KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/595
- Karar No
- 2026/366
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2026
Karar Metni
1.224 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/595
KARAR NO : 2026/366
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/08/2024
KARAR TARİHİ : 08/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı müvekkili ----- tarafından keşide edilen ------ ait ---- Çek Nolu 3.500.000,00 TL bedelli tacir çeki ve emre düzenlenmiş , hamilin yazılı olmadığı , vade tarihinin yazılı olmadığı çeki şüpheli kendi lehine doldurarak arkasını tahsil etmek amacıyla cirolamış 19.01.2024 tarihinde T.C -- ait --- Şubesi 'ne ibraz edilmiş ve karşılıksız işlemi yapılmıştır.
Davalı ------- aşağıda açıklayacağımız şekilde üzerine isnad edilen suçu işlemiş ve kendisi çekin eksik unsurlarını doldurarak ----.
İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyası ile takibe geçtiğini, ---- İli, ----- İlçesi ------ Parsel sayılı yeri müşteki müvekkil satın almış satın aldıktan sonrada yukarıda bilgileri verilen taşınmazın maliki müşteki şirket yetkili ------ ulaştığını, Davacı şirketin yetkilisi, hamili yazılı olamayan ve vadesi yazılı olamayan unsurları tam olmayan çeki ( yazılmayan ) , davalı kendi lehine doldurarak çek vasfına haiz hale getirerek bankaya meşru hamil gibi bankaya ibraz ederek resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu işlendiğini, TTK daki unsurları olmayan çek ile takibe geçildiğini,
dava talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla öncelikle takibin uygun teminat karşılığında durdurulması ile ----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine şayet yapılan ödemeler olması halinde davacı müvekkiline verilmesine/istirdadına karar verilmesi ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
CEVAP
Öncelikle dava dilekçesi genelinde müvekkilinşn çekle ilgili değişiklik yaptığı ve dolandırıcılık suçu işlediği ileti sürülmüş ancak tüm bu iddialarla başlatılan soruşturmada müvekkil lehine ----- Cumhuriyet Başsavcılığının 30.04.2024 tarih ve ------Karar sayılı KYO kararı (Ek-1) çıkmış ve iddiaların asılsız olduğu karara bağlandığını, Çek yasal unsurlara haiz olup davacı şirket yetkilisi karşılıksız çek keşide etmekten ceza almıştır. (----.
İcra Ceza Mahkemesi ------.), Bahse konu taşınmaz daha önceki bir çok dosyada da belirtmiş olduğumuz üzere davacıya, davacı şirketin kredibilitesi yüksek olup şirkete devri ile kredi çıkacağı ve bunun ticarette kullanılacağı taahhüdü ile kredi kullanması için inançlı işlemle verilmiş olup ilgili çekle hiçbir alakası bulunmamakta olduğunu, bu hususta taraflar arasında akdedilmiş olan 16.12.2022 tarihli İnançlı İşlem Sözleşmesi (Ek-2) ile devredilen taşınmazın, daha sonra iade edilmek üzere geçici olarak devredildiğini ortaya koymaya yeterli olduğunu, bu hususta dolandırılan taraf müvekkili olup bu hususta suç duyurusunda bulunulduğunu,
buna ilişkin olarak soruşturmalar ---- Cumhuriyet Başsavcılığının ----- Esas numaraları üzerinden devam ettiğini, taraflar arasındaki ----- yazışmalarından (E-3) da "davacı şirketin sahip ve temsilcisi olan ----- teminat amacıyla kullanabilmek için gayrimenkul bulunması gerektiğine" müvekkili ikna etmeye çalıştığı açıkça görüldüğünü, Çek nakit ve elden ödenmiş olan bir paraya ilişkin olduğunu, basiretli bir tacirin teminat olarak vermiş olsaydı bu çeke "teminat içindir" ibaresi yazması ya da ayrı bir sözleşmeyle bunu imza altına alması gerekeceğini,
Müvekkilinin avukat olması ataşehirde ofisi var iddiaları eşiyle sorunları var gibi kişisel hayatına ilişkin söylemler yine konuya ilişkin olmayıp kafa karıştırmaya yönelik asılsız iddialar olduğunu, Yine ------ isimli şahsın iddialarını gündeme getiren davacının konuyla alakasız mesnetsiz iddiaları bu davanın konusu olmayıp kafa karıştırmaya yönelik olduğunu, İhtiyati tedbire ilişkin talepleri de tamamen kötü niyetli olup alacaklının alacağını Türkiye’nin içinde bulunduğu enflasyonist ortamdan faydalanarak değersiz hale getirdiğini,
Borçlunun kötü niyetli olup icra takibine geçilip taşınmazlar üzerine haciz konulduktan sonra bile taşınmazı hacizli haliyle 7 ayrı kişiye satarak tahsil imkanını zorlaştırmaya çalışmış bununla ilgili olarakta ----. İcra Ceza Mahkemesi ------.
Numaralı dosya ile borçlu aleyhine dava açıldığını, ayrıca davacı şirket yetkilisinin beyanlarının samimi olmadığı daha evvelde dolandırıcılık sahtecilik dahil birçok suçtan sabıkası olup halende devam eden bu ve benzer soruşturmalar davacının bunu para kazanma yöntemi haline getirdiğini ortaya koyduğunu, öncelikle tedbir talebinin ve esastan da davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, davacı tarafından keşide edilen 19.01.2024 keşide tarihli, 3.500.000,00 TL bedelli çekin hamil kısmının ve vade tarihinin boş olarak davalıya teslim edildiği ve teminat çeki olarak verildiği gerekçesiyle Menfi Tespit davasıdır.
Davaya konu edilen ----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesi sonucu davalı alacaklı ---- tarafından davacı borçlu------Şirketi hakkında 3.494.000,00 TL asıl alacak ile ferileri toplamı beraber 3.856.107,63 TL için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık ;davaya konu edilen 19.01.2024 keşide tarihli 3.500.000,00 TL bedelli çekin hamil ve vade kısmının boş olarak verildiği iddiası ile geçerli olup olmadığı ve teminat çeki olup olmadığı hususlarıdır.
Dosya içerisine alınan ----- CBS'nin ---- soruşturma numaralı dosyası ile dava konusu edilen 19.01.2024 keşide tarihli, 3.500.000,00 TL bedelli çek hakkında müşteki olarak ----, şüpheli olarak davalı ------ hakkında Resmi Belgede Sahtecilik iddiası nedeniyle suç duyurusunda bulunulması üzerine 30.04.2024 tarihinde Takipsizlik kararı verildiği görülmüştür.
Yapılan Yargılama Sonucu; davacının iddiası davaya konu edilen çekin hamil kısmının ve vade kısmının boş olarak davalıya verildiği, verilme amacının "teminat çeki" olduğu iddiası nedeniyle Menfi Tespit davası açılmıştır. İddialarından bir tanesi davaya konu çekin boş olarak verilmesinin ardından davacı tarafından doldurulması nedeniyle "Sahtecilik ve Dolandırıcılık" iddiasına dayanılmıştır.
Buna ilişkin olarak mahkememiz tarafından tanık beyanına başvurulmuş olup tanık ----- beyanında kendisinin davacı şirkette finans müdürü olarak çalıştığını ve davaya konu edilen çek yaprağının miktar kısmının 3.500.000,00 TL olarak doldurulduğunu ve tarih kısmı boş olarak şirket yetkilisi olan dava dışı ----- tarafından imzalanarak davalıya verildiğini beyan etmiştir.
Tanık anlatımları üzerine keşideci -- kendi rızasıyla çek yaprağının miktar kısmının 3.500.000,00 TL olarak doldurulduğu, vade kısmının boş olacak şekilde verildiği anlaşılmış olup bu haliyle çek yaprağının verilmesinde herhangi bir sahtecilik ve dolandırıcılık olayının olduğu tespit edilememiştir. Kaldı ki aynı olaya ilişkin olarak da --- CBS ------ soruşturma numaralı dosyası ile "Resmi Belgede Sahtecilik" suç duyurusu hakkında takipsizlik kararı verilmiştir.
6102 Sayılı TTK'nın 780.maddesinde çekin şekil şartları belirtilmiş olup çek üzerinde vade tarihi gösterilmesi zorunlu şekil şartları olarak belirtilmemiştir.
Davacının iddiası verilen çekin teminat çeki olduğu iddiasıdır. "Çek bir ödeme vasıtası olup, kural olarak mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece çekin hatır çeki ya da teminat amacıyla verilen bir çek olduğu yolundaki iddianın davacı tarafça yazılı delille kanıtlanması gerekir." denilmektedir.
(Yargıtay ---- sayılı, 01/06/2016)"Bonoda teminat kaydı var ise de neyin teminatı olduğu belirtilmediğinden bu kayıt bononun mücerrettik vasfını ortadan kaldırmaz. Sadece teminat olduğuna dair eklenen bu kayda doktrinde mücerret teminat kaydı denilmektedir.
Bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge (İİK’nın 169/a maddesinde öngörülen) ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. "(HGK ----Somut olayda ; davaya konu çekin vade ve hamil kısmının boş olarak verildiği ,6102 sayılı TTK 780/1 maddesi uyarınca zorunlu şekil şartlarının tahdidi olarak belirtildiği,
hamil kısmı ve vade tarihi bu şekil şartları arasında sayılmadığı , davacının bir diğer iddiasının ise çekin teminat için verildiği belirtilmiş olasına rağmen yazılı delille ispatlanması gerektiği ancak buna ilişkin yazılı bir delil sunulamadığı , bunun yanında neyin teminatı olarak verildiğinin bononun önünde ya da arkasında yazılması gerektiği veya ayrı bir belge olarak teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerektiği ancak davacının iddiasının soyut beyanlardan ileri gidemediği anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/595, K. 2026/366, 8 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama