KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/314
- Karar No
- 2026/367
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2026
Karar Metni
1.060 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/314
KARAR NO : 2026/367
DAVA
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/05/2024
KARAR TARİHİ : 08/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Taraflar arasında 01.05.2023 tarihli Nakliye taşeronluk sözleşmesinin düzenlediği,
aşırı yükselen maliyetler nedeniyle taraflar arasında 01.09.2023 tarihinde zeyilname
düzenlendiğini, davacının davalıdan alacağının 15.000.000 TL’yi aştığını, davalı
şirket tarafından düzenlenen 6 numaralı hakediş raporunda davacının hakediş
tutarının 18.696.872,76.-TL olarak yazdığı, davalı şirketin ekonomik sıkıntı içinde
bulunduğunu, davalı şirket adına kayıtlı taşınmazların üçüncü kişilere devrinin
önlenmesi için taşınmaz kayıtlarına tedbir uygulanmasının gerektiğini, yargılama
aşamasında gözetilecek sair nedenler uyarınca davacının alacağının tahsili ve
uğradığı munzam zararının tazmini için huzurdaki davayı açtıklarını, 10.000 TL
alacağın temerrüd tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan
tahsili ile davacıya ödenmesine, 1.000 TL munzam zararın temerrüd tarihinden
itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya
ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını
talep etmişlerdir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında davacının Taşeron olarak davalı şirketin ise Yüklenici sıfatıyla 01.05.2023 tarihli Nakliye Taşeronluk Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamınd---- Devlet Yolunun bir kısmının yapılmasına dair anlaşma sağlandığı, sözleşmenin birim fiyat olarak belirlendiği ancak birim fiyatla belirlenen işin niteliğine uygun düşmediği gerekçesiyle davacı aleyhine aşırı maliyet yüklediği belirtilerek 01.09.2023 tarihinde Zeyilname düzenlendiği,
davacı firmanın üzerine düşen edimleri yaptığı, Hakediş Raporlarının düzenlendiği belirtilerek faturaya dayalı Hakediş bedelinin ödenmediği gerekçesiyle Taşeronluk Sözleşmesine Dayalı TBK 470 ve devamı maddeleri uyarınca Eser Sözleşmesinden kaynaklı Alacak Davasıdır.Her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına ilişkin dosya içerisine bila tarihli SMMM raporu ile 21.03.2025 tarihli SMMM raporu alınmıştır.
Ancak alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmaması nedeniyle mahkememiz tarafından bu defa dosya içerisine 12.02.2026 tarihli teknik heyet raporu alınmıştır.
Yapılan Yargılama Sonucu;
Her iki şirket arasında 31.12.2023 tarihli Taşeronluk Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme ile davacı tarafa Taşeron, davalı şirkete ise Yüklenici konumunda olduğu, yapılacak işin--- Devlet Yolunun bir kısım toprak işleri, köprü işleri, üst yapıya dair yol yapımına ilişkin olduğu, ardından taraflar arasında 01.09.2023 tarihli zeyil namenin imzalandığı, Zeyilname ile Taşeronluk Sözleşmesinde bir kısım değişiklikler yapıldığı tespit edilmiştir.
Her iki tarafında ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarını e-defter olarak tuttuğu, açılış ve kapanış onayı yerine geçen beratların süresinde verildiği, bu haliyle davacı defterlerin lehe delil kabiliyeti bulunduğu ve kaydi olarak 31.01.2024 tarihi itibariyle faturalardan kaynaklı 16.342.991,54 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına ilişkin olarak 21.03.2025 tarihli SMMM raporlarının incelenmesi sonucu 2023-2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK 64,66. maddeleri ile V.U.K 220-226.
Maddeleri ve 1 Sıra No'lu Elektronik Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olduğu, kayıt nizamı bakımından birbirini teyit ettiği, bu haliyle davalı şirket lehine delil kabiliyeti bulunduğu anlaşılmakla kaydi olarak davacı ---.. Şirketinin davalı -----. adına 31.10.2023, 28.11.2023 ve 03.01.2024 tarihli 3 adet faturadan kaynaklı 15.937.434,54 TL tutarında alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Ancak 21.03.2023 tarihinde 1.246.772,00 TL , 11.05.2023 tarihinde de 302.779,00 TL'lik toplam 1.549.551,00 TL'lik bir ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Bunun yanında davalı ------ davacı taşeron firmaya 31.10.2023 tarihli 853.711,24 TL 'lik bir fatura düzenlediği tespit edilmiştir. Yapılan kısmi ödemelerin ve davalı taşeron adına düzenlenen faturanın mahsubu ile davacının alacak talebinin kaydi olarak 13.870.209,65 TL olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi heyetindeki teknik bilirkişi heyeti tarafından da davacı taşeron firmanın Kesin Hakediş Raporuna dair 6 adet Hakediş Raporunun bulunduğu, toplam miktarının 16.775.456,93 TL olduğu ancak davalı Yüklenici firmanın usulüne uygun ticari defter ve kayıtları sonucu yapılan kısmi ödemeler ile 1 adet faturanın davacı Taşeron firmanın kayıtlarında yer almadığı anlaşılmakla kısmi ödeme ve 1 adet faturanın mahsubu sonucu 13.870.209,65 TL Taşerorunluk Sözleşmesinden kaynaklı alacağının bulunduğu tespit edilmiş olup sözleşmenin eksik veya ayıplı yapıldığına dair de herhangi bir delil sunulmadığından yapılan işin usulüne uygun olarak yapıldığı kanaatine varılmıştır.
Davacının taleplerinden bir diğeri TBK 122.maddesinde yer alan Munzam Zarar yani Hakediş Bedeli alacağının temerrüt faizini aşan aşkın zarardır.
Ancak davacının munzam zararının tespit edilebilmesi için öncelikle davacı Taşeron firmanın Hakediş Bedeli alacağının yanında temerrüt faizini aşan bir zararı var ise asıl alacağın zamanında ödenmemesi sonucu borçlu İşverenin temerrüde düşürülmesi ve borçlunun temerrüde düşmesinde de bir kusurunun bulunmadığının ispat edilmesi gerekmektedir.
Taraflar arasında imzalanan Taşeronluk Sözleşmesinin 3,9 maddesi uyarınca ödemenin "Her ayın sonunda o ay içinde nakledilen miktar için hakediş düzenlenecektir. Taşeronun keseceği faturayı takiben en geç 30 gün içinde ödemesi yapılacaktır." hükmünün bulunduğu, bedeli ödenmeyen 3 adet Hakediş faturanın düzenlendiği tespit edilmiştir.
Davacının hem fatura alacağının tahsili hemde aynı davada fatura alacağına bağlı temerrüt nedeniyle Munzam Zarar yani aşkın zararın tespiti mümkün olmayacaktır.
Ancak davacının faturaya dayalı alacağının fiilen ödenmesi ile davalı borçlunun temerrüde düştüğü tarih aralığının belirlenmesi sonucu temerrüt faiz miktarının aşan kısmı olan munzam zararın tespiti mümkün olacak olup halen asıl dosyadaki talep olan fatura alacağının yargılamasının devam ettiği, aynı davada her ikisinin hukuken görülmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla esasa ilişkin herhangi bir inceleme yapılmaksızın munzam zarar yönünden erken açılan bir dava olarak kabul edilip şartları oluşmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/314, K. 2026/367, 8 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama