KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/622
- Karar No
- 2024/1013
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
Karar Metni
1.652 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/622 Esas
KARAR NO:2024/1013
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:23/08/2024
KARAR TARİHİ:28/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
12/08/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kızı--------- vefat ettiğini, sigorta şirketi tarafından bir miktar ödeme yapıldığını, ancak ödemenin gerçek zararını karşılamadığını, bu sebeple ---- başvuru yapıldığını,----- Esas başvuru tarih ve sayılı kararı ile davacıların bakiye 211.540,00-TL alacağının bulunduğunun tespit edildiğini,---kararı ve temyiz üzerine ----Karar sayılı onama ilamı ile ------- başvuru tarih ve sayılı kararının kesinleştiğini, tahkim sürecinde ıslah talebinde bulunulamaması sebebiyle taleple bağlı kalınarak davacılar için ayrı ayrı 50.000,00-TL üzerinden hüküm kurulduğunu, davacı ----- 55.675,25-TL,
davacı ----- 55.865,25-TL bakiye alacağının bulunduğunu, bakiye kısım yönünden icra takibine geçildiğini, davalıın haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dava şartı eksikliği ve görevsizlik nedeniyle reddine, dava konusu talebin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın reddine, davanın husumet yönünden reddine, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine,usule ilişkin itirazlarının kabul edilmemesi halinde; yeterli ödeme yapılmış olması sebebiyle reddine, eğer esas incelemesi yapılacak ise ceza dosyasının celbi ile kusur tespiti için dosyanın -------- sevkine, dosyaya sunulan bilirkişi raporu hatalı olduğundan, yeniden o tarihteki verilerle garamaten hesaplama yapılmasına,
eğer esas incelemesi yapılacak ise-------tablosu %1,65 teknik faiz esas alınarak ve garameten paylaşım yapılarak hesaplama yapılmasına, usule aykırı başvuru nedeniyle müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden, müvekkil şirket aleyhine faize hükmedilmemesine,
avans faizi talebinin reddine, eğer esas incelemesi yapılacak ise icra dosyasına sigortalı araç sürücüsünün/sigortalının ödeme yapıp yapmadığının, haciz işlemi uygulandığından hacze istinaden para yatırılıp yatırılmadığının tespitine, icra takibine yapmış olduğumuz itirazın devamına, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali talebinin reddine, haksız takip ve dava nedeniyle %20'den az olmamak üzere davacı aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesine,
icra takibine yapmış olduğu itirazın haklı ve makul olması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, aleyhine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve hükmedilecek olan vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeniyle vefat eden kızının desteğinden yoksun kalan davacıların bakiye destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.
Davacılar, 12/08/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kızı ------ vefat ettiğini, sigorta şirketi tarafından bir miktar ödeme yapıldığını, ancak ödemenin gerçek zararı------başvuru tarih ve sayılı kararı ile davacıların bakiye 211.540,00-TL alacağının bulunduğunun tespit edildiğini,---- Karar sayılı onama ilamı ile ------- başvuru tarih ve sayılı kararının kesinleştiğini, tahkim sürecinde ıslah talebinde bulunulamaması sebebiyle taleple bağlı kalınarak davacılar için ayrı ayrı 50.000,00-TL üzerinden hüküm kurulduğunu, davacı --- 55.675,25-TL, davacı -------- 55.865,25-TL bakiye alacağının bulunduğunu,
bakiye kısım yönünden icra takibine geçildiğini, davalıın haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ---- sayılı İcra Dosyası ---üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ----- başvuru numaralı dosyası örneği ve davalı sigorta şirketinden hasar dosyası örneği celp edilmiş ve dava sonuçlanmıştır.Maddi tazminat talebi yönünden;
Davacı tarafça bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmektedir. Hemen burada destekten yoksun kalma tazminatının hukuki niteliği üzerinde de durulmalıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı TBK 53/3 ve 55 maddesinde düzenlenmiş olup; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. " şeklinde hükme bağlanmıştır.
Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır.
Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK 53/3 maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
6098 sayılı TBK 53/3 maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.O hâlde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç içerisinde bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır.
Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir -----
Diğer taraftan,-----------sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının, desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; ------- sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Kesin hüküm bir dava şartı olup kamu düzenine ilişkindir. Buna göre bir dava karara bağlanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra aynı taraflar arasında, aynı konuda ve aynı hukuki sebebe dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Açılması halinde ikinci dava kesin hüküm nedeniyle esasa girilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir.
Kesin hükümden söz edebilmek için kesinleşmiş tarafları, konusu ve sebebi aynı olan iki davanın varlığı gerekir.Belirtmek gerekir ki, davacının daha önce aynı olay nedeniyle ------ heyetine başvuruda bulunduğu, ----- yargılaması sonucunda ---- karar sayılı kararı ile "...Başvuru sahibi ----taleple bağlılık ilkesi gereğince- 50.000,00 TL ve ----- için 50.000,00 TL’nin 25.03.2019’den itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ----- alınarak başvuru sahiplerine ödenmesine..." kararı verildiği, yapılan itiraz üzerine --- başvuru tarihli ------başvuru numaralı, ---- itiraz hakem heyeti karar tarihli ----- karar sayılı kararı gereğince;
"...Davalı tarafından-----tarafından verilen------- Sayılı karara vaki itirazının REDDİNE..." karar verildiği, yapılan temyiz başvurusu üzerine ---------- tarihli kararı ile "...1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile --------- numaralı bendinde yer alan "7.300,00 TL" ibarelerinin çıkartılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA..." kararı verildiği ve anılan tahkim dosyasının kesinleştiği görülmüştür.
Davacı tarafından dava konusu olay sebebiyle davalı sigorta şirketi hakkında tahkime başvurulduğu ve tahkim kararı gereğince (-----ilamı ile kesinleşen --------- kararı ile) davacının 211.540,00-TL tazminat hakkının bulunduğunun tespit edildiği, davacının tahkim kararı sonrasında 100.000,00-TL alacağını tahsil ettiği, bakiye 111.540,00-TL alacağının bulunduğu, anılan tahkim kararı gereğince davacının bakiye tazminat talebinin yerinde olduğu,
tahkim kararının hükmedilen kısım bakımından taraflar açısından HMK 114/1-i maddesi gereğince kesin hüküm teşkil ettiği, bu itibarla alacağın varlığı, tarafların kusur oranı, poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı (poliçe limiti 330.00,00-TL olup tüketilmediği) hususunda mahkememizce yeniden yargılama yapılmadığı, davacının süresi içerisinde ıslah yapamaması sebebiyle bakiye alacağını tahsil edemediği, eldeki davanın ek dava mahiyetinde olduğu, davacının asıl alacak ve işlemiş faiz talebinin (------------- için 55.675,25-TL asıl alacak yönünden 25.03.2019 ve 29.03.2024 arasındaki yasal faiz miktarının 25.136,23 TL olduğu,
------ için 55.865,25-TL sıl alacak yönünden 25.03.2019 ve 29.03.2024 arasındaki yasal faiz miktarının 25.222,01 TL olduğu) yerinde olduğu anlaşılmış, davanın kabulüne, Davalının ---------- takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 111.540,00-TL asıl alacak, 50.358,24-TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden takibin devamına karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketi zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Karayolları Trafik Kanunu Madde 109 motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.
Eldeki dava da kaza 12/08/2018 tarihinde meydana geldiği, davanın ise 23/08/2024 tarihinde açıldığı, TCK 85 maddesi gereği taksirle adam öldürme suçunun ceza zamanaşımınınn 15 yıl olduğu dikkate alındığında, zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmış, davalı sigorta şirketinin zamanaşımı itirazlarına itibar edilmemiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. ------ Dosyaya konu tazminat alacağının kesinleşmiş ------dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından,
hükmedilen asıl alacak miktarı -------- üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/622, K. 2024/1013, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama