KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/866
- Karar No
- 2024/17
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2024
Karar Metni
1.621 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/866 Esas
KARAR NO:2024/17
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:30/12/2021
KARAR TARİHİ:16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkil Bankanın ----- ile davalı----- arasında akdedilen ----- diğer borçlu/davalılar, müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış ve işbu sözleşmelere istinaden krediler açılmış ve kullandırılmış olduğunu, söz konusu sözleşmelerin hükümlerine riayet etmeyen borçlulara ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile söz konusu borç bildirilmiş, fakat buna rağmen borç ödenmediğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlu hakkında ----------- sayılı dosyası ile asıl alacağın fer'ileriyle birlikte tahsili için ilamsız icra takibine başlanıldığını,
davalı borçluların haksız ve kötüniyetli olarak tüm borca ve faize itiraz ederek, takibin durmasına sebep olduğunu, davalıların müvekkil bankaya olan borçları devam etmekte ve asıl alacak ve fer'ilerinin tahsili amacıyla açılan icra takibinde talep edilen ana para, faizler ve tüm ferileri tamamen usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı borçluların icra takibine vaki itirazlarının iptali ile takibe devam edilebilmesi için işbu davanın açılmasından evvel arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını,
borçluların haksız itirazlarının iptal edilerek takibin devamına ve davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesi için iş bu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, davalı borçluların haksız itirazlarının iptal edilerek takibin devamına ve davalı borçlular aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı bankanın ----- müvekkil şirketlerden --- arasında akdedilen ---- lerine dayanak olarak eklenerek davacı tarafından ------- sayılı dosyası ile müvekkiller aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkil şirketlerden ----- davacı şirketin ----------- şubesi arasında yapılan kredi sözleşmeleri kapsamında müvekkil şirketin tüm borçlarını ödediğini, herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafa ödemekle yükümlü olduğu borç bulunmadığından,
girişilen bu takibe itiraz edildiğini, davacı taraf müvekkillerin borcu olmamasına rağmen takibe giriştiği, ödeme emrinde dayandığı sebep ile takip dayanağı belgeleri sunmadığı ve bir banka olarak basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü olduğu için kötü niyetli olup kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, müvekkiller davacı tarafa mezkur kredi sözleşmesinden doğan tüm borçlarını ödediğinden davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı ve müvekkiller aleyhine girişilen takip İİK m. 58 ve 61'e aykırı olduğu için davacı tarafın ikame ettiği işbu itirazın iptali davasının reddine,
takibin iptaline ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesi talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle; genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.-------- Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 25/11/2021 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz + gider vergisi+ masraf toplamı 65.421,13 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçluların 10/12/2021 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu,
itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.Davacı vekiline harca esas değer olarak gösterilen miktar ile takip miktarı arasındaki fark hakkında 6. Celse 2 nolu ara karar uyarınca açıklama sunmak üzere süre verildiği, davacı vekilince 22/05/2023 tarihli dilekçe ile davada harca esas değerin takip çıkış miktarı olan 65.421,13 TL olarak kabulü ve yargılamanın devamı talep edilmiştir.Davacı vekilince 20/11/2023 tarihli ıslah dilekçesi konulu dilekçe içeriğinde;
sehven dava dosyasına 46.907,94 TLnin harca esas değer olarak gösterildiği, dosyaya sunulan 19/11/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre takip tarihi itibariyle 65.814,67 TL olarak hesaplandığı, bu nedenle dava konusu alacağın raporda tespit edilen tutar gözetilerek bu tutar üzerinden takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişi --- tarihli rapor içeriğine göre; tüm belge ve hesap dökümlerinin incelenmesi,
mevzuat hükümleri emsal Yargıtay ve mahkeme kararları ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacı-------limitli ------- akdedildiği, -------- 10 yıllığına, müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının alındığı, davalı kefillerin kefalet limitinin 9.750.000,00 TL olarak belirlendiği, davacı Banka tarafından davalı borçlu ----- limitli şirket kredi kartı verilerek kullandırıldığı, ------- hesap kesim dönemine ait asgari ödeme tutarlarının ödenmediği, en son 28.01.2020 hesap kesim tarihi itibariyle 46.681,01 TL borçlu olduğu, davacı bankanın; kullandırmış olduğu kredi kartından kaynaklanan alacağından dolayı.
25.11.2021 takip tarihi itibariyle, davalılardan.
44.304,07 TL asıl alacak (tespitleri gibi) 2.376,95 TL işlemiş akdi faiz (tespitleri gibi) 16.452,33 TL işlemiş temerrüt faizi (talebe bağlı kalarak) 830,93 TL gider vergisi (talebe bağlı kalarak) 1.107,32 TL masraf toplam-------- alacaklı olduğu, davacı bankanın takip talebindeki 65.421,13 TL'lı alacak talebinin tespitlerini aşan kısmının uygun olmadığı, davacı Bankanın; kredi kartı hesabından kaynaklanan 44.304,07 TL asıl alacağına 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun faize ilişkin 26. Md. Hükmüyle bağlantılı olarak,
takip tarihinden itibaren ---------- aylık dönemler halinde yayınlanmakta olan gecikme faiz oranların aşmamak kaydıyla belirlediği nispette ve değişen oranlarda temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisini isteyebileceği, tarafların sair taleplerinin Mahkemenin takdirlerinde olduğu bildirilmiştir.19/11/2023 tarihli ek rapor içeriğine göre;
davacı Banka tarafından işleme konulan, ----------- sayılı dosya kapsamında konu edilen banka alacağının, davalı firmaya kullandırılan şirket kredi kartı harcamalarına ait olduğunu, --------- sayılı dosyası kapsamında konu edilen banka alacaklarının ise, davacı Banka tarafından davalı firmaya kullandırılan 1 yıl vadeli rotatif nakit kredilerden kaynaklandığını, ---- sayılı dosya dayanağını oluşturan alacak ile ---- sayılı dosya dayanağını oluşturan alacak kalemlerinin farklı kredilerden kaynaklandığının tespit edildiği bildirilmiştir.TBK'nın kefalet sözleşmesinin şeklini düzenleyen 583. maddesinin ilk fıkrasında "Kefalet sözleşmesi,
yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü getirilmiş ve kefalet sözleşmesinin geçerliliği bakımından şekli koşullar öngörülmüştür.
Somut olayda; kefalete ilişkin şekil şartlarının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Kefalet kabul beyanı sözleşmenin zorunlu unsuru değildir. Bu itibarla, kefaletin şekil şartlarının yerine getirilip getirilmediği hususunda esas alınamaz.TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.".
Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davalı ---- arasında; ----- akdedildiği, diğer davalı ------kefil olarak sorumluluk altına girdiği,
davacı banka tarafından - kredi kartlarının denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam 65.071,60 TL olarak tespit edilmiştir.----------tarihli bir kararında vurgulandığı gibi "itirazın iptali davası borçlunun itirazına uğramış olan alacak için takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna açılan alacak davasıyla aynı içerikte bir eda davası türüdür.
Davacının itirazın iptali davasına konu icra takibindeki talep miktarını aşmamak kaydıyla, ıslah yoluyla talebini arttırması mümkündür(...)itirazın iptali davasının kısmi dava olarak açılması halinde davacının en geç dava tarihinde davalının itirazını tebliğ aldığının kabul edilmesi gerektiğinden, dava tarihinden itibaren 1 yıllık süre geçtikten sonra yapılan ıslah ile arttırılan talebin dikkate alınması mümkün değildir" denmiştir.
Davacının kısmi itirazın iptali davası olarak açtığı davasını sonra verdiği 30/01/2023 tarihli ıslah dilekçesiyle eldeki davasını alacak davası olarak ıslah etmesi yanında aynı dilekçeyle kısmi alacak davasındaki talebini 79.570,69-TL'ye arttırmıştır.
Davacı ıslah dilekçesini saklı tuttuğu kesim için 2004 sayılı İİK'nun 67. Maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olan (yukarıda belirtilen -------- kararında da gösterildiği gibi) 28/04/2021 dava tarihinden itibaren 1 yıllık süre geçtikten sonra 30/01/2023 tarihinde ıslah etmiş olup artırılan kısım yönünden hak düşürücü süre dolduğundan artırılan kısım yargılama dışı bırakılmıştır...." şeklindedir.
Eldeki davada davacı vekili icra takibindeki talep miktarını aşacak mahiyette ıslah yoluyla talebini arttırdığı, bu durumun mümkün olmadığı, ayrıca eldeki davanın kısmi dava olarak ta açılmadığı anlaşılmakla raporda tespit edilen ve davacı vekilinin 23/05/2023 tarihli beyan dilekçesi gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/866, K. 2024/17, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama