KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/920
- Karar No
- 2024/824
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
Karar Metni
1.968 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/920 Esas
KARAR NO:2024/824
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/09/2021
KARAR TARİHİ: 03/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili------ ile davalı-------- arasında akdedilen satış sözleşmesi uyarınca müvekkili şirket, davalı şirketten ekte sunulu faturalardan da görüleceği üzere; ---- tarihli KDV dahil ----- bedelli, ---- tarihli KDV dahil ---- bedelli, ---- tarihli KDV dahil ----bedelli, ---- tarihli KDV dahil ----- bedelli, 11.09.2020 tarihli KDV dahil ----- bedelli olmak üzere 5 adet fatura karşılığında, toplam 354 adet ----- farklı niteliklerde 9 adet ---- yine farklı niteliklerde 7 adet -------- malzemesi satın aldığının,
ancak davalı şirketten satın alınan işbu ürünlerden,---- tarihli faturaya konu --------- malzemelerinde bir takım arıza ve sorunlar başgösterdiğini, şöyle ki, her bir ---- grubunda ---- akü mevcut olup, ----- akünün, toplamda -------depolaması gerekmektedir.
Yine depolanan bu enerjinin, bağlı olduğu bölümün enerji tüketimine bakıldığında bu bölümü en az 12 saat besleyebilmesi gerektiğini, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında akdedilen anlaşma gereğince sistem, izah edilen husus doğrultusunda tasarlanmış ve müvekkil şirket tarafından satın alındığını, ancak mevcut aküler, planlanan 12 saatlik besleme süresi bir yana, entegre edildikleri bölümü 2 saat bile besleyemedikleri gibi ------ kendine kapanıp akü arızası vermeye başladığını, müvekkili şirket tarafından karşı karşıya kalınan bu arıza ve sorunlar nedeniyle yetkili servise başvurulmuş ise de yetkili servis tarafından,
problemin akülerden kaynaklandığı bildirilmiş ancak davalı şirketten satın alınan aküler, garanti kapsamında olmasına karşın değişim yapılmadığını, müvekkili şirket, satın aldığı ürünlerde başgösteren bu arıza ve sorunları gerek satıcı davalı şirketin yetkili servisine gerekse satıcı davalı şirket yetkilisi --------- defaatle bildirmiş ise de davalı şirket, müvekkile satmış olduğu ürünlerde meydana gelen bu sorunları ciddiye almadığını,
bu sebeple------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete ayıp ihbarında bulunulmuş ve davaya konu ayıplı malların tamamının ayıpsız misli ile değişimi yahut sözleşmeden dönülmek suretiyle satış bedelinin, ödeme tarihinden itibaren başlayacak avans faizi ile birlikte müvekkili şirkete iadesi talep ve ihtar edilerek müvekkili şirketin ayıplı malları vermeye hazır olduğu bildirildiğini, ancak davalı şirket,
kendisine tebliğ edilen işbu ihtarnameye karşın -------- yevmiye numaralı ihtarnamesi aracılığıyla "...ürünlerin ayıpsız misli ile değiştirilmesi yahut satış bedelinin avans faizi ile birlikte iadesine ilişkin taleplerinize tümüyle itiraz ettiğimizi bildiririz..." şeklindeki beyanları ile müvekkilinin seçimlik haklarının kullanılması suretiyle ileri sürdüğü haklı talebini reddettiğini, ayrıca önemle belirtmek gerekir ki ayıplı malların sorumluluğundan kurtulmak adına, davalı şirketin sergilediği haksız tutum ve davranışlar nedeniyle müvekkil, davalı şirkete karşı olan ticari güvenini tamamiyle kaybettiğini,
bu nedenle müvekkilinin bu aşamada kullanmaktan yana olduğu tek seçimlik hak, ayıplı malların iadesi ile birlikte davalı şirkete ödemiş olduğu satış bedelinin, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte kendisine iade edilmesi olduğunu, başvurulan ticari satımdan kaynaklanan arabuluculuk görüşmelerinin de taraflar arasında anlaşamadıklarını, müvekkili şirket, davalı şirketten satın aldığı arızalı ve sorunlu malların ayıplı olup olmadığının tespit edilmesi amacıyla -------- sayılı dosyasından tespit talebinde bulunmuş,
işbu dosyadan yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda tanzim edilen raporda ise "...kurulan sistemin 2-3 ay sorunsuz olarak çalıştığı, bu süreden sonra yapılan periyodik kontrollerde akülere uygulanan test sonuçlarında akülerin voltaj üretemediği, 3 aydan sonrasında ise ----- çalışma ömürlerinin kısalmaya başladığının tespit edildiği,
herhangi bir elektrik kesintisi esnasında kurulan ----- konutların enerji ihtiyacını ne kadar bir süre karşılayabileceğinin test edilmesi için konutlara ait elektrik şalterlerinin kapatıldığı ve saat 11.50 itibariyle kesintisiz güç kaynağının devreye alındığı ancak test süresi devam ederken saat 12.05 sıralarında kesintisiz güç kaynağının tamamen devreden çıktığı ve kendisini korumaya alarak kapandığı, -----sisteminde yapılan incelemeler ve test sırasındaki ölçümlerden elde edilen sonuçlara göre kurulan sistemin incelendiği haliyle ayıplı olduğu,
kurulumu davalı şirketçe gerçekleştirilen ----- sisteminden müvekkil şirketin beklediği faydayı sağlamasının mümkün olmadığı" sonucuna varıldığını, müvekkili şirketin, davalı şirketten satın almış olduğu sorunlu/arızalı malların ayıbı şüphesiz ki gizli bir ayıp olduğunu, müvekkili şirket, satın almış olduğu bu ürünlerde mevcut olan gizli ayıbı öğrendiğinde derhal satıcı davalı şirkete durumu bildirmiş, davalı şirkete yapmış olduğu bildirime bir cevap verilmemesi üzerine --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile durumu bu kez de davalı şirkete ihbar ve ihtar etmiş,
ancak yine de davalı şirket tarafından kendisine olumlu bir yanıt verilmediği gibi müvekkili şirketin mağduriyeti de giderilmediğini, müvekkili şirket, davalı şirketten satın almış olduğu yukarıda özellikleri belirtilen ---- akülerden ve diğer malzemelerden ayıplı olmaları nedeniyle hayatın olağan akışı gereği beklenen faydayı sağlayamadığını, gelinen bu noktada problemler çözümlenemediği gibi 2 yıllık garanti süresi bulunan ürünlerin daha 1 yılını bile doldurmadan,
ayıplı olmalarından sebeple bu kadar sorun ve arıza oluşturması müvekkili şirketi her geçen gün daha da mağdur etmekte ve müvekkil şirket açısından telafisi zor zararlara sebep davaya konu ayıplı mallara ilişkin müvekkil şirket tarafından davalı şirkete ödenen satış bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkil şirkete iadesi ve satışı yapılan işbu ayıplı mallar nedeniyle müvekkil şirketin uğramış olduğu işgücü kaybı, kar kaybı, munzam zarar, ziyan vb. tüm zararların davalı şirketten tazmin edilerek müvekkil şirkete verilmesi amacıyla dava açtıklarını,
taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesinden dönülmek suretiyle ve HMK m.107/2 uyarınca ileride arttırılmak üzere ödenen satış bedelinin şimdilik 5.000,00-TL'sinin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkili şirkete iadesine, davalı şirket tarafından satışı yapılan ayıplı mallar nedeniyle müvekkili şirketin uğramış olduğu işgücü kaybı, kar kaybı, munzam zarar, ziyan vb. tüm zararların, HMK m.107/2 uyarınca ileride arttırılmak üzere şimdilik 500,00-TL'sinin davalı şirketten tazmin edilerek müvekkili şirkete verilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkile ----- adresi; ---- olduğundan davanın kapsayan------------ Adliyesi Mahkemeleri nezdinde açılması gerektiğini, bu nedenle Mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, dosyanın, davaya bakmaya yetkili -----Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı olmadığını, Dava konusu satış bedeninin ve uğranan zararın tazmini olduğundan belirsiz alacak davası olarak yöneltilemeyeceğini, belirsiz alacak davasına konuedilemeyeceğinden, işbu davanın açılmasında hukuki yarar olmadığı gibi taleplerin reddi gerektiğini,
haklı ve dayanaklı sebeplerden dolayı, davayı kabul alamına gelmemek kaydıyla, davacının davasını ve taleplerinin somutlaştırması, zarara gören ürünleri ve yaptığı masrafları tek tek belirtip faturalar ile dayanaklandırması gerekmekte olup, aksi halde esasa girilmeden davanın usulden, hukuki menfaat yokluğundan reddini talep etiklerini, davacı davasını Tüketici Mahkemesi nezdinde açmış olmasına rağmen, zamanaşımı konusunda BK.md.231'e dayandığını, bu hususun çelişkili olduğunu, talep zamanaşımına uğradığını, diğer yandan, ayıplı olduğu iddia edilen ürünün alım tarihi -----, tarihi, iş bu davanın ikame tarihi ise ------- olduğunu, alıcı,
devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğunu, malın kontrolü ve ihbar yükümlülüğü konusunda bir esnaf veya tacirden beklenen azami dikkat ve özen yükümlülüğünün yerine getirilmediğinin açık olduğunu, ayıp ihbar süresine uyulmadığı dolayısıyla malın olduğu gibi kabul edildiği ortada olduğunu, tüketici mahkemesi hiçbir durumda iş bu davaya bakmakta yetkili olmamakla, bunun kabulü halinde bile Tüketici Kanunu'nda öngörülen ihbar yükümlülüğü süresi de aşılmış bulunduğunu,
usule aykırı yapılmış olan tespit hukuki zeminde delil mahiyeti taşımadığını, öncelikle usule ilişkin itirazlarımız doğrultusunda davanın usulden, aksi takdirde de davanın esastan reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama masraflarının davacı tarafa yükletilmesine kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, taraflar arasındaki sözleşmeye konu ----akülerin ayıplı olması sebebiyle sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarında satış sözleşmesi sebebiyle ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirketten satın alınan ve bağlı sistemleri en az 12 saat beslemesi gereken ---- grubunda meydana gelen arıza ve sorunların ayıplı akülerden kaynaklandığının tespit edildiğini, bu sebeple dava konusu ----- akülerin gizli ayıplı olduğunu, davalı şirketin garanti sürecinde olmasına rağmen yeterli destek sunamadığını ve ilgisiz kaldığını,
dava konusu akülerin ayıplı olması sebebiyle satış sözleşmesinden dönülerek satış bedelinin iadesini talep ettiğini, davalının ayrıca ayıp sebebiyle uğranılan zararlardan da sorumlu olduğunu, oluşan zararların davalıdan tahsiline karar verilmesine talep etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyanın safahatı incelendiğinde; ilk olarak açıldığı ----- sayılı ilamıyla yetkisizlik kararı verildiği,
davacı vekili tarafından mahkeme kararının istinaf edilmesi üzerinde dosya ------ gönderilmiş ve yapılan istinaf incelemesi sonucunda --------- sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE..." şeklinde karar verilmiş, usulüne uygun gönderme talebine istinaden dosyanın mahkememize tevzi edilerek iş bu esasa kaydı yapılarak yargılama sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada taraf tanıkları dinlenilmiş,------kayıtları celp edilmiş,-----tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyetinin ----- tarihli raporunda özetle, "...Davacı ve davalı tarafından ibraz edilen 2020 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, ticari defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davacı ve davalı şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu, Tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu,
taraflar arasında kaydi olarak herhangi bir borcun yada alacağın bulunmadığı, Dava konusu olayda, sistemin gün aşırı kullanılmasının akülerin hem dip deşarj olmasına sebep olması hem de şarj-deşarj sayılarının kısa sürede dolması sebebiyle akülerin beklenenden daha kısa sürede işlevlerini yitirmesine sebep olmasının beklenen ve olağan bir durum olduğu, davacı tarafından sunulan D.İŞ tespit raporunda da bu durumun doğru şekilde tespit edildiği,
ancak bunun akülerin ayıplı olduğu anlamına gelmeyeceği, davalı tarafa akülerin kısa sürede işlevsiz kalması sebebiyle herhangi bir kusur yüklenmesinin mümkün olmadığı ancak söz konusu sistemin çalışma biçimi konusunda öncesinde davacı tarafından bilgilendirildiği halde kurulumuna onay verdiyse davalının sorumluluğundan bahsedilebileceği..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Kural olarak,
bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile ---- formları üzerinde yapılan bilirkişi incelmesi sonucunda, davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, dava konusu ürünlere ilişkin faturaların davacı ve davalı taraça defterlerine kaydedildiği ve --- beyan edildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu ürünlerin davacıya teslim edildiği ve ürün bedellerinin ödendiği hususu ile akülerin bir kısmının arızalı olduğu taraflar arasında çekişmesizdir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu ---- grubundaki akülerin arızalanmasının bir ayıptan mı yoksa hatalı kullanım biçiminden mi kaynaklandığının tespiti ile davacının sözleşmeden dönme ile bedel iadesi ve zarar taleplerinin yerinde olup olmadığının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamında alınan bilirkişi heyet raporu ve teknik bilirkişi değerlendirmeleri, sunulan bilgi belgelerle taraf ve tanık anlatımları dikkate alındığında dava konusu ürünlerin gün aşırı bağımsız olarak yedek enerji kaynağı olarak kullanıldığı, bu kullanım şeklinin ----işlevleri arasında olmakla birlikte asıl işlevi olarak değerlendirilemeyeceği, bir -------- cihazının jeneratör gibi sürekli bir enerji kaynağı olarak kullanılmak gibi bir işlevinin olmadığı,
asıl olarak kesinti durumlarında devreye girerek enerjinin sürekliliğini sağlamak ve temiz bir enerji sağlama işlevi olduğu, sistemin bir yedek enerji kaynağı olarak sürekli devrede kullanılmasının akülerin kullanım ömürlerini olumsuz yönde etkileyeceği ve beklenenden daha kısa sürede atıl duruma gelmelerine sebep olacağı için tercih edilen bir kullanım biçimi olmadığı, somut olayda da sistemin gün aşırı kullanılmasının akülerin hem dip deşarj olmasına sebep olması hem de şarj-deşarj sayılarının kısa sürede dolması sebebiyle akülerin beklenenden daha kısa sürede işlevlerini yitirmesine sebep olmasının beklenen ve olağan bir durum olduğu,
davacı tarafça aküler hakkında ileri sürülen hususların akülerin kullanımından kaynaklandığı, akülerin ayıplı olmadığı anlaşılmış, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.Her ne kadar davacı taraf dava konusu akülerin kullanımı hakkında kendisinin bilgilendirilmediğini, bu sebeple davalının oluşan zarardan sorumlu olduğunu beyan etmekte ise de taraflar tacir olup TTK 18/2 maddesi gereğince basiretli bir tacir olarak hareket etmesi gerekmektedir.
Davacının dava konusu ------ grubunun kullanımını bilmediği veya davalının kendisini bilgilendirmediğini ileri sürmesi mümkün değildir. Davacı taraf basit bir araştırma ile dava konusu ürünleri nasıl ve ne şekilde kullanacağını öğrenmesi mümkün olup aksi yöndeki davacı itirazlarına itibar edilmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/920, K. 2024/824, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama