KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/457
- Karar No
- 2022/254
- Karar tarihi
- 15 Mart 2022
Karar Metni
1.067 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2017/457 Esas
KARAR NO: 2022/254
DAVA TARİHİ: 27/02/2017
DAVA: Tazminat Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- tarihinde sürücü ---- sevk ve idaresindeki ------- plakalı aracın davacıya çarptığını, kazanın meydana gelmesinde davalı ------ tam kusurlu olduğunu, davacının kaza nedeniyle ağır şekilde yaralandığını, davacının kaza nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını---- plakalı aracın------ tarafından sigortalandığını belirtmiş; davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davalının sorumluluğunun sigortalının kusuru ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu, tedavi giderlerinden davalının sorumluluğu bulunmadığını, davalının temerrütünün gerçekleşmediğini belirtmiş; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı---- cevap dilekçesinde özetle; aracın kendi adına kayıtlı olduğunu, aracın kendisi tarafından kullanılmadığını, ---- aracı rızası dışında aldığını belirtmiş; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen davada verdiği --- tarihli dilekçe ile davalılar ------ yönünden davadan feragat etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık: --- tarihinde davalı --- sevk ve idaresinde --- plakalı araç ile yaya davacı----- çarpması neticesinde meydana gelen kaza nedeniyle davalının kusuru bulunup bulunmadığı, kazanın oluşumunda varsa kusur oranlarının ne olduğu davacının bedensel zarara uğrayıp uğramadığı uğradıysa hangi miktarda maddi zararının oluştuğu noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi--- tarafından düzenlenen --- tarihli raporda; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü--- %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı mütalaa edilmiştir.
---- tarafından düzenlenen --- tarihli rapora göre; davacı---- tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının ----- kapsamında tüm vücut engellilik oranının %2 olduğu, iş göremezlik süresinin 9 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
Bilirkişi --- tarafından düzenlenen ---- tarihli raporda; davacının ---- geçici iş göremezlik ve ------ sürekli iş göremezlik zararı olduğu mütalaa edilmiştir.
Davacı vekilince harcı da yatırılan ıslah dilekçesi ile dava değerinin------ yükseltildiği görüldü.
Tüm dosya kapsamındaki delil durumuna göre; --- tarihinde meydana gelen kazada davalı -----sigortalı aracın sürücüsü ---- %100 oranında kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacının kalıcı maluliyetinin oluştuğu, iyileşme süresinin (9) aya kadar uzayabileceği, davacıda meydana gelen kalıcı maluliyet oranının yürürlükteki yönetmeliğe göre belirlendiği, davacının uğradığı maddi zararın denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiği,
---- uyarınca hesaplama yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ---- geçici iş göremezlik talebi yönünden sigorta şirketinin sorumluluğunun devam ettiği---- davalı ---- işleten sıfatıyla davalı ---- sürücü olarak maddi ve manevi zarardan sorumlu olduğu, davalı --- ise ---- kapsamında hesaplanan maddi zarardan müteselsilen sorumlu olduğu, davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığı,
---- maddesi gereği sigorta şirketinin dava tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılması gerektiği----, davalılar sürücü ve malik yönünden kaza tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği---- birleşen davada-------- dışındaki davalılar yönünden davadan feragat edildiği anlaşıldığından; aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden yapılan yargılama neticesinde, tazminat miktarının belirlenmesinde gözetilen hususların açıklanması gerekir: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2. maddesi gereğince hakimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. ----------- gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat, bozulan ruh huzurunun, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K'nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hakim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir -------
Somut olayda; tarafların maddi durumları, dosyadaki beyanlar, kazanın meydana gelme şekli ve kusur durumu, davacının maluliyet oranı, tanık anlatımları, dosya kapsamındaki deliller bir bütün olarak değerlendirilmiş; manevi tazminat tutarı aşağıdaki şekilde takdir edilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/457, K. 2022/254, 15 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama