KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/100
- Karar No
- 2021/1294
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2021
Karar Metni
807 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/100 Esas
KARAR NO : 2021/1294
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/02/2021
KARAR TARİHİ : 02/12/2021
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız -----, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.İDDİA
Davacı vekili; davalı, müvekkil firma ile yapılan---- malları satın aldığını, irsaliyeli ancak faturalardaki belirtilen ödemelerini yaptığını, bu nedenle; cari hesap alacağın tahsili amacı ile hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının, fatura gereğince müvekkil şirkete borçlu olduğunu, hakkında başlatılan takipte borcun itiraz ederek alacağın tahsilini geciktirmeye çalıştığını, fazlaya dair tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak üzere, davanın kabulüne, borçlunun itirazının iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. SAVUNMA:
Davalı vekili; haksız ve dayanağı olmayan itirazın iptali davasının reddine, takibin %20 sinden az olmamak üzere tarafına tazminata hükmedilmesine, her türlü yargılama ile vekalet ücretinin davacının üzerine bırakılmasına, tarafına vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, cari hesap alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
------ sayılı dosyasının tetkikinde;
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik---- alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının davalıdan cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, tarafların inceleme gününe katıldığı, davacının defterlerine göre takip miktarı kadar alacaklı olduğu, davalının defterlerine göre 7.365,71 TL borçlu olduğu belirtilmiştir.
Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;
4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir. 6100 sayılı HMK hükümlerine göre, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altındadır (HMK 190).
Davacı yan, davalıya mal satışı yapıldığı, bundan kaynaklı cari hesaptan dolayı alacaklı olduğu hususundaki iddiasını ispatla mükelleftir.
Bu cihette tarafların ticari defterlerinde bilirkişice yapılan incelemede, tarafların defterlerini usulüne uygun tuttukları, davacının düzenlediği faturaların davalının defterlerine bir tanesi hariç işlendiği, ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtladığı, buna göre takip tarihi itibariyle davalının ticari defterlere göre davacı şirkete 7.365,71 TL borçlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilerek, bu yönde hüküm tesis edilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.------
Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/100, K. 2021/1294, 2 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama