İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/972 K.2023/374

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2022/972Karar2023/374Tarih13 Nisan 2023Okuma10 dk · 1.927 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/972
Karar No
2023/374
Karar tarihi
13 Nisan 2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.927 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2022/972 Esas

KARAR NO: 2023/374

DAVA

Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 03/05/2016

KARAR TARİHİ: 13/04/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında ------ tarihinde imzalanan sözleşme ve ekleri gereği davacının inşa ettiği binanın tüm dairelerinin kapılarının yapımı işinin davalı tarafından üstlenildiğini, davalının taahhüt ettiği kapıları sözleşme ve ekindeki teknik şartnameye uygun olarak yapmadığını, noterden çekilen ihtarnamelere rağmen ayıplı olan kapıların ayıplarını gidermediğini, bu yüzden davacının daire sahiplerine karşı zor durumda kaldığını, durumun tespiti için -------- sayılı dosyası üzerinden mahallinde bilirkişi vasıtasıyla tespit yaptırıldığını, ilgili tespit raporunda,

kapıların teknik şartnameye uygun olmadığı, ayıplı, eksik malzemeli ve piyasa malı işçilikten daha da kötü işlemle yerine monte edildiğini, kapılar üzerinde tadilat yapma ile sözleşmedeki teknik şartname koşullarına çekebilmelerinin mümkün olmadığını, sözleşmedeki şartların yakalanabilmesi için tüm kapıların sökülerek yenilenmesi gerektiği yönünde de görüş bildirildiğini, bu durumda bu sözleşmenin sonuçlarını beklemenin bir anlamının olmadığı sebebiyle geriye doğru feshi ile dava açma zaruretinin doğduğunu, dava konusu kapılar için davalıya tahsilat makbuzu karşılığında beş adet çek toplamı olarak 69.250,00 TL ödendiğini,

ayrıca söküm ve boya masrafları için davacı tarafından 10.000,60 TL masraf yapıldığını, netice itibariyle kapılar için ödenmiş bulunan 69.250,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davalının sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle uğranılan zarardan şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan yine faizi ile birlikle tahsiline, davalının kötü niyetli olarak ayıplı mal inşaata monte etmesi ve daire sahiplerine karşı davacı şirketi sorumlu duruma sokarak ticari itibarının zedelenmiş olması sebebiyle 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yapılan kapıların sözleşmede taahhüt edildiği üzere teknik şartnameye uygun olarak yapıldığını, davalının -----seri nolu faturayla birlikte mal teslimini gerçekleştirdiğini ve irsaliyeli faturanın davacı çalışanı -------tarafından teslim alındığını, davacının ayıpla ilgili iddialarını kabul etmediklerini, davalı tarafından yapılan işlerde açık ya da gizli hiçbir ayıp olmadığını,

aksi düşünülse bile davacı şirketin var olduğunu iddia ettiği eksikliklerin açık ayıp niteliğinde olduğunu ve iki günlük ihbar süresine tabi olduğunu,------ görüleceği üzere davacı tarafın işi teslim aldıktan sonra davalıya ------- fatura kesilmesini talep ettiği ve aynı gün faturayı teslim almış olduğunu, davacının ileri sürdüğü tespit dosyasındaki bilirkişi raporunun tek bir inşaat mühendisi tarafından hazırlanmış olduğunu, davaya konu olan ahşap kapı imalat ve montaj işi inşaat mühendisinin tek başına bilgi ve donanımı ile mahkemeyi bağlayıcı görüş verebileceği bir iş olmadığını,

bu alanda uzman bir mimar ve inşaat mühendisinden oluşacak bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, davalının imalattan kaynaklı bir ayıp ya da kusurun kapılarda bulunması halinde tamiratını yapmayı kabul ettiğini, bu hususun karşı tarafa da şifahen iletilmiş olmasına rağmen davalının kapıları tekrar incelemesine,

imalattan kaynaklı bir hata varsa bunun tespiti ve düzeltilmesine muvafakat edilmediğini, davacının sadece kapılar için ödedikleri bedelin tamamının iadesini talep ederek bunun dışında bir çözüm yoluna yanaşmadığını, davacı tarafın bedel iadesi talebi gibi bir hakkı bulunmadığını ve buna ilişkin------aralarının bulunduğunu, davalının sözleşmeye uygun şekilde ve teslimatı yaptığını ve üzerine düşen edimleri gereği gibi yerine getirdiğini, davacının müşterilerine karşı itibarının sarsıldığı ve maddi manevi zarara uğradığı yönünde beyanda bulunarak iddia ettiği zararı somut bir delille ortaya koyamadığını,

davacının daire maliklerince noterden çekilmiş tek bir ihtarname açılmış tek bir dava ya da kapılara ilişkin sonradan masraf yapıldığına dair bir faturayı da dosyaya sunmadığını, eğer gerçekten davacının iddia ettiği gibi davalı tarafç takılan yüz adet kapıda kabulü mümkün olmayan ayıplar bulunsaydı bir evin vazgeçilmez ve ana unsuru olan kapılardan bir kaçının olsun değiştirilmiş olması ve bunun davacıya fatura edilmiş olmasının gerektiğini,

kapıların teslimi üzerinden bir yılı aşkın süre geçmiş olmasına rağmen teslim edilen kapılardan hiç birinin değiştirilmesine gerek duyulmadığı ve hala kullanılıyor olmasının karşı tarafın iddialarının haksız olduğunu ortaya koyduğunu, davacının yapılan işlerle ilgili tüm mal ve iş bedellerini de davalıya ödemediğini, halen davalının bakiye 7.644,00 TL alacağının olduğunu, netice olarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararların davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Davacı, davalı ile aralarında eser sözleşmesi olduğunu, sözleşme nedeniyle davalıya 69.250 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafından eserin ayıplı imal edildiğini, eserin ayıplı olması sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını, davalının eseri ayıplı olarak imal etmesi sebebiyle sözleşmeden dönerek ayıp sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, eserin ayıplı olmadığını, davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dosyanın safahatı incelendiğinde, mahkememizin ------- tarihli kararı ile "...Maddi tazminat yönünden. Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davacının sözleşme nedeniyle ödemiş olduğu 69.250,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Sözleşmeden kaynaklanan zarar nedeni ile istemine yönelik talebinin REDDİNE, Manevi tazminat yönünden.

3-Davacının manevi zarar talebinin REDDİNE..." karar verildiği, taraf vekilleri tarafından mahkememiz kararının istinaf edilmesi üzerinde dosya ----- gönderilmiş ve yapılan istinaf incelemesi sonucunda -------- Karar sayılı ilamı ile; "...Bu durumda, mahkemece mahallinde keşif yapılarak, eserde ayıp bulunup bulunmadığı,

varsa ayıbın niteliği ve ayıbın eserin kabul edilemeyeceği derecede olup olmadığının tespiti, kabul edilemeyecek nitelikte değil ise ayıplı ürünlerin teslim tarihindeki ayıp bedellerinin tespiti, ayrıca davacının zararı konusundaki delillerinin değerlendirilmesi için rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, itiraz edilen tespit raporu esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporu dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Davacı vekilinin, hükmedilen vekalet ücretine yönelik istinafının ise kararın kaldırılmasına karar verildiğinden bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir..." şeklinde kaldırılmıştır.

Kaldırma sonrasında mahkememizin ------esas sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır.

Maddi tazminat talebi yönünden;Mahkememizce keşif yapılarak dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş,---- tarihli bilirkişi heyet raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.

Bilirkişi heyetinin ---- tarihli raporunda özetle, "...Taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, Eserin açık ayıplı olduğu ancak ayıbın eserin kabul edilmesine engel teşkil edecek türden olmadığı, Eserdeki ayıplar nedeniyle eser bedelinin %10 oranında nefaset indirimi

yapılması gerektiği, bunun da 6.925.00TL olduğu, Davacının aynı zamanda ayıpların giderilmesi amacıyla 24.449.60TL harcama yapmış olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.

Taraflar arasında 114 kapı yapımı konusunda, birim fiyatlı, imalat hatalarına karşı 2 yıl süreli garanti belirlenen ------ toplam tutarlı ------ tarihli sözleşme akdedilmiştir. Davacı tarafça kapılan ayıplı olduğu iddiası ile sözleşmeden döndüğü belirtilerek, sözleşme bedelinin iadesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Borç doğuran sözleşmelerden birisi olan “Eser sözleşmesi”, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” biçiminde tanımlanmıştır.

Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesidir. Yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür. Eser sözleşmelerinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici istenen özellikte eseri meydana getirmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlü olup, HMK’nın 190. maddesinin 1. fıkrasına göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğundan; yüklenici, sözleşmeye uygun olarak eseri meydana getirip teslim ettiğini, iş sahibi de sözleşmede kararlaştırılan ve teslimle muaccel hâle gelen iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır. --------

Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıptan sorumluluğu TBK'nın 474 ile 478. maddeleri arasında düzenlenmiştir.

TBK'nın 474/1.maddesi gereğince açık ayıplar bakımından iş sahibi işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve uygun bir süre içerisinde tespit ettiği ayıpların yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. Bu külfetlerin yerine getirilmemesi iş sahibinin yükleniciye karşı sorumluluğunu gerektirmemekte, sadece ayıplı eser teslimi dolayısıyla sahip olduğu haklardan yararlanamaması sonucunu doğurmaktadır.

TBK'nın 477/1. maddesi gereğince gizli ayıplar açısından ise, ayıbın varlığı zaman aşımı süresi içerisinde vakit geçirilmeksizin yükleniciye bildirilmelidir.

Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde. 16/03/2023 tarihli teknik bilirkişi tarafından dava konusu kapılardaki ayıpların açık ayıp olduğu, anılan kapılardan keşif tarihi itibariyle dahi yaklaşık 6-7 yıldır kullanılmaya devam edildiğini bu sebeple dava konusu kapıların kabul edilemeyecek derecede ayıplı olmadığı tespit edilmiştir.

Bu itibarla her ne kadar davacı tarafından eser sözleşmesinden dönülerek uğranılan maddi ve manevi zararların tazminini talep etmiş ise de. 16/03/2023 tarihli bilirkişi raporu da nazara alınarak dava konusu kapılardaki ayıpların kabul edilemeyecek derece ayıplı olmaması sebebiyle davacının TBK 474 vd. maddeleri gereğince sözleşmeden dönme hakkını kullanmasının mümkün olmadığı,

davacı tarafından ayıp ihbarının süreside olması sebebiyle ayıp sebebiyle uğranılan zararların davalıdan tazminini talep edebileceği, ----- tarihli raporda davacının ayıp sebebiyle uğramış olduğu toplam zararının 31.374,60-TL olduğunun belirtildiği anlaşılmış, anılan miktar üzerinden davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne ile davacının ayıp sebebiyle uğramış olduğu toplam 31.374,60-TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin sair tüm taleplerinin reddine karar verilmiştir.

He ne kadar, davalı vekili tarafından davada TTK 23 md. ayıp ihbar sürelerinin somut dosya bakımından uygulanması gerektiğini belirtilmiş ise de; -------- kaldırma ilamı ile alınan bilirkişi heyet rapor dikkate alındığında taraflar arasında satış sözleşmesinin bulunmadığı, eser sözleşmesinin bulunduğu bu itibarla ayıp halinde uygulanması gereken hükümlerin TBK 474 vd. maddelerindeki hükümler olduğu anlaşılmış, aksi yöndeki davalı itirazlarına itibar edilmemiştir.

Manevi tazminat talebi yönünden;

Davacı tarafından davalının eser sözleşmesine aykırı olarak eseri ayıplı imal ve ifa etmesi sebebiyle şirketin ticari itibarının zedelendiğini ve bu itibarla manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davacının tüzel kişi şirket olması sebebiyle ticari itibarının zedelendiğinin ispat edilmesi halinde manevi tazminat talebinde bulunması mümkün ise de somut dosyada davacı şirketin ticari itibarının zedelendiğine ilişkin yeterli ve elverişli delilin bulunmadığı anlaşılmış, davacının sübut bulmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Maddi tazminat yönünden;

Davanın KISMEN KABULÜ ile,

1-Davacının ayıp sebebiyle uğramış olduğu toplam 31.374,60-TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Davacının fazlaya ilişkin sair tüm taleplerinin REDDİNE,

Manevi tazminat yönünden;

3-Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE,

A-)Harç;

1-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.143,20-TL karar harcına karşılık dava açılırken peşin olarak alınan 1.694,95-TL harcın mahsubu ile bakiye 448,25-TL harcın, bozulan karara istinaden davalı tarafından dosyaya yatırılan 1.139-TL bakiye karar harcından fazla yatırılan 690,75-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine,

2-Davacı tarafça yatırılan 1.694,95-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

B-)Vekâlet Ücretleri;

I)Maddi Tazminat davası yönünden;

1-Davanın kabul edilen kısmı üzerinden, davacı lehine A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslar uyarınca takdir edilen 9.200,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

2-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2. maddesindeki esaslara göre belirlenen 9.200,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

II)Manevi Tazminat davası yönünden;

1-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 10. maddesindeki esaslara göre belirlenen 9.200,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

C-)Yargılama Giderleri;

1-Davacı tarafından yapılan; 29,20-TL başvurma harcı, 4,30-TL vekalet harcı, 317,20-TL tebligat ve müzekkere masrafı, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti, 700,00-TL keşif araç ücreti, 461,60 TL tespit dosyası gideri olmak üzere toplam 9.012,30-TL yargılama giderlerinin davanın kabul edilen kısmına isabet eden 2.848,94-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

2-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

D-)Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde----Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/04/2023

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/972, K. 2023/374, 13 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2023/374
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 03/05/2016
  7. Karar Tarihi: 13/04/2023
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Savunma
  11. Delillerin Değerlerlendirilmesi Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/972
Karar No
2023/374
Tarih
13 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/973 K.2023/409
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/974 K.2023/612
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/974 K.2023/228
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/974 K.2023/461
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/975 K.2023/438
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/976 K.2023/313

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.