KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/970
- Karar No
- 2025/723
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
Karar Metni
1.109 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/970 Esas
KARAR NO: 2025/723
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15.12.2024
KARAR TARİHİ: 30.09.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, borçlu şirketin ------- zincirine ait oteline kahve ve kahve makinesi çözümleri tedarik ettiğini, söz konusu hizmet ilişkisinin 2024 yılı temmuz ayında başladığını ancak davalı şirketin düzenli ödeme yapmaktan kaçındığını, borca yönelik olarak davalı borçlu şirketin aralıklarla kısmi ödeme yaparak satın alıp tükettikleri ürünlerin bedelini ödemekten kaçındığını, bu nedenle ------- esas sayılı dosyası ile 40.211,60-TL alacak için icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibinin itiraz ile durdurulduğunu, akabinde yapılan arabuluculuk toplantısında anlaşma sağlanamadığını,
tüm bu nedenlerle; borçlunun haksız olan itirazın iptalini, takibin devamını, takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin, ticari faaliyeti çevresinde sevilen, saygınlığı ile bilinen borçlarına sadık bir şirket olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın, alacağı olduğu yönündeki iddialarının gerçek dışı, menfaat temin etmek üzere kötü niyetli olduğunu, davacının dava dilekçesinde her ne kadar faturalara dayalı bir alacaktan bahsetmiş ise de faturaların tek başına alacağın varlığını kanıtlayamayacağını, faturalarla birlikte aynı zamanda fatura konusu işlemin gerçekleştiğinin hususları ispat yükü altında olduğunu, davalı şirketin başlatılan icra takibine yaptığı itirazın,
ilgili borcun dayanağı olan faturaların ihtilaflı olması ve belirsizliğinden kaynaklandığını, davacı taraf ve davalı şirket arasında süregelen ticari ilişki nedeniyle cari hesap bulunduğu, icra takibine konu olan tutarın cari hesaptaki hangi tutara denk geldiğinin belirsiz olduğunu, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle;
davalı şirketin huzurdaki haksız davasının reddi gerektiğini, fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydı ile her halde haksız ve mesnetsiz şekilde ikame edilen davanın reddini, icra inkar tazminatı talebinin reddini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; cari hesaba dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. ---- esas sayılı icra dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 40.211,60 TL cari hesap alacağı üzerinden icra takibine geçildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır.
Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir.
2023-2024 yıllarında fiziki ortamda tutulan envanter defterlerinin noter onayları ile aynı yıllara ilişkin elektronik ortamda tutulan GİB onaylı yevmiye ve defter-i kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür.Davalı tarafın defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle üzerinde inceleme yapılamamıştır.
Davacının ticari defter kayıtlarında, davalı açık hesabında 25/11/2024 takip tarihi itibariyle 40.154,10 TL tutarında borç bakiyesinin bulunduğu, davacının kendi ticari defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı açık hesabından 40.154,10 TL tutarında alacaklı göründüğü, görülmüştür.
BA/BS bildirim formlarına göre, her iki tarafın birbirleri lehine ve aleyhine 2024 yılı temmuz döneminde 4 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 34.200,00 TL alım ve satış bildiriminde bulundukları, 2024 yılı ağustos döneminde ise bir adet fatura karşılığı KDV hariç 5.160,00 TL tutarında iade, aynı dönemde 7 adet fatura karşılığı KDV hariç 45.370,00 TL tutarında alım ve satış bildiriminde bulundukları, her iki tarafın BA/BS bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, karşılıklı BA/BS bildirimine konu edilen faturaların davacının takip dayanağı alacak bakiyesini oluşturan faturalardan ibaret olduğu,
davacının takip tarihi itibariyle 40.154,10 TL alacağı bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir.
İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir.Somut davada davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne kadar alacaklı olduğu alınan bilirkişi raporları ve yargılama ile tespit edildiği, bu haliyle alacağın likit olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/970, K. 2025/723, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama