KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/16
- Karar No
- 2023/334
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2023
Karar Metni
1.233 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2016/16 Esas
KARAR NO : 2023/334
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/01/2016
KARAR TARİHİ : 11/04/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 25.05.2014 tarihli sözleşme uyarınca taraflar ---- Yapısal Çelik İşleri hususunda anlaşma sağlandığını işin bedelinin 1.843.750,00 TL olarak belirlendiğini sözleşme uyarınca davalı şirkete toplamda 1.843.750,00 TL bedel üzerinden faturalar düzenlendiğini ancak davalı tarafından 1.748.075,00 TL ödeme yapıldığını,
ödenmeyen 95.675,00 TL bedel için-----İcra Müdürlüğü’nün------ Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını davalı yanın haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptali ile mevzuata uygulanacak en yüksek faiz üzerinden takibin devamına haksız ve kötü niyetli olan davalı-borçlunun itirazına konu alacak tutarının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde özetle;
her ne kadar sözleşme bedeli 1.843.750,00 TL olarak belirlenmiş ise de sözleşme konusu işlerin eksik yapılması işin geç teslim edilmesi nedeniyle 95.675,00 TL bedelin sözleşme bedelinden düşülerek ödeme yapıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.----- İcra Müdürlüğü’nün ------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 18/06/2015 tarihinde 95.675,00 TL asıl alacak 3.467,80 TL işlenmiş faiz olmak üzere toplam 99.142,89 TL bedelli ilamsız takip başlatıldığı ödeme emrinin borçluya 03/07/2015 tarihinde tebliğ olduğu borçlunun 06/05/2015 tarihinde itiraz ettiği takibin durduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafın defterlerinin incelenmesi için ------ Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda mali müşavir bilirkişi özetle;
davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğun, defterine 1.843750,00 TL bedelli 6 adet fatura kaydedildiğini 01/07/2015 tarihinde cari hesap bakiyesinin 107.005,00 TL olarak kaydedildiğini ayrıca kaydedilen faturalara karşılık çek ve banka kanallarıyla yapılan ödemelerin gerçeği yansıtmadığını beyan etmiştir.Dosya davalı tarafın defterlerinin incelenmesi ve alacağa ilişkin rapor düzenlemek üzere mali müşavir, sözleşme uzmanı ve inşaat mühendisi bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle;
davacının davalıya karşı edimlerini süresinde yerine getiremediğini, gecikme cezası ve gecikme nedeni ile katlanılmak zorunda kalınan masraflar dahil davacının davalıya 65.987 TL borçlu olduğunu, sözleşme bedeli ve yapılan ödemeler dikkate alındığında davacının davalıdan talep edebileceği tutarın 95.675 TL- 65.987 TL = 29.688 TL kadar olduğunu beyan etmişlerdir.
İtirazlar üzerine dosya aynı bilirkişilere tevdi edilerek ek rapor düzenlenmeleri istenilmiş olup heyet hazırlamış olduğu ek raporda özetle; geç teslime ilişkin hesaplamada sehven 06/06/2014 tarihi yerine 18/06/2014 tarihi olarak belirlendiğini hatanın düzeltilmesi neticesinde 67 günlük gecikme yaşandığının anlaşıldığını 67 gün üzerinden yapılan hesaplama neticesinde davacının alacak miktarının 15.437,00 TL olduğunu beyan etmişlerdir.Dosya davacının yanın itirazları da dikkate alınarak bir inşaat mühendisi ve bir mali müşavir bilirkişiden oluşan yeni bir heyete tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle;
davacının temel beton dökümüne ankraj ve sac plakaları yerleştirme işlemini yetiştirmesi için dava dosyasına sunulmuş olan temel planının incelenmesi neticesinde en az temel betonun döküm tarihinden 3 iş günü öncesinde işe başlaması gerektiğinin, davacının işe başlamış olduğu tarih olarak 29.05.2014 tarihinin kabul edildiğini, iş tesliminin yapıldığı tarihin 15.01.2015 olduğunu, davacının davaya konu işi 158 iş gününde teslim ettiğini bu durumda gecikme cezasının 1.000,00 TL üzerinden 68.000,00 TL olduğunu, 68 günlük gecikmede elektrik bedelinin 5.669,40 TL olduğunu, vergi payının 6.883,22 TL olduğunu,
harita mühendisi ödemesinin 1.394,12 TL olduğunu davalı tarafından ödenmiş olan 670,00 TL kaynak testi bedelinin kadri maruf olduğunu davacının iddia ettiği alacaktan düşülmesi gereken toplam miktarın 82.616,74 TL olduğunu, davacının alacağının ise 13.058,26 TL olduğunu beyan etmişlerdir.Dosyada bulunan her iki raporun incelenmesinde işe başlama tarihinin tespiti amacıyla beton dökümü ile ankraj işlerinin yapım sırası hususunda çelişki bulunduğu anlaşılmakla bu çelişkinin giderilmesi için dosya ----- İnşaat fakültesinden seçilen üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle;
dosyaya sunulan belgelerden temel betonlarının 01/06/2014 tarihinde döküldüğünü, çelik kolon ankroj plakalarının beton döküm öncesi yerlerine yerleştirildiğini dolayısıyla işin başlangıç tarihinin beton döküm tarihinden önceki bir tarih olması gerektiğini bu kapsamda dosyaya sunulan 16/07/2018 tarihli bilirkişi raporu ile 10/03/2020 tarihli ek raporda iş başlangıç tarihi olarak belirtilen 18/06/2014 ve 06/06/2014 tarihlerinin uygun olmayacağını sözleşme tarihinin 29/05/2014 olması dikkate alındığında 31/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda iş başlangıç tarihi olarak belirtilen 29/05/2015 tarihinin iş başlangıç tarihi olarak kabul
edilebileceğini beyan etmişlerdir.
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.
Uyuşmazlık; taraflar arasında imzalandığı belirtilen 25/05/2014 tarihli sözleşme uyarınca davacının sözleşmede belirtilen işin bedeli olan 1.843,750,00 TL'nin 95.675,00 TL'sinin ödenmesine ilişkin yaptığı icra takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir.
Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde;
tarafların 25/05/2014 tarihinde sözleşme imzaladıkları işbu sözleşmede davacının yüklenici davalının ise iş veren olduğu sözleşme bedeli olarak 1.843.750,00 TL olarak belirlendiği davacının işbu bedelden 95.675,00 TL’lik kısmın ödenmediğinden bahisle takip başlattığı davalının ise davacının işi eksik yaptığı ve geç teslim yaptığından bahisle zararının oluştuğu ve davacıya bu nedenle ödeme yapılmadığı savunmasında bulunduğu anlaşılmış olup yapılan incelemede sözleşme kurulduktan sonra bilirkişilerce tespit edildiği üzere davacının 29/05/2015 tarihinde işe başladığı,
iş süresinin ise 90 gün olarak belirlendiği davacı tarafından işin teslim tarihinin 15/01/2015 olduğu dolayısıyla davacının işi 158 günde tamamladığı işin 68 gün geç teslim edildiği bu kapsamda davacının gecikme cezasını ödemekle yükümlü olduğu, bu sürçte kullanılan elektrik bedelini ve ihale de payına düşen damga vergisi payı ile sözleşme gereği sahada tutulan harita mühendisinin ücretini kaynak testi ücretini ödemekle yükümlü işbu ödemeler düştükten sonra davacının alacağının 13.058,26 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. (Yargıtay -----.HD ------)
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/16, K. 2023/334, 11 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama