KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/13
- Karar No
- 2025/109
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
Karar Metni
1.132 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/13 Esas
KARAR NO: 2025/109
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/05/2022
KARAR TARİHİ: 06/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin müvekkili hakkında -------- İcra Müdürlüğü ---------- esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, müvekkilinin okuma yazma bilmediğini, takibe konu evraklar altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin imzası olmadığını, böyle bir borcunun olmadığını, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini ve davalı hakkında %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının işbu davayı yetkisiz mahkemede açtığını, İİK'nın 72/son maddesi " Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. " , söz konusu hüküm dikkate alındığında gerek takibi yürüten icra dairesinin gerekse de davalı müvekkil şirketin adresinin ---------- yakasında olması gereği borçlu/davacının icra takibinden sonra açmış olduğu menfi tespit davasında ------- Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu, bu nedenle mahkemeniz yetkisiz olup, mahkemenizce öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini,
davacının haksız davasının reddine, işbu davayı kötüniyetle açan davacı-borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kambiyo senedine (bono) dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı, davalı tarafından --------- İcra Müdürlüğünün --------- esas sayılı icra takip dosyasına konu bonolardaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, icra takibine konu senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyanın safahatı incelendiğinde; ilk olarak açıldığı ---------- sayılı ilamıyla yetkisizlik kararı verildiği,
usulüne uygun gönderme talebine istinaden dosyanın mahkememize tevzi edilerek iş bu esasa kaydı yapılarak yargılama sonuçlandırılmıştır.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ---------- İcra Dairesinin ---------- İcra Dosyasından 3 adet senet aslı, -------- gelen Başvuru kayıt formu, açık rıza formu asılları, ----------- İlçe Seçim Kurulunun --------- nolu seçmen listesi aslı, ---------- Tapu Müdürlüğünden gelen resmi senet aslı,
-------- İlçe Nüfus Müdürlüğünden gelen nüfus cüzdan talep belgesi aslı, ---------- gelen abone sözleşme belgesi aslı celp edilerek yazı işleri müdürü kasasına alınmış, Adli Tıp Kurumundan 27.11.2024 tarihli rapor alınarak dava sonuçlandırılmıştır. Adli Tıp Kurumundan alınan 27.11.2024 tarihli adli tıp raporunda özetle, "...
İnceleme konusu senetlerde kefil imzaları(altta atılı) imzalar ile ---------- mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptanmadığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ---------- eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir.
Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.
Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun aslında bulunmadığını ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Ancak davalının alacağı kambiyo senedine dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir.
Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, HMK'nin 201.maddesinde düzenlenen miktardan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. Somut dosya bakımından değerlendirme yapıldığında; davacı/borçlu, davalı/alacaklı ile arasındaki borç ilişkisini ve bonodaki imzayı inkar etmektedir.
Bu durumda davacının, imza inkarını ispat etmesi gerekmektedir.
Davacı tarafından senetteki imza inkar edildiğinden davacıya ait senedin keşide tarihinden önceki tarihlere ait imza incelemesine esas olacak belge asılları ile takip dosyasında bulunan ve incelemeye esas olan senet asılları ilgili yerlerden getirtilerek mahkememiz kasası içine alınmış, davacının imza örnekleri alınmış, icra dosyasından senet aslı getirtilmiş ve inceleme yapılmak üzere dosya ---------- dairesine gönderilmiş, ATK raporu alınmıştır.
Dosya kapsamına alınan 27/11/2024 tarihli ---------- Dairesi raporunda, davaya konu senetteki imzaların davacı --------- imzaları ile karşılaştırması sonucunda söz konusu imzaların davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiş, davacı tarafça imza inkarı ispat edildiğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.Her ne kadar davalı tarafından ATK raporuna itiraz dilekçesinde.
ATK tarafından imza incelemesi yönünden kesin kanaat bildirilmediği, bu sebeple dosyanın grafoloji alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınması gerektiği beyan edilmiş ise de. 27/11/2024 tarihli ATK raporunda kesin kanaatin bildirildiği anlaşıldığından davalı itirazlarına itibar edilmemiştir. Belirtmek gerekir ki, ATK tarafından imza incelemesine yönelik benzer dosyalarda "kuvvetle muhtemel", "muhtemel" vb. kanaatle raporlar düzenlenebilmektedir.
Bu tarz raporlar yönünden davalının itiraz dilekçesinde belirttiği gibi kesin kanaat bildirir raporların alınması için dosyanın alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmesi gerekir. Ancak dosyamıza konu ATK raporunda bu tarz bir ifade olmadığı, kesin kanaatin bildirildiği anlaşılmakla davalının aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir.
Menfi tespit davalarında 2004 sayılı İİK 72/IV ve 72/V maddeleri uyarınca tazminata hükmedilebilmesinin ön koşulu; gerek açılmış icra takibinin durdurulması gerekse icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın uygulanmış olmasıdır. Ayrıca İİK 72/V maddesi kapsamında davacı/borçlu tarafından kötüniyet tazminatı talep edilebilmesi için davalı/alacaklı tarafından yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. Eldeki dosya bakımından yukarıda belirtilen şartlar oluşmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/13, K. 2025/109, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama