KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/947
- Karar No
- 2025/224
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
Karar Metni
1.758 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/947 ESAS
KARAR NO: 2025/224
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26.12.2023
KARAR TARİHİ: 25.03.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı yan arasında ----- sözleşme numaralı --- sözleşme tarihli, --- onay tarihli ve ---- sözleşme numaralı ---- sözleşme tarihli, ----- onay tarihli iki adet endüstriyel hizmet sözleşmesi akdedildiğini ve imzalandığını, işbu sözleşmeler gereği davacı ile davalı şirkete çeşitli alanlarda hizmetler verildiğini, davacı şirketin vermiş olduğu hizmetlere karşın düzenlenmiş olan ve ilgili takibe konu olan e-faturaların;
---- tutarlı fatura, --------- tutarlı fatura olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan faturalara karşın davalı yanca süresi içerisinde itirazda bulunulmadığını, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2. Maddesi.
"Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." gereğince davalı yanın takip konusu faturaları kabul ettiğinin görüleceğini, ------sözleşme tarihli, ------ onay tarihli endüstriyel hizmet sözleşmesinin ödeme şartları başlıklı 11.2 maddesinin (d) bendi "FİRMA tarafından kalan ödemeler, fatura düzenlenmesini takiben 15 (on beş) gün içinde ---- hesaplarına yapılacaktır.
Süresinde ödenmeyen faturalara ----- tarafından aylık %2 gecikme faizi uygulanacaktır." şeklinde olduğunu, bu nedenle taraflarınca davalı aleyhine ---- sayılı dosyası üzerinden icra takip işlemine girişildiğini, bahsi geçen dosya üzerinden ödeme emrinin ----- tarihinde davalı yanın elektronik posta adresine tebliğ edildiğini, davalı tarafından ----- tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, davalının itirazının kötü niyetli olduğunu, müvekkiline borcunu ifa etmediğini, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla;
yukarıda açıklanan ve Mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle: davanın kabulünü, davalının ------- sayılı dosyası kapsamında vaki itirazın iptalini ve takibin devamını, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı şirket arasında akdi bir ilişki bulunmadığını, sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkililerine ait olup olmadığının da taraflarınca incelenemediğini ama imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığı kanaatinde olduklarından, buna ilişkin itiraz haklarını saklı tuttuklarını, dava konusu faturalarda davalı şirkete ne hizmet verildiğinin anlaşılamadığını, dava dosyası ekinde sunulan faturalarda ne olduğu belli olmayan hizmetlerin davalıya sunulmadığını,
faturanın tek başına hizmetin alındığına dair kanıt oluşturmayacağını ayrıca dava konusu faturaların da kime ne şekilde teslim edildiğine ilişkin delillerin de davacı tarafından sunulması gerektiğini, bu faturaların usulüne uygun şekilde teslim edilmiş ve davalı tarafından faturalara itiraz edilmemiş olduğu ihtimalini varsaysak dahi, faturanın, faturada yazılı hizmetin alıcıya teslimine ilişkin tek başına bir delil oluşturmadığını, buna ilişkin ----- da cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu,
dava konusu itirazın iptali istenen ----cra takibinin de hukuka aykırı olduğunu,----- davaya konu olan icra takibi incelendiğinde ödeme emrinde yalnızca 56.809,55-TL fatura alacağı yazdığını ve bu faturaların neye ilişkin olduğuna dair icra dosyasına hiçbir bilgi sunulmadığını, buna ilişkin sözleşme gereği aylık %2 gecikme faizi isteminde bulunulduğunu, davalıya iletilen fatura ve bunlara ilişkin ihtarname, cari hesap ekstresi bulunmadığını ve taraflarına da tebliğ edilmediğini, bu nedenle itiraz ettikleri sözleşme gereği faiz talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla;
tüm bu nedenler ve Mahkemece re'sen dikkate alınacak tüm nedenlerle: -----sayılı takibin iptalini, İ.İ.K.'nun 67/2 hükmü gereğince davacı aleyhine takip bedelinin %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davacının icra inkar tazminatı talebinin ve tüm faiz taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava;----- sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili özetle; taraflar arasında iki adet endüstriyel hizmet sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeler gereği davacının davalı şirkete çeşitli alanlarda hizmetler verildiğini, davacı şirketin vermiş olduğu hizmetlere karşın düzenlenen faturaların süresinde ödenmediğini, süresinde ödeme yapılmaması halinde gecikme faizi uygulanacağının da kararlaştırıldığını beyan ederek itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise;
taraflar arasında akdi bir ilişki bulunmadığını, sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkililerine ait olmadığı kanaatinde olduklarını, dava konusu faturalarda davalı şirkete ne hizmet verildiğinin anlaşılamadığını, fatura düzenlenmesinin tek başına hizmet verildiğini ispata yaramayacağını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş,
hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, taraf şirketlerin cari hesaba konu yıllara ilişkin ---- bağlı oldukları vergi dairelerinden getirtilmiş, icra dosyası celp edilerek incelenmiş, taraf tanıkları dinlenmiş, bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlanmıştır.Dava konusu uyuşmazlığın; davacı ile davalı arasında hizmet verilmesine dayalı ticari ilişki olup olmadığı, ilişki varsa, davacının kısmen ya da tamamen hizmeti yerine getirip getirmediği, davalının kısmen veya tamamen ödemede bulunup bulunmadığı, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacağı bulunup bulunmadığı,
bu kapsamda itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.------ esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde; dosyanın alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, davacı alacaklının, üç ayrı faturaya dayalı olarak, 56.809,55-TL üzerinden takip başlattığı görülmüştür.
Davacı Tanığı ----------"Ben o tarihlerde davacı şirkette Metalürji, Malzeme ve Kaynak Mühendisi olarak çalışıyordum. Davalı tarafın ürettiği ankraj ürünlerinin standarda uygun olup olmadığını denetlemek için bizim ile anlaştılar. Biz planlama bölümünün hazırlığı doğrultusunda davalı tarafın beş altı farklı yer ve firmaya taşeron olarak ürettirdiği ürünleri kontrol ediyorduk. Ben 2022 yılının beşinci ayında işe başladım. Tam ticari ilişkinin başladığı tarihi hatırlamıyorum.
Ancak 2023 yılının ikinci üçüncü ayına kadar tahminen bu ilişki devam etti. O dönemde şirketimizde beş altı tane mühendis vardı. Uygun olan gidiyordu. Ancak davalı firmaya çoğunlukla ben gitmiştim. Yaptığımız iş ile ilgili herhangi bir olumsuz dönüş almadık. Haftada en az bir kez gidiyorduk" şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı Tanığı -----"Ben davalı tarafta kurulduğundan beri muhasebeci olarak çalışıyordum. Son iki senedir çalışmıyorum.
Davacı firma çalıştığım bir firmaydı. ancak teknik olarak ne iş yaptıklarını, iş yapıp yapmadıklarını bilemem. Ben aslında davalının başka bir firmasında çalışıyordum. Ancak yinede davalı firmanın faturalarını da görüyordum. Davacının ----- aldığı bir iş için yaklaşık bir sene kadar çalıştığını biliyorum.
Ben ----yılının Mart ayında emekli olup ayrıldım" şeklinde beyanda bulunmuştur.Davanın niteliği ve tarafların tacir olduğu hususu göz önünde bulundurularak TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca her iki tarafın davaya ve takibe konu yıllara ait tüm yasal ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir.Bilirkişinin 07/07/2024 tarihli raporunda özetle; "...davacının yasal ticari defterleri raporun 4.a.1. bölümünde usul yönünden incelendiğinde.
2022 ve 2023 yıllarında fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onayları ile aynı yıllara ilişkin elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K. ve V.U.K. hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür.
Raporun 4.a.2. bölümünde davalının incelemede tarafıma ibraz etmiş olduğu Yevmiye defterinin açılış ve kapanış onaylarının süresinde alındığı görülmüştür.
Davacının raporun 4.b.1. bölümünde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında; davalı açık hesabında ----- takip tarihi itibariyle 54.157,56-TL tutarında alacaklı, davalının da raporun 4.b.2. bölümünde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında davacı tarafa 54.157,56-TL tutarında borçlu gözüktüğü, tarafların defter kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan.
Sayın Mahkemenin talebiyle dosya kapsamında celp edilen ----- bildirim formları karşılaştırmalı olarak raporun 4.c. bölümünde detaylı olarak incelendiğinde; her iki tarafın 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin -----bildirim formlarının birbirleri ile uyumlu olduğu,------ bildirimine konu edilen faturaların takip dayanağı faturalardan ibaret olduğu görülmüştür.
Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere kendi ticari defterlerine kaydetmeyeceği ve bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğüne “alım” olarak beyan etmeyeceğinden işbu fatura içeriği mal/hizmetin davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu mal/hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.Kural olarak,
bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır.
Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Öncelikle taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacının, davalı ile arasında mal/hizmet satışına dair iddiasını ispat etmesi gerekir. Davacının akdi ilişkinin varlığını ve alacaklı olduğunu ispatlaması durumunda ispat yükü yer değiştirir ve davalıya geçer.
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; tarafların defter ve belgeleri ile ------ kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, bilirkişi raporuna göre davacının defter ve belgelerinde kayıtlı faturaların davalı tarafın defterlerinde de kayıtlı olduğu, yine bu faturaların davacı tarafından da davalı tarafından da vergi dairesine bildirildiği, bu kayıtların hizmet tesliminin yapıldığına karine oluşturduğu,
davacı tanığı ------- de duruşmada, davalı tarafın ürettiği ankraj ürünlerinin standarda uygun olup olmadığını denetlediklerini, ticari ilişkinin 2023 yılının ikinci üçüncü ayına kadar devam ettiğini beyan ettiği, davalı tanığının hizmet alınmadığı veya ödeme yapıldığına dair bir beyanının olmadığı, davacı ticari ilişkiyi ve hizmet teslimini ispat ettiğinden, ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının karinenin aksini veya ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği, ancak davalının bu yönde bir delil sunmadığı, işlemiş faizin icra takibinde fazla hesaplandığı anlaşılmakla;
davacı davasını asıl alacak yönünden ispat ettiğinden davasının kısmen kabulüne karar verilmiş; itirazın haksız ve alacağın likit olması dikkate alınarak takipteki asıl alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/947, K. 2025/224, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama