KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/776
- Karar No
- 2024/537
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
Karar Metni
1.446 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/776 Esas
KARAR NO: 2024/537
DAVA
İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/11/2021
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin sigorta sektöründe hizmet veren bir anonim şirket olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketin 07.12.2017 tarihli sözleşme ile acentesi olduğunu, davalının müvekkiline olan borcundan dolayı hakkında -----dosyasıyla icra takibi yapıldığını, yapılan icra takibine borçlu tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, davalının ---- İcra Dairelerinin yetkisiz olduğunu iddia ettiklerini, davalı borçlunun yetkisizlik itirazının reddi gerektiğini, davalının borca ve ferilerine de itiraz ettiğini,
ticari davalarda arabuluculuğa başvurusu zorunlu olduğundan sorunun çözümü için arabuluculuğa başvurulduğunu ancak sonuç alınamadığını, işbu nedenle davanın açılmasının zorunlu olduğunu, ----- Esas sayılı takibine yapılan itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesini davalı-borçlunun haksız itirazı nedeniyle alacağın %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında taraflar arasındaki acentelik ilişkisine dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.----sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 01/09/2020 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 28.444,79 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu,
itiraz dilekçesinde yetkiye, borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi ---- rapor içeriğinde; davacı -----cari hesap alacağı bulunduğunu, davacının, davalıyı temerrüde düşürecek bir ihtarname keşide etmemiş olduğundan işlemiş faiz talebinde bulunamayacağını, tarafların tacir olduklarından 3095/2 sayılı yasaya istinaden davacının 28.437,00 TL. asıl alacağına 10.09.2020 takip tarihinden itibaren başlamak üzere %10 ve değişen oranlarda avans faizinin uygulanması gerekeceğini bildirmiştir.
Bilirkişi ---- kök rapor içeriğinde; rapor içeriğinde belirtilen hususlara ilişkin belgeler olmaksızın, davacının talep ettiği ---- sigortalarına ilişkin komisyon iptallerinden oluşan alacak kalemlerine yönelik davacı tarafından tutulan 2 adet muavin defterindeki kayıtları doğrulayacak şekilde denetime elverişli inceleme yapılması mümkün olamadığını; davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı sonucuna varması halinde, davacının alacak iddiasını kesin delil niteliğindeki ticari defterleri ile HMK m. 222 uyarınca ispatlamış olduğunu bildirmiştir.Bilirkişi ---- ek rapor içeriğinde ;
dava dosyasında davalıya kaç adet ----- sigorta poliçesi için ne oranda ve tutarda komisyon ödemesi yapıldığını, bu poliçelerinin kaç adedinin sigortalılar tarafından kalma sürelerinden önce iptal edildiğini, kalma süresinden kaç gün önce iptal edildiğini, komisyon iptal tutarlarının ne şekilde hesaplandığına ilişkin herhangi bir açıklama ve bu açıklamalara teyit edici belge bulunmamaktadır” şeklinde tespitte bulunduğunu, kök rapordan sonra davacı vekili tarafından dava dosyasına “aslı gibidir” şeklinde onaylı olarak iptal edilen ----- poliçelerine ilişkin poliçe numaraları, poliçe tanzim tarihleri, tarife no, prim tutarı, yürürlük durumu,
poliçe sahipleri, poliçe tutarları, komisyon, iptal durumu nedenleri, ilgilinin sistemde kaldığı süreye ilişkin --- sunulduğunu, işbu tablonun incelenmesinden tablolarda yer alan süresinden önce iptal edilmiş ----- dolayı davalının toplam borç bakiye miktarının, dosyaya daha önce sunulmuş 10.06.2022 tarihli muhasip bilirkişi raporunda tespit edilen ---- bakiyesinin 6.882,10 TL, Hayat borç bakiyesinin 21.555,41 TL olmak üzere) toplam 28.437,51 TL tutar ile uyumlu olduğunun görüldüğünü, buna göre davacının davalıdan 28.437,51 TL alacaklı olduğu hususunu bildirmiştir.Davacı,
acentelik ilişkisi kapsamında alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.
6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.
Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1).
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir.Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Davalı tarafa davacının iddia ettiği acente sözleşmesinin altında imzanın aidiyeti hususunda isticvap davetiyesi talimat mahkemesince gönderilmiş ise de duruşmaya katılım olmamış bu haliyle Mahkememizce aradaki sözleşmenin varlığı ikrar edilmiş sayılmıştır.Davalı- borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine de itiraz edilmiş ise de;
taraflar arasındaki 07/12/2017 tarihli acente sözleşmesi 11.3 maddede sözleşmeden doğan ihtilaflarda -----İcra Dairelerinin yetkili olacağı kararlaştırılmış, işbu yetki şartı 6100 sayılı HMK 17. Ve 18. Maddesinde düzenlenen uygulama kapsamında olup dayanak takip yetkili icra dairesinde başlatıldığından usulüne uygun başlatılmış takip bulunduğundan esasın incelenmesine geçilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı alacağın bulunup bulunmadığı hususundan kaynaklandığı,
uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 28.437,00 TL alacaklı olduğu, davacının sunduğu tabloda yer alan süresinden önce iptal edilmiş ------ dolayı davalının davacının kayıtlarında görünen toplam 28.437,51 TL tutar ile uyumlu olduğunun rapor ile tespitinin yapıldığı, davalının usulüne uygun ihtara rağmen ticari defterlerini sunmadığı, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 28.437,00 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu,
takip işlemi öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için borçlunun alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir bir ihtarla temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) gerektiği, iş bu davada davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği, bu haliyle işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı,
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/776, K. 2024/537, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama