KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/82
- Karar No
- 2020/72
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2020
Karar Metni
742 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/82
KARAR NO : 2020/72
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 18/08/2016
KARAR TARİHİ: 03/02/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle: davacının davalı şirkete yemek hizmeti verdiğini, ancak davalı şirketin ödemeleri yapmaması üzerine aleyhinde -------------- İcra müdürlüğünün --------- E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takip miktarının ----olduğunu, davalı tarafın ---- tarihli itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu, davalının itirazının kötü niyetli olduğunu bu nedenle haksız itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %40 icra inkar tazminatı ve yargılama giderlerini ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetleDavacının, müvekkili firmanın kendisinden hizmet aldığını fakat bu hizmetin bedellerinin müvekkil tarafından ödenmediğini iddia ettiğini,tarafların tebliğ edilmeyen, kime ne zaman teslim edilğini taraflarınca bilinmeyen,
müvekkili firmaya ait imza veya kaşenin bulunup bulunmadığı belli olmayan belgelere dayanarak müvekkilin borçlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını,kaldı ki tek başına faturanın varlığı dahi hizmetin yapıldığına dair delil niteliği taşımadığını hizmetin yapıldığının iddia eden tarafından kanıtlanması gerektiğini,alacaklı olduğunu İddia eden taraf ile müvekkili arasında TTK hükümleri uyarınca cari hesaba ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığını,
cari hesaba dayalı bir borçtan bahsedebilmek için öncelikle taraflar arasında TTK md. 89 uyarınca bir yazılı bir şekilde cari hesap sözleşmesinin yapılması gerektiğini,dolayısıyla taraflar arasında TTK md. 89’un emredici hükmüne uygun bir yazılı sözleşme varsa bunun davacı tarafça mahkemeye sunulması gerektiğini, aksi takdirde yalnız davacı tarafından tek taraflı düzenlenerek oluşturulan bir cari hesap ekstresine göre alacaklı olduğunun belirtilmesi mümkün olmadığını, davacının iş bu iddiasının mesnetsiz olduğunu taleplerinin reddi gerektiğini,davacının haksız ve mesnetsiz taleplerinin reddini,
mahkeme aksi kanaatte ise ticari alacağında “takas mahsup defilerinin” göz önünde bulundurulmasına, alacağın zamanaşımına uğradığı bahisle davanın reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20,sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminata mahkum edilmesine talep etmişlerdir
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava faturalara dayalı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu ----------İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, davacının davalı hakkında faturalara dayalı olarak --- asıl alacak --- işlemiş faiz olmak üzere toplam----- üzerinden icra takibi başlattığı davalının yasal sürede borca itirazı ile takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan ----- tarihli kök ve --------tarihli ek raporda özetle; davacının ------- yılı ticari defterlerinin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan ----------alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davalı, davacıya yapılan ödemelerin davacı tarafından defterlerine kaydedilmediğini ---- tarihinde davacıya verilen --- adet senedin sadece bir tanesinin cari ekstre kayıtlarına işlendiğini iddia ederek rapora itiraz etmiş, itiraz üzerinde ek rapor alınmış ve davacının ticari defterlerinde ---------TL tutarlı bir tane senedin kayıtlı olduğu tespit edilmiş, davacının ------------ alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davalının itirazı kapsamında fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekeceğinden ve davalının dava konusu bedeli ödediği ya da başka şekilde borcun daha sonra sona erdiğine ilişkin delil ibraz etmediği anlaşılmıştır.
Davacının işlemiş faiz talep edebilmesi için borcun muaccel olması ve aynı zamanda muaccel bir borç nedeniyle davalının temerrüde düşmüş olması gereklidir. Davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin dosyada delil yoktur.
Bu açıklamalar ışığında davacı tarafın davasının kısmen kabulü ile icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile asıl alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/82, K. 2020/72, 3 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama