KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/776
- Karar No
- 2024/305
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2024
Karar Metni
1.699 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/776 Esas
KARAR NO:2024/305
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 31/10/2023
KARAR TARİHİ: 02/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı ----- müvekkili şirket arasında-------- akdedildiğini, --- tarihinde, maliki -----olan ve bilinmeyen sürücü sevk ve idaresindeki ------ plakalı aracın %100 kusuru ile sebebiyet verilen kaza neticesinde, ----- numaralı hasar dosyası ile kazada zarar görenlere ₺25.428,46 tazminat ödendiğini, kaza tespit tutanağında sigortalı aracın sürücüsünün firari olduğu belirlendiğini, hasar ekpertiz raporuna göre araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu belirlendiğini, ödenen tazminata ilişkin olarak davalı tarafça 15.420,74 TL ödeme yapılmış olup dosyada bakiye alacak kaldığını,
bu nedenle dava konusu 10.007,72 TL değerindeki bakiye alacak yönünden itirazın iptaline yoluna başvurduklarını, kazadan sonra geçerli bir neden olmaksızın olay yerini terk edilmesi halinde trafik sigortacısının sigortalısına rücu hakkı bulunduğundan müvekkili şirketin davalı sigortalısına rücu hakkı olduğunun, davalıların borcunu ödememek için haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden asıl alacak miktarı üzerinden en az %20 icra inkar tazminatı talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle;
davalının menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ------------ sayılı dosyasına vaki itirazın 10.007,72 TL
alacak açısından iptali ile takibin 13.12.2022 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, davalının en az %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, davaya konusu zarara sebebiyet veren kazaya karışan müvekkili şirkete ait------plaka sayılı araç; kaza tarihinden önce müvekkil şirket ile yürütülen bayilik ilişkisi kapsam ve şartları altında müvekkil şirket markası altında üçüncü kişilere kiralama yoluyla tasarrufta bulunmak üzere kiralandığı dava dışı ------- tarafından, müvekkili şirket adına ve hesabına dava dışı araç sürücüsü ile akdedilen kira sözleşmesi uyarınca kiraya verilmiş olup aracın fiilen teslim edildiğini, kira sözleşmesinin devam ettiği süre boyunca aracı fiili hakimiyetinde bulunduran,
Kira Sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası ve eki olan Genel Kiralama Koşulları uyarınca, aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işleten --------- sürücü / araç kiracısı, ------ Mevzuat hükümleri uyarınca meydana geldiği iddia olunan zarardan sorumlu olacağının, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı yan tarafından uğranıldığı iddia olunan zarardan müvekkilinin sorumlu olması ihtimalinde müvekkili şirketin, halefiyet ilkesi gereğince sorumlulara rücu hakkı doğacağından davanın;
--------- ihbarını talep ettiklerini, zararın artmasına zarar görenin ağır kusur ve ihmali sebebiyet verdiğinin, mezkur kaza sonrasında müvekkili şirket mülkiyetindeki --------- plaka sayılı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi rücu sebebine dayanılarak aracın zorunlu trafik sigortacısı davalı---- tarafından;
kazada zarar gören -----sayılı araç için------- tutarında tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyen faiziyle rücuen tazmini talebiyle müvekkili şirket aleyhine -------- üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı ve icra dosyasının müvekkili şirket tarafından tarihinde ödeme yapılmak suretiyle infazen kapatıldığını, sonrasında ----- plaka sayılı araç maliki dava dışı ---- tarafından;
konu hasar kapsamında davacı -------tarafından yapılan hesaplama doğrultusunda ödenen tazminatın yetersiz olduğu ve aracında meydana gelen gerçek zararı karşılamadığından bahisle müvekkili şirket aracının----- davacı sigorta şirketi aleyhine ------sayılı başvuru ikame edilmiştir. -------- kararı gereği;
"başvuranın aracında meydana gelen araç hasar bedelinin gerçek zararın tazmini ilkesine göre KDV dahil ve makul olan %10 oranında iskonto uygulanarak 45.420.74-TL olduğu" tespit edilerek ----- tarafından ----- numaralı hasar dosyası kapsamında öncesinde ödenerek müvekkili şirkete rücu edilen 30.000,00-TL ödemenin tenzili ile bakiye 15.420,74-TL tazminat alacağının (ve yargılama giderlerinin) 28/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak başvurucuya verilmesine karar verildiğini, başvurucu----tarafından,
--------------- sayılı dosyası üzerinden Komisyon kararının icrası maksadıyla başlatılan ilamlı icra takibine istinaden; tahkim yargılaması neticesinde hükmedilen -davacı sigorta şirketi tarafından hesaplanan ve karşı yana ödenen hasar tazminatının gerçek zararı karşılamaması dolayısıyla tazmin edilemeyen- 15.420,74-TL bakiye hasar tazminatı, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile icra takibinin ferileri davacı ------ tarafından ---- plaka sayılı araç malikine ödendiğini,
sonrasında davacı ---- tarafından -------- plakalı aracın % 100 kusuru ile sebebiyet verilen kaza neticesinde -------- numaralı hasar dosyası üzerinden kazada zarar görenlere ödendiği iddia olunan 25.428,46-TL tutarında tazminatın faiziyle rücuen ödenmesi müvekkili şirketten talep edildiğini, yalnızca bakiye hasar bedeli olan 15.420,74-TL davacı------ödendiği ve müvekkili şirketin mezkur kaza dolayısıyla-------- plaka sayılı araçta meydana gelen hasar bedelinden sorumluluğu kalmadığını,
rücu talebine konu trafik kazası dolayısıyla ----- plaka sayılı araçta meydana gelen gerçek zararın tamamı 45.420,74-TL müvekkili şirket tarafından ödenmesine rağmen ---- tarafından; ------- kararı gereği hükmedilen yargılama giderleri ile komisyon kararının icrası maksadıyla başlatılan ----- sayılı icra takibinin ferilerinin tahsili talebiyle ---------- sayılı dosyaları üzerinden müvekkili şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirket,
davacı sigorta şirketinin uğradığı zararı sorumluluğu nispetinde tazmin etmiş olup basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü altında olan davalının ihmali tutum ve davranışlarından dolayı uğranılan bakiye zarara, zarar görenin müterafik kusuru sebebiyet verdiğinden iddia olunduğu gibi bir zarar mevcut ise de işbu zarardan müvekkili şirketin sorunlu tutulması dürüstlük kuralına ve hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, tutanakta tarafların kusur oranları yer almamakta olup dava konusu olay hakkında tarafların henüz kusur durumu belirlenmediğini,
davacı yana başkaca üçüncü şahıslardan yapılan rücu ödemesi olması halinde dava konusuz kalacağının, davacı yan, talep etmiş olduğu asıl alacağın varlığı konusunda haksız olduğu gibi kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketi temerrüde düşürmemesi sebebiyle takip öncesi işlemiş faizi de talep etme imkanı bulunmadığının, davacının icra inkar tazminatı talebinin alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle; fazlaya dair tüm talep ve dava hakkının saklı kalması kaydıyla;
davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine ve takibin iptaline, davacı aleyhine %20' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davanın; ------------ihbarına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, davacı sigorta şirketinin --------kapsamında 3. Kişinin zararını tazmin için ödediği bedeli davalı sigortalısına rücu için başlattığı icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir. İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Buna göre; ilamsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmesi, itirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır.
Nitekim aynı hususlara ----- sayılı kararında da değinilmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----- sayılı İcra Dosyası---- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, sigorta poliçesi,
hasar dosyası celp edilmiş ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu,-------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde.
09.02.2023 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı borçlunun davalı olduğu; takibin 10.007,72-TL alacak, 302,82-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.310,54-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 18.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 27.03.2023 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 31.10.2023 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 10.007,72-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde. 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine ilişkin olarak meydana gelen trafik kazalarında o dönem yürürlükte bulunan Karayolları ---------maddesinde sigortacının işletene rücu nedenleri arasında sigortalı aracın sürücüsünün kaza sonrası olay yerinden ayrılması sayılmamıştır.
Dolayısıyla 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine dayalı olarak zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan sigorta şirketi salt olay yerini terk nedenine dayalı olarak kendi akidine rücu edemeyecektir.
Ancak 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri nedeniyle bedensel hasarlı trafik kazası sonucu zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan zorunlu trafik sigortacısı, kendi akidi olan sigortalısına karşı --------- maddesine göre olay yerini terk nedeniyle rücu davası açabilecektir.
Zira bedensel hasarlı trafik kazalarında 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartların B.4 maddesinde ifade edilen haller ile benzer zorunlu haller dışında olay yerini terkin, içe rücu sebebi olduğu kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır.
Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. Genel Şartların B.4.
Maddesini f fıkrası ''Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,'' şeklinde düzenlenmiştir.
Maddeden de anlaşıldığı üzere; sadece bedensel hasara neden olan kazalarda olay yerini terk rücu sebebi olarak belirtildiğinden eldeki davada maddi hasara ilişkin rücu talebi bulunduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Kötüniyet tazminatı yönünden; İ.İ.K’nin 67/2. maddesinde itirazın iptali davasında alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceği hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca borçlu davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması şarttır. Eldeki davada, davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/776, K. 2024/305, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama