KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/699
- Karar No
- 2024/1001
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
Karar Metni
1.729 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/699 ESAS
KARAR NO: 2024/1001
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 03.10.2023
KARAR TARİHİ: 26.11.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket-------aleyhine, müvekkili ile ticari ilişkisi olduğu taraflar arasında endüstriyel kapı ve yükleme rampası yapım ilişkisinden kaynaklanan ve tanzim edilen fatura ile sabit bakiye kalan 4.516,28-EURO (Takip tarihi olan 01.08.2023 itibarıyla kur karşılığı:134.572,04-TL) (Faiz hariç olmak üzere) bedelli borcun tahsili amacıyla ----- sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan ilamsız icra takibinde ödeme emrinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davalı - borçlunun itirazı üzerine,
---- tarihinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalı - borçlunun itirazı üzerine durdurulmasına karar verilen icra takibinin devamı için dava şartı olması nedeni ile -----yoluna başvurulduğunu ancak------ başvuru numarası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinin ------ tarihinde anlaşmama ile sonuçlandığını, davalı şirketin, endüstriyel kapı ve yükleme rampası yapımından kaynaklanan bedelin tamamını ödemediğini., müvekkili şirketin,
davalı şirket ile yazışma yaparak bakiye alacağın ödenmesini istemiş olmasına rağmen davalı şirketin icra takibi konusu olan faturadan bakiye kalan olan 4.516,28-EURO bedeli hiçbir gerekçe göstermeksizin ödemediğini, tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile -----sayılı icra dosyasındaki itirazın iptalini ve icra takibinin devamını, davalının haksız ve kötü niyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin-----kapandığını, ------- olarak nevi değişikliğine gidildiğini, davacının kur farkı üzerinden faturalar kestiğini, davacının kur farkı üzerinden vade farkı talep ettiğini, cari ekstre incelendiğinde davacıya herhangi bir borcun olmadığının ortaya çıkacağını, davacının kendileri faturalarını EURO olarak kesip ödemeyi de ödeme günüdeki EURO kurundan TL beklediğini ancak yasal mevzuatımızda böyle uygulama olmadığını, ödeme fatura üzerinden yapılmış olup davacıya herhangi bir borcun söz konusu olmadığını,
cari ekstreler incelendiğinde müvekkilinin 4.614,00-TL fazla ödeme yapmış olduğunun tespit edileceğini, ------- kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkün olduğu” yönünde düzenleme yapıldığını, -------------, bahsi geçen Tebliğin 8 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının sonuna “Ancak sözleşme konusu ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi zorunludur.” ibaresinin eklendiğini,
İlgili düzenleme doğrultusunda alacaklı tarafın döviz ile ödeme talep edilebilmesi engellendiğini, dolayısıyla müvekkili şirket tarafından da ilgili düzenleme doğrultusunda TL cinsinden davacıya yapılan ödeme nedeniyle herhangi bir şekilde kur farkı talep edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından hukuki düzenlemelere uygun şekilde ödeme yapıldığını bu itibarla davacının kur farkı talep etmesi ilgili Yönetmelikte yer alan hukuki düzenleme karşısında haksız ve hukuka aykırı olduğunu,
---- “Kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasında akdedilen sözleşmede hüküm bulunması ya da faturaya konu malların döviz karşılığı satımının yapılmış olması gerekir.
Kur farkında vade farkı istemleri gibi teamülün olup olmadığı önemli değildir..---------- davacının sadece TL bazında fatura düzenlemiş olması sözleşmenin kendisine tanımış olduğu kur farkı alacağını talep etmediğini ve tercihini TL bazında ödeme yapılması noktasında kullandığı anlamına gelir... sözleşmede yer alan kur farkı alacağına dair hükme dayanılarak davanın kabulü yoluna gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir...”Yabancı para birimi üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin Türk parasına hangi kur üzerinden çevrileceğine ilişkin Vergi Usul Kanunu 215. maddesindeki düzenleme.
“Türk para birimiyle yapılan işlemler, işlemin gerçekleştiği günün ------ döviz alış kuruyla ilgili para birimine çevrilir.” şeklinde kararı olduğunu, davacının Yasal Mevzuat gereği ödeme yapılan gün-------- alış kuruna göre hesaplama yapılmış olması durumunda herhangi bir bakiye tutar da olmayacağını, bu nedenle davacıdan herhangi bir bakiye borcu veya kur farkı üzerinden vade farkı borcu kalmadığını, davacının haksız kur farkı üzerinden vade farkı adı altındaki bu talebinin de reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle;
ispatlanamayan, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini ve %20den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafta bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; ----- sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili özetle; taraflar arasında endüstriyel kapı ve yükleme rampası yapım ilişkisinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, işin zamanında yapılıp teslim edilmesine rağmen faturadan bakiye kalan 4.516,28-EURO'nun ödenmediğini, başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise;
davacının kur farkı üzerinden vade farkı talep ettiğini, davacının faturalarını Euro olarak kesip, ödemeyi de ödeme günüdeki EURO kurundan TL olarak beklemesinin yasal olmadığını, cari ekstre incelendiğinde davacıya herhangi bir borçlarının olmadığının anlaşılacağını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş,
hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, taraf şirketlerin cari hesaba konu yıllara ilişkin --------kayıtları bağlı oldukları vergi dairelerinden getirtilmiş, icra dosyası celp edilerek incelenmiş, bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlanmıştır.
Dava ve cevap dilekçesinden anlaşıldığı üzere taraflar arasında cari hesap üzerinden tutulan bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, davalının cevap dilekçesinde mal veya hizmet tesliminin yapılmadığına dair bir iddiası olmamakla, mal/hizmet tesliminin süresinde ve gereği gibi yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı; uyuşmazlığın; davacının kur/vade farkı talebinde bulunup bulunamayacağı, buna dair yasal koşulların oluşup oluşmadığı, davacının davalıdan cari hesaptan kaynaklı olarak alacaklı olup olmadığı,
bu kapsamda itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür.------ sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde; dosyanın alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, davacı alacaklının, cari hesaptan kaynaklı faturaya dayalı olarak -----işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.5050,93-Euro üzerinden takip başlattığı görülmüştür.Davanın niteliği ve tarafların tacir olduğu hususu göz önünde bulundurularak TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca öncelikle davacının davaya ve takibe konu yıllara ait tüm yasal ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için talimat yazılmıştır.
Talimat bilirkişisinin 16/07/2024 tarihli raporunda özetle; "...Davacı; -----yılına ait yasal ticari defterlerinden Yevmiye ve Kebir Defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini (beratlarının) alındığı, ilgili yıla ait Envanter defterinin yasal süre içinde tasdik edildiği görülmüştür. Bu haliyle usule uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfının bulunduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Takdir SayınMahkeme’ye aittir.
Davacı şirketin tarafıma sunduğu ----- gönderilen e defterler ile uyumlu olduğu, davalı ----- tarihli dilekçe ekinde sunduğu ----bildiriminde davacının düzenlediği 1 adet 485.469,15 TL faturanın --- bildirimde bulunduğu, vergi dairesinde------ bildirimini göndermediği, davacı defter kayıtlarında -----davalıya düzenlediği fatura karşılığında, davalının ------- ödeme yaptığı, ödemeler sonrası ---- tarihi itibariyle davalının 3.526,08 TL alacaklı olduğu,
Euro olarak faturalar 26.697,50 Euro – (ödemeler 10.187,50+11.993,72 Euro)= 4.516,28-Euro karşılığı 28.07.2023 tarihinde 138.904,38 TL kurk farkı faturası düzenlendiği icra takip tarihindeki alacağın kur farkı faturasından kaynaklandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacının kur/vade farkı talebinde bulunup bulunamayacağı etrafında toplandığı ve davacının defterleri ile tarafların--------- kayıtlarının incelenmesinin yeterli görüldüğü anlaşılmakla, davalının defterleri üzerinde inceleme yapılmamıştır.6098 sayılı TBK'nın 99. maddesine göre. "Konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir.
Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla da ödenebilir.
Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ödenmesini isteyebilir." Anılan yasa hükmüne göre, taraflarca aynen ödeme kararlaştırılmadıkça vadesinde ödenen borçta seçim hakkı borçludadır. Dilerse yabancı para borcunu aynen, dilerse TL karşılığını öder.
Vadede ödeme yapılmaması halinde ise seçim hakkı yine alacaklıya geçmektedir. Öncelikle kur farkının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır ----------Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi, taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir ---------.
Diğer yandan kur farkı talebi, kur farkı faturası düzenlenmesine de bağlı değildir. Taraflar arasında yabancı para birimine endeksli bir ticari ilişkinin varlığı halinde, kur farkı faturası düzenlenmeden de kur farkı alacağı talep edilebilir. Yine kur farkının dayanağı olan fatura bedellerinin ne şekilde ödendiği hususu da önemlidir.
Zira sözleşmede aksine bir hüküm yoksa ödemenin çekle yapılması halinde kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı kabul edilmektedir -----Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; dava ve cevap dilekçesinden anlaşıldığı üzere taraflar arasında cari hesap üzerinden tutulan bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, davalının cevap dilekçesinde mal veya hizmet tesliminin yapılmadığına dair bir iddiası olmamakla, mal/hizmet tesliminin süresinde ve gereği gibi yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı; uyuşmazlığın;
davacının kur/vade farkı talebinde bulunup bulunamayacağı noktasında olduğu, bu kapsamda, taraflar arasındaki sözleşmedeki bedelin Euro cinsinden kararlaştırıldığı, uyuşmazlığa konu faturanın ----- fatura olduğu, bu faturanın davalı ---- bildirildiği, davalının --------- ödemede bulunduğu, davalının toplam ödemeleri -----------olduğu; taraflar arasındaki sözleşmenin 3/a. maddesinde ödemelerin Euro olarak yapılacağının düzenlendiği; tarafların arasındaki ticari ilişkinin Euro para birimine bağlı olarak kurulduğu,
aynı zamanda ihtilafsız faturalarda fatura bedellerinin Euro karşılığının da gösterildiği dikkate alındığında davacının kur farkından kaynaklanan alacağını talep etmesinin mümkün olduğu, her ne kadar davalı tarafça, sözleşme gereğince ödemeler yapılırken fatura tarihindeki kur karşılığının esas alınması gerektiği ileri sürülmüş ise de, sözleşmenin bu hükmü, fatura düzenlenirken hangi kurun esas alınacağına ilişkin olup, ödemeler yapılırken fatura tarihindeki kurun esas alınacağına dair bir düzenleme getirilmediği,
kaldı ki davalının ilk ödemesini sözleşmenin 3/a maddesine uygun olarak Euro olarak yaptığı anlaşılmakla---------davanın kabulüne karar verilmiş; asıl alacak miktarı olan 4.516,28-EURO'nun takip tarihindeki TL karşılığının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/699, K. 2024/1001, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama