KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/270
- Karar No
- 2026/39
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2026
Karar Metni
1.042 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/270
KARAR NO : 2026/39
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21.03.2025
KARAR TARİHİ : 13.01.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; işbu davada görevli ve yetkili mahkemenin ----- Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirket ile davalı/borçlu arasında 20.09.2021 tarihinde "Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi" imzalandığını, elektrik enerjisi ve/veya kapasitesi satışına ilişkin olan bu sözleşmenin 6. Maddesi tedarik edilen enerjinin bedelini konu aldığını, bu maddeye göre, müvekkili şirketin sözleşmenin karşı tarafına tedarik edeceği elektrik enerjisi için uygulanacak tarife esasları ve aktif enerji birim fiyatı sözleşmenin eki olan "Ek-2: Müşteri Bilgileri ve Ticari Şartlar" başlıklı ekte belirlendiğinin ifade edildiğini,
Müşteri Bilgileri ve Ticari Şartlar'ın ilk maddesi perakende satış tarifesi birim fiyatının hangi formül ile hesaplanacağını ortaya koyduğunu, buna göre birim fiyat olarak.
(PTF + YEKDEM + 0.77300000) TL/kwh uygulanacağını, "PTF" ve "YEKDEM" kavramlarının tanımına sözleşme maddesinin devamında yer verildiğini, bu çerçevede PTF; gün öncesi piyasasında saatlik olarak verilmiş olan teklifler sonucu arz ve talebin kesiştiği noktada meydana gelen ve ------ internet sitesinde günlük olarak yayımlanan elektrik alım - satımlarındaki referans fiyatlar olduğunu, YEKDEM ise;
yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim faaliyeti gösteren üretim lisansı sahibi tüzel kişilerin bizzat ve Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimi Yönetmeliği kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarından üretim yapan kişilerin bölgelerinde bulundukları görevli tedarik şirketleri aracılığıyla faydalanabileceği fiyatlar, süreler ve bunlara ilişkin usul ve esasları içeren destekleme mekanizması olduğunu, ilgili birim bedeller ------sayfasından takip edilebildiğini, Müşteri Bilgileri ve Ticari Şartlar'ın 3. Maddesi sözleşmenin süresini belirlediğini,
bu hükme göre enerji tedarikine 01.01.2023 tarihinde başlanacağını ve sözleşme tedarik başlangıç tarihinden itibaren on iki ay süreli olacağını, bu açıklamalar doğrultusunda işbu sözleşme çerçevesinde belirlenen birim fiyatın piyasa değişkenlerine bağlı olduğunun görüleceğini, birim fiyatı oluşturan etkenlerin piyasa koşullarına göre değişebildiği için tedarik edilen elektrik enerjisinin fiyatı da değişkenlik gösterdiğini, sözleşmedeki bu unsuru da dikkate alarak ticari bir karar veren tacirlerin bu doğrultuda fiyat belirlenmesini uygun görüp anlaştıklarını,
taraflar arasında 20.09.2021 tarihinde bu sözleşmenin imzalanmasının ardından sonraki dönemde piyasa şartlarında gerçekleşen ani değişimler sebebiyle davalı şirketin talebi ve müvekkili şirketin de teklifi ile sabit fiyat uygulamalı birim fiyatlı anlaşma görüşmeleri yapıldığını, hesaplamanın. "Müşterinin Muhattap-Tesisat eşleşmesine göre aboneliğini sonlandırdığı fatura döneminden geriye 12 ay kWh tüketimleri incelenir.
Dönem içerisindeki ek yüksek kWh tüketim fatura bazlı tespit edilir eğer fatura gün sayısı 25 - 35 gün dışında kalıyorsa 30 günlük tüketimi günlük ortalamaya bakılarak hesaplanır.
Bu hesaplamaya o dönem aralığında yansıtılmış kWh bazlı ek tahakkukları ve trafo boşa kaybı da dahildir." şeklinde yapılması gerektiğini, aboneliği sonlandırdığı son dönem faturasındaki birim fiyatlarla tespit edilen en yüksek kWh miktarı çarpılır ve ceza maddesindeki “fatura tutarı kadardır” veya “fatura tutarının iki katıdır” ifadelerine göre hesaplanan TL tutar ceza katsayıyla çarpılıp ceza tutarına ulaşılacağını, tüm bu nedenler ve Mahkemece re'sen göz önüne alınacak nedenlerle;
fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla;----- Merkezi Takip Sistemi'nin ----- sayılı dosyası kapsamında başlatılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamını, haksız ve kötü niyetle yapılan itiraz sebebiyle alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE
Dava; ödenmeyen elektrik faturası alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Davacı tarafından davalı aleyhine ----- Merkezi Takip Sistemi'nin ------ esas sayılı dosyasında 147.113,59 TL Asıl Alacak (İstenen:%54 Yıllık Diğer), 4.130,95 TL KDV, 22.949,72 TL İşlemiş Faiz (23.05.2024 - 04.09.2024 arası) olmak üzere toplam 174.194,26 TL üzerinden takibe geçildiği, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiği, ayrıca ilgili merkezi takip sistemi dairesine gönderilmesini talep ettiği; ancak yetkiyi daireyi bildirmediği,
bu sebeple davalı tarafça yetki itirazının usulüne uygun şekilde yapılmadığı anlaşılmıştır.Mahkememizce dosya elektrik bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, davacının davalıdan 147.403,01 TL asıl alacak, 22.994,87 TL faiz ve 4.139,08 TL faizin KDV'si olmak üzere alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Hazırlanan raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve davacının takip tarihi itibariyle 147.403,01 TL asıl alacak, 22.994,87 TL faiz ve 4.139,08 TL faizin KDV'si olmak üzere alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı tarafça takip dosyasında talep edilen miktarlar dikkate alındığında takipte haklı olduğu, davalı tarafça yapılan itirazın haksız olduğu anlaşıldığından davalı tarafça yapılan itirazın iptaline karar verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir.Somut davada davacının asıl alacak talebinin belirli ve likit olduğu anlaşıldığından asıl alacağın yüzde yirmisi oranında hesap edilen icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/270, K. 2026/39, 13 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama