KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/360
- Karar No
- 2021/355
- Karar tarihi
- 23 Mart 2021
Karar Metni
1.098 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2018/759 Esas
KARAR NO: 2021/22
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/06/2018
KARAR TARİHİ : 12/01/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında davalı şirket tarafından sağlanan hediye çekleri hizmeti çerçevesinde hediye çeki alımı için aralarında ticari ilişkinin hasıl olduğunu, söz konusu ilişkiye dayanarak müvekkil şirketin kendi taahhüdünü yerine getirerek , davalı borçlu şirkete ------ ödeme yaptığını, bu ödemenin karşılığında davalı şirket tarafından verilmesi gereken hediye çekinin müvekkil şirkete verilmediğini, bunun üzerine noter tarafından davalıya ihtarname çekildiğini, davalı şirketin ----- ödendiğini, davalının kısmi ifada bulunarak borcu kabul ettiğini,
söz konusu ticari ilişki neticesinde -------- kalan bakiyenin tahsil edilmemesi nedeniyle davalı borçlu aleyhine icra takibine girişildiğini, borçlunun yetkiye ve takibe itiraz ettiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile borçlu tarafından kötü niyetle yapılan itirazın iptaline, takibin aynın devamına, borçlu aleyhine alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacı ile aralarında ticari ilişkinin bulunmadığını, kendilerine fatura tebliğinin yapılamadığını, davacı tarafça dosyaya ilişkinin varlığına dair belge sunulmadığını, dava konusu borcun müvekkil tarafından ödendiğini, ticari ilişkinin bitirildiğini, faturanın bir akit olmadığını, davayı kabul etmemek kayıt ve şartıyla muayyen belirlenebilir bir alacağın bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı cari hesap alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise davalıya dava konusu mal ve hizmetin teslim edilip edilmediği, edildiyse davalının edimini yerine getirip getirmediği, bu itibarla davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, hangi miktarda alacak hakkı olduğu noktalarında toplanmaktadır.
Yetki itirazı üzerine oluşturulan ---- sayılı takip dosyası içeriğine göre; --- başlatılan takibin alacaklısının davacı ----, borçlusunun davalı ------ tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, örnek no:7 ödeme emrinin borçluya --- tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen ----- havale tarihli itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu; görülmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi ---- düzenlenen---- tarihli rapora göre; davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, ticari defterlerinde --- yevmiye no ile banka yoluyla ödeme açıklaması ile ---yevmiye no ile davalı şirket tarafından iade edilen --- ödeme kaydı yapıldığı, takip tarihi itibariyle davalının davacı şirkete ---- asıl borçtan olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi ----tarihli rapora göre; talimat mahkemesince alınan raporda davacının davalıdan --- asıl alacak ve taleple bağlılık gereği ------işlemiş faiz talep edebileceği, davalının yasal sürede defterlerini ibraz etmediğinden inceleme yapılamadığı tespit edilmiştir.
Davacı, davalıya hediye çeki alınması amacıyla ödeme yaptığını, ancak ödeme karşılığı malın kendisine teslim edilmediğini, ödemenin bir kısmının davacıya iade edildiğini, kalan tutarın iade edilmediğini bu nedenle alacağının bulunduğunu belirtmekte olup, icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamakla yükümlüdür.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığının ve mal tesliminin kanıtı olamaz. Ayrıca faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da teslimini kanıtlamaya yeterli değildir. ------
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında cari hesaba dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı,
var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle ---- alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davacının sunduğu ----- dekontunda ---- yatırılan açıklamalı, göndericinin davalı , alıcının davacı olduğu, --- tutarlı işlemin bulunduğu,----sayılı ihtarnamesi ile davalıdan cari hesap borcu --- borç bakiyelerinin --- kadar ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiği,
----dekontunda gönderenin davalı ---olduğu, ---- gelen havale tutarı açıklamalı ---- tutarlı iade işlemin yapıldığı, bu kısmi ödeme olgusu ile taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu kanaatine varıldığı, ----- dilekçesinde arada ticari ilişkinin bulunmadığını iddia ettikten sonra borcun ödenip ticari ilişkinin bitirildiğini belirtmekle ilişkinin bulunduğunu ikrar etmiştir.
Davacının davalı tarafa ----- iade edildiği, davalının borcun ödendiğini iddia ettiğinden ödeme iddiasını ispatlamasının gerektiği, kalan miktarın ise ödenmediği, işleyen faiz alacağının talebinin yerinde olduğu, alacağın ise likit olduğu yönünde oluşan tam ve bağımsız vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/360, K. 2021/355, 23 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama