KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/498
- Karar No
- 2020/698
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2020
Karar Metni
1.086 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2016/498 Esas
KARAR NO : 2020/698
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ: 04/02/2016
KARAR TARİHİ: 10/11/2020
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan iş bu davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------- tarihinde davacı ------eşi, diğer davacılar ------- babası ------ davalı ------ maliki, -----sürücüsü, sigorta şirketinin -----olduğu---- plakalı aracın çarpması sonucu-------------vefat ettiğini, ------- vefatı nedeniyle davacı eşi ve çocuklarının destekten yoksun kaldıkları gibi manevi zarara da uğradıklarını belirtmiş, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacı eş için -----çocukların her biri için --------- manevi tazminat ile 6100 sayılı yasanın 107. Maddesine göre belirlenecek destek tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini; talep ve dava etmiştir.
Davalı -------cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan ---------- plakalı aracın davalı nezdinde sigortalı olduğunu, davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumlu olduğunu, davacıların destek olma durumunu ispat etmesi gerektiğini belirtmiş, cevap dilekçesindeki ayrıntılı açıklamalar kapsamında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı--------- tarafından cevap dilekçesinde özetle; kazada davalının kusurunun bulunmadığını, davacıların müteveffadan herhangi bir destek görmediklerini belirtmiş, cevap dilekçesindeki ayrıntılı açıklamalar kapsamında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili ------- tarihli beyan dilekçesi ile maddi tazminat talepleri için davacı taraf ile sulh olunduğunu belirtmiş, buna ilişkin ibranameyi sunmuştur. Davacı vekilince -------- tarihli oturumda maddi tazminat talebi yönünde sulh olunduğu ifade edilmiştir. Maddi tazminat davası yönünden taraflar arasında uyuşmazlık kalmadığı görülmekle, manevi tazminat talebi yönünden yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
------ tarihli rapora göre; davalı sürücü ------ oranında, destek -------- oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
-------- tarafından oluşturulan -------tarafından düzenlenen ----- tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre; davalı sürücü ----- oranında, destek -------- oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı” hükümlerine yer verilmiş, aracın işleteni, sürücünün kusuru oranında zarardan sorumlu tutulmuştur. Kusursuz sorumluluğa ilişkin hükümler gereği davalı işleten zarardan sorumlu olup, suçun ve cezanın şahsiliği ilkesinin somut olayda uygulanma yeri bulunmamaktadır. Ceza yargılamasına ilişkin bu ilke yönünden davalı vekilinin savunmalarına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden ise yapılan yargılama neticesinde, tazminat miktarının belirlenmesinde gözetilen hususların açıklanması gerekir: 6098 satılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2. maddesi gereğince hakimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.-------------- gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat, bozulan ruh huzurunun, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K'nun 4.maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hakim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. ----------------
Somut olayda; kazanın meydana gelmesindeki kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, ceza dosyasındaki beyanlar, davacıların desteğe olan yakınlıkları, desteğin yaşı, kazaya neden olan aracın niteliği, kazanın meydana geldiği tarih ve işleyecek faiz tutarı bir bütün olarak nazara alınmış, manevi tazminat aşağıdaki şekilde takdir edilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/498, K. 2020/698, 10 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama