KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/720
- Karar No
- 2025/897
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
Karar Metni
1.935 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/720
KARAR NO : 2025/897
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/09/2024
KARAR TARİHİ : 06/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı, arasındaki ticari ilişki davalı tarafından üretilen makinelerin montaj işinin yapılması noktasında olduğunu, davalının iş yükünün fazlalılığı nedeni ile bahsedilen montaj işi davacı tarafından davalı yanca talep edilmesi halinde sıklıkla yapıldığını, dava konusu fatura işi bu ilişkiden kaynaklandığını, davacının davalıya ait 10 adet beton pompası makinesinin montajı konusunda anlaştıklarını, işbu montaj işi davalı tarafça gönderilecek kamyonların üzerine montajının yapılmasına yönelik olduğunu,
taraflar arasında yapılan sözlü anlaşma ile davalı tarafın önce 10 adet beton pompa makinesini müvekkilin yaklaşık 800 m2 olan atölyesine 20.12.2023 tarihinde bıraktığını, davalı 2024 yılı Mart Ayı başında ilk kamyonunu gönderdiğini ve davacı tarafından montaj işinin yapıldığını, davacının davalı taraftan buna ilişkin ödeme aldığını, akabinde davalı taraf, davacının atölyesinde bekleyen diğer 9 adet beton pompası makinesi için montaj yapılacak kamyonları göndermediğini ve anlaşılan montaj işini davacı tarafa yaptırmadığını, davacının atölyesinde makinelerin 3 ay beklediğini, sonrasında tek tek atölyeden aldırıldığını,
bahse konu makinelerin ağır tonajlı iş makineleri olması hasebiyle atölyeden çıkartılma işlemi için ayrıca vinç getirtilmesi ve makinelerin vince yüklenmesi gerektiğini, bahsedilen bu işlem için davacının ayrıca emek, (insan) iş gücü, zaman ve ekipman kullanmak zorunda olduğu için bu işlemlere yönelik bedeli davalıya 23.02.2024 ve 29.03.2024 Tarihli fatura ile faturalandırdığını ve davalı buna ilişkin ödemeyi yaptığını,
davalı tarafla montaj işi için anlaşan ancak montaj işlemi yapılmadan müvekkil atölyesinde 3 ay boyunca bekletilen makinelere yönelik (20.12.2023 ila 26.03.2024 tarihleri arasında) beklediği süre için müvekkili tarafından muhafaza edilmesinden kaynaklı kira bedeli olarak (KDV dahil) 288.000,00 TL fatura kesildiğini, kesilen bu fatura davalı muhasebe kayıtlarına da girdiğini, ancak işbu fatura davalı tarafça ödenmediğini, işbu atölyenin 800m2 boyutlarında olduğunu, davalı tarafça getirilerek bırakılan makineler müvekkile ait atölyenin %90'ını işgal edecek boyutta makineler olduğunu,
davalı tarafın işbu tutumu 3 ay boyunca müvekkilinin atölyesindeki çalışmaların aksamasına sebep olduğunu, üstelik davalı taraf 3 ay sonra atölyede bekletilen işbu 9 makineyi montaj işlemi yapılmadan teker teker atölyeden aldırdığını, bu hususa ilişkin tanıklarının olduğunu, sayılan tüm bu nedenlerle -----.
İcra Dairesi'nin ------ Esasına kayıtlı icra takibi başlatılmışsa da davalı şirket işbu takibe itiraz ettiğini, icra takibinin durdurulması üzerine taraflarla ---- Arabuluculuk Bürosunun ----- dosya numaralı dosyası üzerinden arabuluculuk süreci yürütülmüş ancak anlaşma sağlanamadığını beyan ederek öncelikle haklı davasının kabulü ile davalının itirazının iptaline, makinelerin davacının atölyesinde muhafazası için kesmiş olduğu fatura bedelinin davalıdan tahsiline, dava değerinin en az %20’si oranında icra inkar tazminatının ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçtiği üzere müvekkili şirketin davacı yan ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı tüm ödemelerini zamanında ve eksiksiz olarak yaptığını, bununla birlikte ödemeleri yapılmış hizmetler haricinde taraflar arasında dava konusu fatura alacağına ilişkin bir kira sözleşmesi bulunmadığı gibi bu hususa ilişkin ayrıca bir anlaşma da bulunmadığını, davacı yanın, beyan ettiği üzere müvekkili şirketin,
davacı yanın çalışma sahasının %90 lık kısmına tekabül eden bir alanı işgal etmesinden kaynaklı davacının işini gereği gibi yapamamasını ya da tamamen engellediğine dair herhangi bir bildirimi hiçbir zaman olmadığını, bu nedenle davacı yanın ticari hayatı olumsuz şekilde etkilenmesi halinde davacının basiretli bir tacir olarak müvekkili şirkete yazılı ya da sözlü bir şekilde bu hususu bildirmesi ve iddia edilen alanın boşaltılmasının istenmesi olağan olan olduğunu, müvekkili montajı yapılan makine için ödemesini yapmış ve montajı olmayan makinelerini de davacı yanın sahasından yine kendi imkanları ile çektiğini,
taraflar arasındaki ticari ilişki sonlandıktan 1 ay sonra nedeni bilinmeyen şekilde davacı yan müvekkili adına icra takibine konu faturayı düzenlemiş olduğunu, anılan faturanın bir kira alacağı olması gerektiğine dair bir anlaşma olmadığı gibi bir bedel de konuşulmadığını, davacının hiçbir zaman böyle bir talebi olmamış ve bu konu taraflarca hiç gündeme alınmamış olduğunu, bu nedenle davacı yanın fatura bedelini neye göre tespit ve talep ettiği de bilinmediğini, haliyle icra takibine konu faturanın yasal dayanaktan yoksun ve haksız olduğu çok açık olduğunu beyan ederek öncelikle hukuki yarar yokluğundan huzurdaki davanın usulden reddine,
esasa geçilmesi halinde yasal dayanağı bulunmayan alacak talebine konu davanın esastan reddine, haksız ve mesnetsiz açılmış icra takibi için davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama ve vekalet ücretinin karşı davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.
Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, -----İcra Müdürlüğü’nün
----- Esas ayılı İcra Dosyası UYAP üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ---- ve ----- Vergi Dairesinden tarafların BA-BS kayıtları celp edilmiş, ----- Ticaret Odasından ve mersisten tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, ---- Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Talimat sayılı dosyası ile 06.03.2025 tarihli bilirkişi raporu alınmış, 28.08.2025 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
----- Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ------Talimat sayılı dosyası ile alınan bilirkişi tarafından düzenlenen 06.03.2025 tarihli raporunda özetle, "...Davacı ------2023 ve 2024 hesap dönemleri Yevmiye Defterlerinin tasdik işlemlerinin yasal süresinde usulüne uygun olarak yapıldığı, söz konusu hesap dönemlerine ait yevmiye defterlerinin Türk Ticaret Kanununa göre usulüne uygun olarak tutulduğu, Dava konusu olan ve davalı adına düzenlenen 26.03.2024 tarih ve ----- nolu 288.000,00 TL tutarındaki faturanın Davacı ------ Yevmiye defteri ile Muavin Defterinde kayıtlı olduğu, yasal süresinde kayıtlara alındığı,
Davacının Yevmiye Defter kayıtları ve Muavin Defterinden davacının, davalıya yaptığı satışlardan dolayı 2024 hesap dönemi Yıl Sonu Borç Bakiyesinin 308.530,00 TL olduğu, (Davacının, davalıdan olan alacak tutarıdır.)..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 28.08.2025 tarihli raporunda özetle, "...davalı şirket tarafından ibraz edilen 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerin.
T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, taraflar arasındaki ticari faaliyetin 2023 ve 2024 yılları arasında gerçekleştiği, tarafların ticari defter kayıtlarının, BA/BS beyan formlarının birbirini doğruladığı, takip tarihi itibariyle Davacı şirketin Davalı şirketten takip konusu edilen fatura tutarı 288.000,00 ALACAKLI olduğu, takip konusu edilen fatura bedeline istinaden bir ödemenin yapılmadığı,
davacı şirketin davayı 1.000,00-TL üzerinden harçlandırdığı, davacı şirketin icra takip dosyasında takip öncesi işlemiş faiz yönünden talebinin sayın mahkemenin takdirinde olduğu, takip öncesi işlemiş faiz yönünde dava dosyasına ibraz edilmiş temerrüt evrakının mevcut olmadığı, itirazın iptali ile ikame edilmiş davanın kabulü ve talebin haklılığına hükmedilmesi halinde.
Davacı şirketin Davalı şirketten takip sonrası talep edebileceği faiz miktarının tutarının infaz aşamasında İcra Dairesi’nce hesap edilebileceği, davacı’ şirketin icra inkâr tazminatı taleplerine ilişkin takdirin ise Sn.
Mahkeme’ ye ait bulunduğu,..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır.
Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır.
Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA BS formları üzerinde yapılan bilirkişi heyeti incelemesi sonucunda, davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen fatura alacağının davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca tarafların BA ve BS formları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, dosyaya konu alacağın davalı tarafından Vergi Dairesine bildirildiği anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle davalı, davacı tarafça talep edilen fatura alacağına ilişkin hizmeti kabul edip kendi ticari defterine kaydettiği gibi ayrıca Vergi Dairesine de bildirimde bulunduğu anlaşılmaktadır.
O halde davalı, beyanname vermekle ve faturayı kendi ticari defterlerine kaydetmekle cari hesaba konu hizmet/malları teslim aldığının ve teslim aldığı malların/hizmetin de bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir. (Yargıtay ---- HD. ----- Esas ---- Karar sayılı ilamı, ---- BAM ----.
HD. ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı) Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ve alacağını yöntemince ispat ettiği, davalı tarafça dosyaya konu borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin sunulmadığı,
davalı temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, davalının---- İcra Dairesi'nin----- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 288.000,00-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek (talep gibi) yasal faizi üzerinden takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Belirtmek gerekir ki itirazın iptali davaları takip dosyasıyla sıkı sıkı ile bağlı olan davalardan olup icra takip dosyasında talep edilmeyen bir alacağın itirazın iptali davasıyla ileri sürülmesi mümkün değildir. Ayrıca itirazın iptali davalarında tarafların hak ve yükümlülükleri takip tarihi itibariyle tespit edilmektedir.
Bu sebeple takip tarihinden sonra taraflar cari hesap ilişkisi devam etmesi halinde takip dosyasına konu olmayan bir alacak veya borcun varlığı itirazın iptali davasına bir etkisi olmamaktadır.
Bu itibarla davacının ıslah dilekçesi ile ileri sürdüğü takip dosyasına konu fatura alacağı dışındaki taleplerine itibar edilmemiş, anılan taleplerin reddine karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. ------- Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından,
hükmedilen asıl alacak miktarı (Yargıtay ----- HD. 12.10.2020 tarih ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı) üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/720, K. 2025/897, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama