KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/758
- Karar No
- 2023/897
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
Karar Metni
941 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/758 Esas
KARAR NO
2023/897 Karar
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25.10.2023
KARAR TARİHİ: 21.11.2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında,--------adresinde bulunan işyerinin tadilat, tamirat ve mobilya ve bunların montajı konularında 15.03.2023 tarihinde protokol imzalandığını, tarafların ödev ve sorumluluklarını kabul ve beyan ettiklerini, müvekkilinin sözleşmenin kurulması akabinde proje için 15.000,00-TL'yi davalının isteği üzerine davalının eşinin hesabına gönderdiğini ve bu ödemenin proje bedeli olduğunun belirtildiğini, tüm banka ödeme evraklarının dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, taraflar arasında akdedilen protokol/ sözleşme uyarınca, taraflar toplamda 3.337.000,00-TL (üçmilyonüçyüzotuzyedibintürklirası) üzerinden anlaşmaya vardıklarını,
davalının dava dilekçesinde adresi yazılı ve müvekkilin işleteceği işyerine ait, sözleşme tablo-1 ve tablo- 2'de yer alan işleri ve mobilyaların yapımı ve montajı işini üstlendiğini, müvekkilininde bunlara ilişkin ödemeleri yapmayı kabul ettiğini, müvekkili tarafından davalı ve sözleşmede ismi geçen --------- sözleşmede belirtilen işler karşılığı 3.337.000,00-TL(üçmılyonuçuyuzotuzbınyedıturklırası) ödeme yapıldığını, ödemenin bir kısım hesaba havale ve çek olarak ödendiğini, son kalan 850.000,00-TL için ise dava dilekçesinde ayrıntıları yazılan ve keşide tarihleri henüz gelmeyen çekler ile yapıldığını,
yapılan ödemelere çek ve banka bilgilerinin yer aldığı tablonun dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, ayrıca ödemelere ilişkin dekontların da dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, davalı tarafın müvekkilini oyalaması ve sözleşmede yazılı edimi yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin vade tarihi gelmeyen çekler yönünden bedelsizlik kararı ve davalıya borçlu olmadığının tespiti ile ilgili olarak huzurdaki davayı açma zaruriyetinin hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik yargılama konusu çekler yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi adına,
huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, ---------- bedelli çekler yönünden ödemeden men ve davalı yada varsa hamiline ödememe yönünden ihtiyati tedbir ve ayrıca dava konusu çeklerin icra takibine konu edilmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama konusu çeklerin iptalini ve taraflarına iadesine karar verilmesini, dava konusu çekler yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitini, yargılama giderleri, avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili 30.10.2023 tarihli talep dilekçesi ile tarafınca 350.000,00-TL çek numarasının sehven hatalı olarak yazıldığını, tarafınca -----olarak yazılması gereken çek numarasının sehven ----- şeklinde yazıldığını, çek numarasının ----- şeklinde düzeltilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı taraf cevap dilekçesi vermemiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedine (çek) dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.Davacılar vekiline arabuluculuk son tutanak aslının dosyaya sunması için muhtıra çıkarılmış, davacı vekiline 04.11.2023 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili süresi içerisinde arabuluculuk son tutanağını sunmamıştır.
Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiştir.Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle,
mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmişti.
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında” şeklinde değiştirilmiş, bu hükmün yürürlük tarihi 01/09/2023 olarak kabul edilmiştir.
Başka bir deyişle 7445 sayılı kanun gereği 01/09/2023 tarihinden sonra konusu para olan menfi tespit ve istirdat davalarında da dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekmektedir.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu,
bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup,
arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. ------- Ayrıca belirtmek gerekir ki, arabuluculuk özel dava şartı tamamlanabilir bir dava şartı olmayıp, davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlanması gerekmektedir.
Somut olayda, davanın 25.10.2023 tarihinde açıldığı, dava açılmadan önce arabuluculuk faaliyetinin yerine getirilmemesi sebebiyle davanın 6325 Sayılı HUAK 18/A ve TTK 5/A maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/758, K. 2023/897, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama