KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/741
- Karar No
- 2025/902
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
Karar Metni
1.103 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/741
KARAR NO : 2025/902
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/10/2024
KARAR TARİHİ : 06/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarında malzemeler dahil, lazer kesim büküm hizmeti sunulmasına/işleminin yapılmasına ilişkin sözleşme sebebiyle ticari ilişki bulunduğunu, davalı tarafından 30.03.2023 tarihli ve 164.716,20 TL tutarlı fatura düzenlediğini, anılan faturanın 10.07.2023 keşide tarihli çek ile davalıya ödendiğini, taraflar arasında sözleşmenin kurulması ve ödemenin yapılmasına rağmen davalı tarafından taahhüt edilen büküm işleminin makinaların arızalanması gerekçe gösterilerek tamamının ifa edilmediğini, davalı tarafından ifa edilmeyen hizmet nedeniyle zarar oluştuğu,
bu zararın 22.05.2023 tarihli 54.386,00 TL tutarındaki iade faturası ile belgelenerek takibe konu edildiği, faturaya süresi içinde itiraz edilmediği ve alacağın likit nitelik taşıdığı gerekçesiyle ----- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, faturanın tek başına borç doğurmayacağı, zararın oluştuğuna dair somut delil sunulmadığı, alacağın zamanaşımına uğradığını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, sözleşmenin ifa edilmemesi sebebiyle ödenen bedelin istirdadı amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.
Davacı, davalı ile aralarında malzemeler dahil, lazer kesim büküm hizmeti sunulmasına/işleminin yapılmasına ilişkin sözleşme sebebiyle ticari ilişki bulunduğunu, davalı tarafından 30.03.2023 tarihli ve 164.716,20 TL tutarlı fatura düzenlediğini, anılan faturanın 10.07.2023 keşide tarihli çek ile davalıya ödendiğini, taraflar arasında sözleşmenin kurulması ve ödemenin yapılmasına rağmen davalı tarafından taahhüt edilen büküm işleminin makinaların arızalanması gerekçe gösterilerek sözleşmede kararlaştırtan edimlerin tamamının ifa edilmediğini, toplamda 54.386,00 TL zarara uğradığını,
davalı tarafından sözleşme ile üstlenilmesine rağmen yerine getirilmeyen ve ödemesi yapılan miktarın iadesi amacıyla icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı,
haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----. İcra Müdürlüğü’nün
----- Esas sayılı İcra Dosyası UYAP üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ----- ödemeye ilişkin bilgiler celp edilmiş, ----- Vergi Dairesinden tarafların BA-BS kayıtları celp edilmiş, ------ Ticaret Odasından tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, 26.06.2025 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 26.06.2025 tarihli raporunda özetle, "...Davacı tarafından ibraz edilen 2023 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı,
ticari defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davacı şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, davalı tarafın ticari defterlerinde inceleme yapılamadığı, tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacının takibe konu ettiği faturanın, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının BA formundan anlaşıldığı üzere, işbu faturanın davalı şirkete elektronik ortamda tebliğ edildiği, işbu faturalara davalının yasal süresi içinde itiraz etmediği, davacı şirketin, davalıdan hizmet aldığı,
bu hizmet karşılığı bedel ödediği, hizmetin eksik olduğu gerekçesiyle üçüncü bir firmadan tamamlama hizmeti aldığı ve bu hizmeti belgeyle desteklediği, davalı tarafından iade faturası düzenlendiği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, alacak iddiasının gerçek ticari işlem ve muhasebe kayıtlarına dayandığı, davacının ticari defter kayıtlarına göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan kaydi olarak 54.386,00.-TL alacaklı olduğu, davacı şirketin takibi asıl alacak üzerinden başlattığı, takip öncesi işlemiş faiz talep etmediği,
icra inkâr tazminatı ve tarafların diğer taleplerine ilişkin takdirin ise Mahkeme'ye ait bulunduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır.
Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA BS formları üzerinde yapılan bilirkişi heyeti incelemesi sonucunda, davacı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, dava konusu iade faturasının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalıya usulüne uygun davetiyeye rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, ibrazdan kaçındığı,
HMK 222/3 maddesi gereğince davacı ticari defter ve kayıtlarının hükme esas alınması gerektiği, dava konusu iade faturasının davalı tarafça BA formu ile Vergi dairesine bildirildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; alınan rapor ve davalı tarafça iade faturasının BA formu ile Vergi dairesine bildirilmesi, davalının ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınması dikkate alındığında taraflar arasında malzemeler dahil, lazer kesim büküm hizmeti sunulmasına/işleminin yapılmasına ilişkin sözleşme bulunduğu,
davalı tarafça sözleşmeye konu işin tamamının ifa edilmediği, davalının sadece ifa ettiği kısma yönelik bedel talebinde bulunabileceği, davacı tarafça sözleşme kapsamında ödemesi yapılan ve davalı tarafça ifa edilmeyen işe yönelik iade talebinin yerinde olduğu ve bu hususun BA formu ile davalı tarafından Vergi Dairesine bildirilmesi sebebiyle davalı tarafça kabul etmiş sayılması gerektiği, aksinin davalı tarafça kanıtlanamadığı anlaşılmış, davanın kabulüne, davalının ---- İcra Dairesi'nin------ esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmiştir.
İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. ------ ) Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı (Yargıtay -----HD. 12.10.2020 tarih ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı) üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/741, K. 2025/902, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama