KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/228
- Karar No
- 2024/176
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
Karar Metni
698 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/228 Esas
KARAR NO:2024/176
DAVA
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 03/05/2019
KARAR TARİHİ: 05/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ------ dosyası ile davalı borçlu aleyhine, ------ tarafından, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç nedeniyle, ilamsız icra takibine geçildiği ve borçluya gönderilen ödeme emrinin iade olunduğunu, takibe konu alacağın daha sonra ----tarafından temlik alındığı ve dosya yenilenerek ---- esas numarasını aldığını, ----- daha sonra unvan değiştirerek sırasıyla ----------unvanlarını aldığını, ekte birleşme ve unvan değişikliğine ilişkin evrak sunulduğunu, dosya yenilendikten sonra davalı borçluya 06.08.2018 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiğini,
borçlunun 13.08.2018 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, borçlunun itirazı üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğu ve borçlunun her iki toplantıya da katılmaması neticesinde, 25.03.2019 tarihinde, arabuluculuk süreci sonlandırılarak işbu dava ikame edildiğini, borçlunun borca itiraz gerekçeleri haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, alacağı temlik eden banka ile dava dışı --------- davalı borçlu-------- tarihinde, genel kredi sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, ----- sözleşmede kefil sıfatıyla, diğer borçlularla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu,
işbu nedenle borçlunun altında imzası bulunan sözleşmedeki borcu inkar etmesinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, davalı borçlu, ayrıca kendisine ihtarnamenin tebliğ edilmediği iddiasıyla, takipte işleyen faize de itiraz ettiğini, borçlunun işbu iddiası da yerinde olmayıp,----------yevmiye numaralı ihtarnamesinin borçlulara gönderildiği ve 17.01.2009 tarihinde tebliğ edilerek temerrüt gerçekleştiğini, davalının (borçlunun) haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının (borçlunun) %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini,
yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından yöneltilen tüm iddiaların asılsız ve mesnetsiz olduğunu, iddiaları kabul etmediğini, kullanılmış olan bu kredi, çek senet karşılığında kullanılan kredi olduğunu, bankanın ------ tanımladığı limite göre en az %25 fazlası miktarında olan yine bankanın kabul ettiği müşteri çek veya senetleri verilmek suretiyle kullanılmış bir kredi olduğunu, tarafına uzlaşmaya gelmediklerini, bahsedilen uzlaşma çağrısıyla ilgili bir bilgilendirme veya görüşme olmadığını, bankadan herhangi bir ihtar çekilmediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava; bankacılık işleminden kaynaklı başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekilince mahkememize sunulan 04/03/2024 tarihli dilekçesinde davadan feragat ettikleri bildirilmiştir.Davacı vekilinin vekaletnamesi incelenmiş, davadan feragate yetkili olduğu anlaşılmıştır.Davadan feragat HMK mad. 307. uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK md. 311 uyarınca feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu doğrultuda davacı vekilinin mahkememizde açılan davadan feragat ettiği anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair karar vermek gerekmiştir. Yargılama sürecinde davalının beyanları ve davacı tarafın kabulünde olduğu üzere esasında taraflar sulh olduğundan davanın esası konusuz kalmış olup, 6100 sayılı HMK 331.
Madde hükmünce davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği ve tüm dosya kapsamı, sunulan protokol gereği borcun kabul edilip ödenmesi hususu gözetildiğinde eldeki davanın açıldığı tarihte davalının haksız olup davanın açılmasına sebebiyet verdiği kanaatine varılmış olup tarafların birbirlerinden yargılama gideri taleplerinin olmadığı,
bu sebeple taraflar lehine /aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına ancak arabuluculuk ücretinin davanın açıldığı tarihte haksız olduğu anlaşılan davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/228, K. 2024/176, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama