadığı gibi bilcümle hukuki tavsif ve takdir tamamıyla ve münhasıran Sn.

Yargı Makamına ait olmak üzere, yapmış olduğum tespitler ile görüşümü Sn. Mahkemenizin

takdirlerine saygıyla arz ederim." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.

Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, alacak davaları için de geçerlidir. Yani, alacak davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.

Somut olayda, davacı tarafından kredi tahsis ve kredi kullandırım ücreti kesintisinin haksız olduğu beyan edildiğinden anılan kesintinin haksız olduğunun ispat edilmesi gerekmekte olup, ispat yükü davacı taraftadır.

Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı banka tarafından alınan kredi tahsis ve kredi kullandırım ücretinin yasal mevzuata, taraflar arasındaki ------ tebliğine uygun olduğu, yapılan kesinti miktar ve oranın makul olduğu anlaşılmış, davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.Her ne kadar davacı tarafından dava konusu ------ herhangi bir talep olmaksızın yenilenmesi sebebiyle kredi tahsis ve kredi kullandırım ücretinin iadesi talep edilmiş ise de;

dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında davalı banka tarafından kredi limit riski devam ederken sadece bir defaya mahsus olmak üzere kredi tahsis ve kredi kullandırım ücretinin alındığı,------yasal mevzuat dikkate alındığında davalı banka tarafından yapılan kesintinin emsallerine ve mevzuata uygun olduğu, aksi yöndeki davacı itirazlarının yerinde olmaması sebebiyle itibar edilmediği anlaşılmış, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Karar harcı 80,70-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 89,66-TL harcın mahsubu ile artan 8,96-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli -----13/1-2 maddesindeki esaslara göre belirlenen ------ nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/621, K. 2022/1068, 15 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No : 2022/1068
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 13/09/2021
  7. Karar Tarihi : 15/12/2022
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Savunma
  11. Delillerin Değerlerlendirilmesi Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/621
Karar No
2022/1068
Tarih
15 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/621 K.2022/844
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/621 K.2022/1295
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi E.2021/621 K.2022/1446
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/622 K.2022/965
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/622 K.2022/841
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/622 K.2022/699

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.