KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/726
- Karar No
- 2025/786
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
Karar Metni
1.284 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/726 Esas
KARAR NO: 2025/786
DAVA
Menfi Tespit ve İpoteğin Fekki Talebi (Banka Dışındaki Kuruluşlar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 05/05/2015
KARAR TARİHİ: 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve İpoteğin Fekki Talebi (Banka Dışındaki Kuruluşlar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; eşi olan dava dışı ----- ortağı olduğu ---- yılında davalı bankadan kredi kullandığını, sahibi olduğu -------- nolu daire üzerine 1 yıl süreli kredinin bitiminde kaldırılacak şekilde ipotek tesis edildiğini, dava dışı şirketin, davalı bankadan sonradan çok yüklü miktarda krediler kullandığını, şirketin sahibi olduğu fabrika binasına ipotek şerhi tesis edildiğini, kendisinin kesinlikle kredi sözleşmelerine kefil olmadığını, yalnızca 1 yıl süre ile taşınmazının üzerine ipotek tesis edildiğini, rehin sözleşmesinin vekil sıfatıyla dava dışı eşiyle akdedildiğini, kendisiyle müzakere edilmediğini, kandırıldığını beyanla davanın kabulüye dava konusu ipoteğin fekkini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu hukuki işlemin tüketici işlemi olmadığından, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerektiğini, borçlu şirketin mal varlığı üzerine tesis edilen başkaca ipotek şerhleri mevcut ise de, şirket hakkında iflas ertelemesi kararı alındığından takibe devam edilemediğini, ipoteğin üst sınır ipoteği olduğunu, davacının 310.000,00 TL ipotek bedeli üzerinden sorumlu olduğunu, davanın reddi ile davacının alacağın %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Menfi tespit ve bunun sonucu olarak İpoteğin Fekki talebidir.Davacının, dava dışı asıl borçlu -----yılında kullanmış olduğu krediye istinaden davacıya ait ------- tarihinde bırakılan İpoteğin Menfi Tespit ile İpoteğin Fekki talep edilmiştir.
Davaya konu olan -------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesi sonucu ---- asıl alacak ile işlemiş faiz ferileri toplamı ----- için davalı----- İle davacı ------ hakkında İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile, ----- tarihinde takip başlatıldığı tespit edilmiştir.Mahkemenin ------- tarihli ilamı; ''Davalı banka ile dava dışı ------ arasında kredi sözleşmesi akdedilip davacının verdiği vekalete istinaden davacı adına dava dışı eşi ----, davacıya vekaleten------- bağımsız bölüm nolu taşınmaz üzerine -------- limitli ipotek tesis edildiği,
ipoteğin banka ile dava dışı kredi borçlusu şirket arasında akdedilen ve akdedilecek tüm kredi borçlarını teminen, ancak 310.000,00 TL limit ile sınırlı olarak karşılamak üzere tesis edildiği, dava dışı şirketin kullandığı kredi nedeniyle bankaya olan borcunun bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere 474.156,42 TL olup, davacının ipotek yükümlülüğü, dava dışı şirketin bankadan kullanmış olduğu ve kullanacağı kredilerin teminatı olmak üzere tesis edildiğinden davacının taşınmazının ipotek yükümüne limit kadar miktarı yönünden katlanmak zorunda olduğu,
davacının ipotek sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sıfatıyla yükümlülük altına girdiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihinin 01.07.2012 olup, ipotek akit tarihinin ise 07/01/2008 olduğu, bu nedenle ipotek sözleşmesinin imza tarihi itibariyle henüz yürürlüğe girmemiş olan 6098 sayılı Kanun'un genel işlem şartlarına ilişkin hükümlerinin burada uygulanma kabiliyeti bulunmadığından davacının sorumluluğunun müteselsil kefalet niteliğinde olup, kadin resmi şekilde yapıldığı,
ipotek limitinin gösterilmiş .ulunduğu olguları değerlendirildiğinde ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle ilamlı takibin usul ve yasaya uygun olup, davalının sorumluluğunun ipotek limiti ile sınırlı olup, takibin ipotekli taşınmazın satışı suretiyle alacağın tahsilini amaçlaması, bundan öte bir tahsilin söz konusu olmaması nedeniyle davacının davasının yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın reddine, davacının açtığı davada kötü niyeti sabit olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
- Açılan Davanın REDDİNE, '' gerekçesiyle karar verilmiştir.---------- tarihli ilamında; ''Dava dilekçesinde ipoteğin geçersizliği ileri sürülerek menfi tespit ve ipoteğin fekki talep edilmiş, mahkemece de dava dilekçesindeki talep doğrultusunda inceleme yapılarak karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde dava değeri 310.000,00 TL olarak belirtilmiş, görevli mahkemece verilen süreye binaen davacı tarafça başvuru harcı ile dava değeri olarak bildirilen 310.000,00 TL üzerinden nispi peşin harç ikmal edilmiştir. 310.000,00 TL, davacı taşınmazına konulan dava konusu ipoteğin limiti kadardır.
Davacı tarafça, dava dışı şirketin icra emrinde talep edilen miktarda borcunun bulunmadığı yönünde yargılama sırasında ve istinaf dilekçesinde herhangi bir iddia ileri sürülmemiştir.
Davacının sorumluluğu ipotek limiti ile sınırlı olup davacı tarafça ipotek bedeli olan 310.000 TL dava değeri olarak gösterilerek bu miktar üzerinden harç yatırılarak talepte bulunulduğundan ve banka hesap özetinde gösterilen borç miktarı daha yüksek olduğundan mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur.
- Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, '' gerekçesiyle karar verilmiştir. --------- tarihli ilamıyla; '' -Dava dilekçesinde ipoteğin fekki istenmiş, ayrıca davalı bankanın icra takip dosyasında ipotek miktarını aşacak şekilde borcun tamamı hakkında takip yapmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek icra takibinin iptali istenmiştir.
Her ne kadar davalı vekili yargılama aşamasında icra takibinde ipotek harici miktar için takibe devamın mümkün olmadığını beyan etmiş ise de gerek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine ilişkin takip talebinde, gerekse icra emrinde her bir borçlunun ipoteğinin parsel ve bağımsız döküm bilgileri "rehnedilenin ne olduğu" kısmında belirtilmiş ise de takip 481.242,73 TL tutarındaki toplam alacağın tahsili konusunda yapılmış, ipotek maliklerinin ipotek limitiyle sorumlu olduklarına dair bir sınırlama konulmamıştır.
Davacı da bu nedenle ipotek limitini aşan miktarda takip yapıldığını ileri sürerek takibin iptalini istemiştir. Ayrıca tesis edilen ipoteğin geçersiz olduğunu ileri sürerek ipoteğin fekkini talep etmiştir.
İstinaf başvuru dilekçesinde de 310.000,00 TL limitten fazlasından davacının sorumlu olmayacağını ileri sürmüştür. ------Mahkemesi ve ------ kararlarında davanın sadece 310.000,00 TL ipotek limiti ile ilgili olduğu gerekçesi dosya kapsamına ve davacının davadaki talebine uygun değildir.
310.000,00 TL üzerinden harcı tamamlattıran İlk Derece Mahkemesince hata yapılmış olup icra takibinde talep edilen toplam alacak miktarı için menfi tespit ve takibin iptali istendiğine göre bu miktar üzerinden harcın tamamlanması için davacıya usulüne uygun şekilde ihtaratla kesin mehil verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.-Kabule göre de ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibinin dayanağı olan ipotek, ---- tarihli olup 310.000,00 TL bedelli üst sınır ipoteğidir.
Üst sınır ipoteğinde asıl alacak, faiz ve diğer giderler üst sınırı aşamaz. İpotek sözleşmesinde ipotek limiti 310.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Davacı dava dilekçesinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin menfi tespit nedeniyle iptalini istemiştir.
Üst sınır ipoteğinde belirlenen limit, alacaklının taşınmaz bedelinden asıl alacak, faiz ve giderlerle birlikte alabileceği azami miktarı ifade ettiğine göre, bu miktardan fazlasının alacaklıya verilmesini temin edecek şekilde hüküm kurulması yasaya aykırılık teşkil edecektir.
Mahkemece asıl alacak, faiz ve diğer giderler toplamı 310.000,00 TL'yi geçmemek üzere karar verilmesi gerekirken, ipotek limitini aşacak şekilde ipotekli taşınmaz maliki davacı yönünden davanın reddi şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.'' şeklinde mahkeme ilamının bozulması sonucu dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir. Davacı tarafından nisbı harç eksikliği tamamlanmıştır. Yapılan Yargılama Sonucu.
Davacının, dava dışı asıl borçlu -------- kredi sözleşmesi davalı bankaya nedeniyle kendisine ait ---- numaralı bağımsız bölüm üzerinde 310.000,00 TL limitli üst sınır ipoteğin oluşturulduğu, ipoteğin vasfı gereği davacıdan asıl borç ve ferilerinin toplam 310.000,00 TL ile sınırlı olarak takip yapılabileceği, yani üst sınır ipoteğinde asıl alacak, faiz ve diğer ferilerin üst sınırı aşamayacağı tespit edildiği, davacı hakkındaki takip dosyası olan ------esas sayılı dosyasında ise dava dışı şirket ile birlikte toplam 481.242,73 TL için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı,
dosya içerisine alınan bilirkişi raporu doğrultusunda bahse konu borcun, 310.000,00 TL olduğu ve geriye kalan kısmından davacının sorumlu olmadığı anlaşılmakla açılan menfi tespit talebinin kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile,
------------ Esas sayılı dosyası için davacının 171.242,73 TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 11.697,59-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 8.220,00-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 3.477,59-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 8.220,00-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davanın kabul-red oranına göre 2.266,94 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6- Kabul olunan dava yönünden davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Ret olunan dava yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine AAÜT hükümleri gereğince 49.600,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/10/2025
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/726, K. 2025/786, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama