KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/680
- Karar No
- 2023/18
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2023
Karar Metni
1.095 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2021/680 Esas
KARAR NO : 2023/18
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/10/2021
KARAR TARİHİ : 12/01/2023
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız -------Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.İDDİA
Davacı vekili. Davalının maliki bulunduğu ------- plakalı aracın ücret ödemeksizin geçişini gösteren ihlalli geçiş listesi ekte sunulduğunu, söz konusu ihlalli geçişler nedeni ile doğan davacı şirket alacağı ------.
İcra Müdürlüğü’nün------ Esas sayılı dosyasından icra takibine konu edildiğini, davalı tarafça,------ İcra Müdürlüğü’nün ------- Esas sayılı dosyasına yasal süresi içinde, borca ve yetkiye itiraz edildiğini, davalı tarafça süresinden yapılan itiraz nedeni ile icra takibinin durduğunu, davacı şirket ve davalı tacir olduğundan, işbu uyuşmazlık için 6102 sayılı Kanuna,
7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvuruda bulunulduğunu ancak ekte sunulan arabuluculuk son tutanağından da görüleceği üzere icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığını bu nedenle haksız itirazlarının iptali için işbu davanın ikamesi zorunlu olduğunu, ayrıca davalı da araç sahipliğini ve geçişlerin yapıldığını inkar etmediğini, ödeme savunması da olmadığı için davalı borçlunun itirazında haksız olduğunu, diğer yandan alacağın likit olduğu, davacı lehine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talep etmektedir.
ll. SAVUNMA: Davalı vekili; cevap dilekçesinde, davalı -------adresi ödeme emri ve türk ticaret sicil kayıtlarından da anlaşılacağı üzere ;------- olup yetkili icra dairesi------- icra müdürlüğü'dür. Bu sebeple yetkiye itiraz ettiklerini, davalının alacaklıya böyle bir borcunun olmadığını, bu nedenlerle tüm takibe, faiz ve ferileri ile beraber borcun tamamına, işlemiş ve işleyecek faize, tüm ferilerine, sair tüm masraf ve bedellere tümden itiraz ettiklerini, bu sebeple; takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmektedir. lll.İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat Yasasının 30/5 ve 7. maddesi uyarınca geçiş ücretinin ve cezanın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacının işlettiği otoyoldan davalıya ait aracın ihlalli geçiş yapıp yapmadığı geçiş ücreti ve eklenen cezadan davalı tarafın bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasındadır.
İcra dosyası tetkikinde, davacı alacaklı şirket tarafından otoyol kullanım ücreti ve ceza bedeline ilişkin alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, süresinde takibe itiraz neticesinde takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir.
Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Davacının İhlalli Geçiş Ücreti ve 4 Katı Tutarındaki Ceza Bedeli Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede;Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesine göre.
4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında cezanın, genel hükümlere göre tahsil edileceği,Davalının maliki bulunduğu --------plakalı araçların 30.12.2020, 25.01.2021, 25.01.2021 tarihlerinde davacı şirketin işlettiği otoyoldan geçiş yaptığının, davacı vekilince sunulan ihlalli geçiş listesi ve kamera görüntüleri ile sabit olduğu,Davalının,
ödemesiz geçiş yaptığı gün ve devam eden on beş gün içerisinde, otoyol kullanımına dair borcunu davacı şirkete ait ------Bankasında bulunan hesaplara yatırdığına dair herhangi bir delil sunmadığı, keza ihlalli geçişten sonra, davalının ihlalli geçiş tarihinden sonraki 15 gün içinde ------- hesabında yeterli bakiye bulundurmadığı anlaşılmıştır.
Yıllara göre tarifeye göre --------- geçiş ücretleri; 2016 yılı için otomobil geçiş ücreti 15,00 TL minübüs geçiş ücreti 22.50 TL, 2017 yılı için otomobil geçiş ücreti 16.60 TL minübüs geçiş ücreti 24.90 TL, 2018 yılı için otomobil geçiş ücreti 23.30 TL minübüs geçiş ücreti 34.90 TL, 2019 yılı için otomobil geçiş ücreti 32.10 TL,minübüs geçiş ücreti 48.10 TL, 2020 yılı için otomobil geçiş ücreti 36.40 TL,minübüs geçiş ücreti 54.70 TL, 2021 yılı için otomobil geçiş ücreti 46.00 TL,minübüs geçiş ücreti 69.00 TL,
2022 yılı için otomobil geçiş ücreti gündüz 53 TL, gece 26.50 TL, minübüs geçiş ücreti gündüz 79.50 TL, gece 39.75 TL'dir. -------aralığı 3.20 metreden küçük iki akslı araçlar otomobil, -------aralığı 3.20 metre ve üstünde olan iki -----araçlar minibüs tarifesinden ücretlendirilir.Davalı şirkete ait aracın, davacının işletmekte olduğu otoyoldan ihlalli geçiş yaptığı, Anayasa Mahkemesi'nin 18/01/2018 tarihli --------Karar sayılı kararı dikkate alındığında davacı tarafından ihlalli geçiş bildiriminde bulunulmasının zorunlu olmadığı,
ihlalli geçiş bildiriminde belirtilen geçiş ücret(ler)inin Karayolları Genel Müdürlüğünce yayınlanan köprü ve otoyollar ücret tarifesine uygun olduğu, davalı araç sürücüsünün otoyolda ödemesiz geçiş yaptığı ve devam eden 15 gün içinde de geçiş ücretini ödemediği anlaşılmakla, geçiş ücreti ve 6001 sayılı kanunun 30/5.maddesine göre tahakkuk ettirilen geçiş ücretini dört katı tutarındaki cezanın yerinde olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ---------
Bu kapsamda somut olayda, alacağın likit olduğu ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi şartları gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/680, K. 2023/18, 12 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama