KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1140
- Karar No
- 2026/362
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2026
Karar Metni
668 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1140
KARAR NO : 2026/362
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 06/12/2025
KARAR TARİHİ : 07/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili, ---- adına, davalı şirket aleyhine iş kazasından kaynaklı tazminat talebiyle ----. İş Mahkemesi’nin ----. sayılı dosyasında dava açıldığını, yerel mahkemenin, 20.05.2024 tarihli ve -----. sayılı kararı ile davayı usulden reddettiğini, henüz karar kesinleşmemişken, davalı trafın kötü niyetli bir tutumla, söz konusu vekalet ücreti alacağını, -/--.
İcra Dairesi’nin -----. sayılı dosyası ile takibe koyduğunu, müvekkilinin, cebri icra tehdidi altında ve mağduriyet yaşamamak adına, 21.10.2024 tarihinde dosya borcu olan 46.182,00 TL’yi diğer alacaklı ile bu davadaki alacaklının ortak icra takip dosyasına ödemek zorunda kaldığını, ancak, söz konusu yerel mahkeme kararının, taraflarınca yapılan istinaf başvurusu neticesinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---.
Hukuk Dairesi’nin 17.04.2025 tarihli, ------. sayılı ilamı ile kesin olarak kaldırıldığını, vekalet ücretinin iadesi için başlattıkları takibe davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla davanın kabulüne, davalının, --- İcra Dairesi’nin ------. sayılı dosyasına yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin devamına, alacak likit olduğundan ve davalının kötü niyetli hareket ettiğinden, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Mahkememizce görev husus öncelikli olarak incelenmiştir.
Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavram olup her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir.
Somut davada, davacının tacir olmadığı davalı şirkette işçi olduğu davacı vekilinin beyanı ile de sabittir. Davacı tacir olmadığı gibi dava konusunun da sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanması sebebiyle Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde öngörülen mutlak ticari davalardan değildir. O halde olayda tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu değildir.
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının tacir olmaması, eldeki davanın mutlak ya da nispi ticari dava olmaması sebebiyle mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı ve uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1140, K. 2026/362, 7 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama