KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/499
- Karar No
- 2025/722
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
Karar Metni
1.276 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/499 Esas
KARAR NO: 2025/722
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 10.07.2024
KARAR TARİHİ: 30.09.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından, dava dışı ----- tarihinden itibaren doksan gün süre ile ----poliçe numaralı ---- gereğince emtia malzemesi taşımalarına ilişkin sigortalandığını, müvekkili şirketin ---- gereğince sigortalısı olan ------ ait emtiaları poliçe süreleri kapsamında iken davalının üstlenmiş olduğu sevkiyat esnasında dış koli bölümünden sert darbe alması ile zarara uğradığını, dava dışı sigortalı ----- davalı ---- arasında sigortalıya ait emtiaların ------- numaralı navlun faturası üstlenildiğini ve emtiaların davalının sorumluluğunda sevk edilmesi hususunda anlaşıldığını,
emtialar taşımayı yapan -----numaralı konşimento ile ---- uçuş numarası ile ---- sevk edildiğini,------- sevk edildiğini, emtiaların ---- varışına müteakip -------- tarihli hasar tutanağı incelendiğinde. "1 palette 4 adet koli olduğu kolilerden 2 tanesinde dış ambalajının hafif ezilme olduğu görüldü" şeklinde rapor hazırlandığını, zarar gören sigortalı tarafından yapılan bildirim üzerine sigortalının zararının tespiti amacıyla yapılan eksper incelemesinde.
"Sevk edilen koliler komple açılarak kontrol edilmiş olup, ----- numaralı pakette kolinin yan bölümden ezilmiş olduğu yan bölümden aldığı darbe ile de 5 adet emtiadan 2 adedinde ezilme olduğu belirlenmiştir." şeklinde tespitte bulunulduğunu ve sigortalının zararının 24.043,88-TL olduğunun saptandığını, zarar gören sigortalıya, müvekkili şirket tarafından ----- ödeme gerçekleştirildiğini, ödemelere ilişkin dekontlar dosyaya ibraz edileceğini, davalının emtiayı taşımayı ve teslim etmeyi üstlenmiş olduğu nazara alınarak sorumluluğundaki emtianın hasarlanmasına sebebiyet vermesi nedeniyle sigortalısına halef olarak;
ödenen bedelin davalıdan tahsilini istemek gereği doğduğunu, davalı borçlu aleyhine meydana gelen kaza neticesinde ödenen tazminat miktarı esas alınarak ------ sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksız itirazı neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen nazara alınacak nedenlerle;
fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile-----esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz eden davalı borçlu aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ------ davaya uygulanması gerektiğini, müvekkilinin sorumlu olduğunu asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla, her halükarda iddia edilen hasarın meydana gelmesinde müvekkili şirkete yükletilebilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkilinin Montreal Konvansiyonu Madde 22/4 kapsamında sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkilinin hasara ilişkin sorumluluğunun olduğunu asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, Mahkeme aksi kanaatte olması ihtimalinde gönderilen tarafından müvekkiline yöneltilmiş herhangi bir ihbar olmadığını, davacının iddialarını ispatlayamadığını,
ispat edilemeyen davanın reddi gerektiğini, dava dışı sigortalının malın niteliğine ilişkin hiçbir şekilde müvekkilini bilgilendirmediğini, müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının tek taraflı yaptırmış olduğu ekspertiz raporunun bağlayıcı olmadığını, tüm itirazları baki kalmak kaydıyla, Mahkemece müvekkilinin sorumlu olduğu kanaatine varılması halinde, hasar bedelini kabul etmediklerini ve bu hususun ayrıca incelenmesi gerektiğini, davacının davasının zaman aşımı sebebiyle reddedilmesini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini,
müvekkili şirkete ait aracın taşıma faaliyetlerinin ----- tarafından düzenlenen sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, söz konusu olaya ilişkin ----- hasar dosyasının olduğunu, söz konusu davanın Mahkemece kabulü halinde zararın tazmini sigortası poliçesi kapsamında olup müvekkili şirketin ödemeye mahkum edilmesi halinde bedel müvekkillin sigorta şirketine rücu edileceğinden HMK.nun 61. Maddesi gereği davanın ----- ihbar edilmesini, tüm bu nedenler ve Mahkeme tarafından resen gözetilecek nedenlerle;
davanın ------ ihbarını, davacının mesnetsiz ve hukuka aykırı taleplerle açmış olduğu davanın reddini, davacı aleyhine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin davalıya rücu edilmesi istemiyle başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer.
Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.TTK'nın 1472.maddesinde (eski TTK 1301) düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir.
Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder.
Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için sigortalı hangi mahkemede dava açabilecek ise sigortacının da aynı mahkemede dava açması gerekir.
Açıklanan sebeplerle mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafından davalı aleyhine, ------numaralı konşimento ile sevk edilen ve ----- sevkiyat sırasında emtianın dış koli bölümünden sert darbe alması ile iç emtianın hasarlanmasına sebebiyet verilmesi nedeniyle ödenen tazminat rücu bedeli için -----esas sayılı icra dosyasında 24.043,88 TL hasar bedeli ve 1.274,66 TL işlemiş faiz üzerinden icra takibine geçildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, somut itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı ile dava dışı sigortalı ------tarihli sefer için emtia sigorta poliçesi yapıldığı, hasar iddiası sebebiyle davacı tarafından dava dışı sigortalısına 12.10.2022 tarihinde 24.043,88 TL hasar bedeli ödemesi yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve itibar edilen bilirkişi raporu dikkate alındığında; taşımaya konu eşyanın nitelikleri, taşıma süreci ve meydana gelen hasar birlikte değerlendirildiğinde, taşıma süresi içerisinde meydana gelen hasar, taşıyıcının özen yükümlülüğü kapsamında olup, taşıyıcı tarafından gerekli özenin gösterilmediği, taşıyıcının sorumluluğu her bir kilogram için dava tarihi itibariyle ------ ile sınırlı olduğu, taşıyıcının toplam sorumluluk limitinin toplam 94,6 SDR olduğu,
hasar tarihindeki --- doğrultusunda 3.729,13 TL'ye tekabül ettiği, ödeme tarihi ile icra takip tarihi arasında bu bedele 197,69 TL faiz işlediğianlaşıldığından itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır.
Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir.Somut davada davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne kadar alacaklı olduğu alınan bilirkişi raporları ve yargılama ile tespit edildiği, bu haliyle alacağın likit olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/499, K. 2025/722, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama