KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/819
- Karar No
- 2025/207
- Karar tarihi
- 11 Mart 2025
Karar Metni
905 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/819 ESAS
KARAR NO: 2025/207
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23.09.2024
KARAR TARİHİ: 11.03.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, işbu ticari ilişkiye istinaden davacının davalıdan alacağı bulunduğunu, davalının bu ticari alacağa istinaden ödeme olarak davacıya bir takım senetler verdiğini, davacı tarafça davalıya ödeme yapması için defalarca arandığını, yazışmalar yapıldığını, fakat davalı tarafından ödeme yapılmadığını, bunun üzerinden davalı aleyhinde ------ esas sayılı dosyaları ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının bu icra takiplerine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, açıklanan bu nedenlerle;
davalını yetki itirazının reddi ile davalının ---- esas sayılı dosyasına vaki itirazının 3.700,00-USD ve ------------ sayılı dosyasına vaki itirazının 102.868,43-TL üzerinden iptali ile takiplerin devamını, davalının itirazı haksız ve kötü niyetli olduğundan ve alacağımız borçlu tarafından bilinmekte ve likit olduğundan, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava konusu taleplere karşı yetki, görev, zaman aşımı, ödemezlik def’i, takas, mahsup, kesin hüküm, derdestlik ve her türlü usuli itirazlarını öne sürdüklerini, itirazın iptali davasında yetkili ve görevli mahkeme borçlunun yerleşiminin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu ayrıca müvekkilinin tacir sıfatının da sorgulanmasını, yetki itirazlarının bulunduğunu, işbu davada yetkili ve görevli mahkemenin --------- Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu ayrıca müvekkili tarafından ilgili icra dosyasına itiraz dilekçesi sunulduğunu,
işbu itirazda göreve ve yetkiye de itiraz edilerek icra dosyasının yetkili icra dairesine gönderilmesinin talep edildiğini ancak icra müdürlüğünce yetki hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığını ve yetkili icra dairesi tarafından yeni bir ödeme emrinin müvekkiline gönderilmediğini, bu hususun açıkça hukuka aykırı olduğunu, yetkili icra dairesi tarafından müvekkiline yeniden ödeme emri gönderilmesi gerektiğini, bu nedenle görev ve yetki hususunun işbu davada öncelikle incelenmesini,
davacı tarafından ---- adı altında müvekkiline ikame edilen--------- sayılı dosyasında da cari hesap alacaklarına dayalı taleplerde bulunulduğunu ayrıca davacı tarafın bağlı şirketleri olan ----sayılı dosyası ile---------------- dosyalarında da benzer taleplerinin mevcut olduğunu, davacı tarafın bağlı şirketlerinin kayıtlarında keyfi kayıt kaydırmalar yapmak suretiyle müvekkilini mağdur ettiğini, söz konusu dosyadaki çek ve senetler ile işbu dosyada bahsi geçen çek ve senetlerle aynı olduğunu, bu nedenle öncelikle derdestlik itirazlarının değerlendirilmesini ve ilgili dosyaların mahkemelerinden istenilmesini,
dava ve ilgili takibin zaman aşımına uğradığını, delil başlangıcı tartışması ve temel borç ilişkisi bakımından da davanın reddini, müvekkilinin sıfatı ciranta olduğundan temel borç ilişkisini bilmediğini, davacı tarafın hukuka açık aykırılık teşkil eden talebini hakkın kötüye kullanılması kapsamında kullandığından iyi niyetli sayılamayacağını, tüm bu nedenler ve resen dikkate alınacak nedenlerle;
davacı tarafın, müvekkilinin icra takiplerine yaptığı itirazların iptaline yönelik taleplerinin öncelikle usulden tümden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, müvekkili lehine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; ------------ dosyası ile----- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili özetle; davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak alacaklı olduklarını, alacağın tahsili için başlattıkları takiplere davalının itiraz ettiğini beyan ederek itirazların iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise özetle;
öncelikle icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini istediğini beyan etmiştir.Davalı, borca itirazında icra dairelerinin yetkisine de itiraz etmiş olup, takibin yetkili icra dairesinde başlatılması özel dava şartı olduğundan öncelikli olarak incelenmiştir.Bonolar hakkında da uygulanacak olan TTK'nın 749/1. maddesine göre, poliçeden doğan istemlerin, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir.
Zaman aşımına uğramış bonolar senet tarafları arasında (düzenleyen-lehtar-kefil) yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. Cirantalar yönünden ise böyle bir hükmü dahi yoktur. Zaman aşımına uğramış bonolarla ilgili ancak taraflar arasındaki temel ilişkiye dayanılarak takip yapılabilir. İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de İİK 50. maddesinin yollaması ile HMK genel hükümlerine göre belirlenir.
HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir.
Takibin konusu para borcu olduğunda ise, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 89. maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir.Tüm dosya kapsamına göre;-------dosyasına konu senette davalının ciranta;---------- dosyasına konu senette ise davalının lehtar olduğu; davanın her iki icra dosyası yönünden birlikte açıldığı; davalı borçlunun borca itiraz ederek taraflar arasındaki temel ilişkiyi de inkar etmiş olduğu,
bu kapsamda temel borç ilişkisinin para borcundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı da uyuşmazlık konusu olduğundan takiplerin borçlunun ikametgahı mahkemesinde başlatılması gerektiği anlaşılmakla, özel dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/819, K. 2025/207, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama