KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/217
- Karar No
- 2024/879
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
Karar Metni
1.004 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/217
KARAR NO : 2024/879
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 22.03.2023
KARAR TARİHİ : 21.10.2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
25.07.2022 tarihinde saat 22:30 sıralarında ilçesinden ----- ilçesine seyir halinde iken ---- plakalı aracın frenlerinin patlaması sonucu ---- Devlet Karayolu'nun 3.Kilometresi 800.metresinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında araç sürücüsü maktul --- hayatını kaybettiğini, meydana gelen kazanın, aracın -----sevk ve idaresinde iken meydana geldiğini, kaza sonrasında 26.07.2022 tarihli----.ıncı Trafik Tim Komutanlığınca tanzim edilen trafik kazası tespit tutağında maktul araç sürücüsü ----- kusurlu olduğu yönünde tutanak tanzim edildiğini,
tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağında ----- plakalı araç sürücüsü ---- Olay yerinde hayatını kaybettiğini, araç içerisinde bulunan ---- ağır yaralı olarak ----- Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldığını ve 04.08.2022 tarihinde ----- vefat ettiğini, ayağından araca asılı kalarak yaralı olarak kurtulan davacı müvekkili ---- ilk olarak 26.07.2022 tarihinde ----- Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Beyin Cerrahi bölümünde tedavisine başlandığını, kazazede müvekkilinin yaralı olan bölgeleri pansuman edildiğini, kırık bölgeleri sağ ön kol,
sağ bacak tam alçıya alındığını ve sırt bölgesinde Th11,Th12 ve L1 omurilik kırığı olan müvekkilinin bel bölgesinde hareket etmeyecek şekilde korse takılarak tedavinin sonlandırıldığını, yeterli ekipman ve cerrahi operasyonda kullanılacak olan gerekli araç ve gereçlerin bulunmamasından dolayı 26.07.2022 tarihli genel adli muayane raporundan da anlaşılacağı üzere hayati tehlikesi devam eden davacı müvekkilin onayı alınarak kendi isteği ile 01.08.2022 tarihinde taburcu edildiğini, tüm bu nedenlerle; davanın tüm yönleri ile kabulünü, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalarak; talep artırma veya ıslah hakları da korunarak; şimdilik;
haklı davanın kabulü ile, maddi tazminat açısından; maddi tazminata ilişkin kesin dava değeri tahkikat esnasında belirli hale geleceğinden 6100 Sayılı HMK'un 107.Mad. uyarınca maddi tazminata ilişkin dava değeri, şimdilik toplam 300,00-TL olarak maddi tazminatın;
kazanç kaybı şimdilik 100,00-TL, sürekli veya kalıcı iş göremez hale gelmesinden kaynaklı oluşacak olan kayıpların şimdilik 100,00-TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpların şimdilik 50,00-TL, tedavi vesair giderler olarak şimdilik 50,00-TL sigorta yönünden poliçe limiti sınırlı olmak üzere ve yeni düzenlenen 01.07.2022 tarihli Sigorta Kanunu poliçe kapsamında kaza tarihinden itibaren işleyecek olan mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsilini, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 04.10.2024 tarihli feragat dilekçesi ile davalı -----. yönünden ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminattan doğan ZMMS kapsamında hiçbir alacakları kalmadığından davadan feragat beyanları doğrultusunda davalı -----. yönünden davanın reddini, feragat dilekçesi ekinde sunulan protokol kapsamında yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine usulüne uygun olarak müracaat edilmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, itirazları baki kalmak kaydıyla davacının maluliyetinin tespiti için iyileşme süreci tamamlandıktan sonra Adli Tıp Kurumu tarafından muayene edilerek uygun Yönetmelik çerçevesince rapor düzenlenmesi gerektiğini, kişinin güncel muayenesi yapılmaksızın, evrak üzerinden tanzim edilmiş olan işbu raporun taraflarınca kabul edilemez nitelikte olduğunu,
itirazları baki kalmak kaydıyla davacı tarafından alınan maluliyet raporunun usul ve yasaya aykırı olmakla birlikte taraflarınca medikal firma raporu ile çeliştiğini ayrıca raporlar arasında açık bir çelişki bulunduğunu, usul ve yasaya aykırı maluliyet raporunun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiların taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin davacıların dolaylı gider taleplerini karşılama sorumluluğunun bulunmadığını,
itirazları baki kalmak kaydıyla müterafik kusur durumu sebebiyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, tüm bu nedenlerle; davanın usulden reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 25.10.2024 tarihli beyan dilekçesi davacı tarafın feragati sonucu yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını, bu doğrultuda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE
Dava; davacının yolcu olarak bulunduğu, dava dışı müteveffa ----- sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketinin ZMMS'si olduğu ----- plakalı aracın yaptığı tek taraflı ölümlü ve yaralamalı trafik kazasında; davacının davalı sigorta şirketine açtığı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın.
25.07.2022 tarihli trafik kazasının meydana gelmesinde kazaya karışan araç sürücüsü ile varsa üçüncü kişilerin kusurlu olup olmadığı ile orantısal kusur oranlarının ne olduğu, trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp yaralanmadığı, yaralanmış ise geçici ve/veya sürekli iş göremezlik, kazanç kaybı, ekonomik geleceğinin sarsılması, tedavi zararı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı, davalının talep edilen tazminat kalemlerinden kısmen yahut tamamen bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığı,
faizin başlangıcının ve türünün ne olduğu noktalarında toplandığı görülmüştür.Davacı vekili 04.10.2024 tarihli feragat dilekçesi ile müvekkili adına açılan tazminat davasından tarafların sulh olması nedeniyle feragat ettiklerini, bu nedenle sonuç ve istemlerinden vazgeçtiklerini, dosyada mevcut olan vekaletnamede yetkisi bulunması sebebiyle, feragat istemi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 25.10.2024 tarihli beyan dilekçesi davacı tarafın feragati sonucu yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını, bu doğrultuda karar verilmesini talep etmiştir. HMK 307. vd maddeleri gereğince davadan feragatin, davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran taraf işlemlerinden olduğu, hüküm ifade edilmesi için karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığı hükme bağlanmış olup davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur:
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/217, K. 2024/879, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama