KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/18
- Karar No
- 2024/897
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
Karar Metni
1.051 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/18 Esas
KARAR NO:2024/897
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/01/2022
KARAR TARİHİ: 05/12/2024
----maddesine göre --- adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ---- Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili; davalının, müvekkili şirket tarafından işletilen ----- kendisine ait olan ------- plakalı araçlarla 8 defa ihlalli geçiş yaptığını, müvekkili şirkete 1.009,00-TL borçlandığını, daha sonra kendine açılan icra takibi üzerine ------- plakalı araçlarla yapılan ihlalli geçişlere yönelik kısmını kabul etmiş ancak ------- plakalı araçlarla yapılan ihlalli geçişlere ve bu geçişlere tekabül eden 415,00-TL'lik kısmına itiraz ettiğini, bu nedenle, davalının müvekkili şirkete ödenmemiş olan borcunun, itiraz ettiği kısmının iptalinin gerektiğini, davalı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine,
davalı aleyhine---- icra takibi başlatıldığını, davalının --------- plakalı araçlarla yapılan ihlalli geçişlere ve bu geçişlere tekabül eden 415,00 TL'lik kısmına itiraz edildiğini, davalının itirazı neticesinde takip itiraz edilen kısım yönünden takibin durduğunu, davanın kabulüne, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın 415,00-TL'lik kısmının iptaline ve takibin 415,00-TL üzerinden takip tarihinden itibaren takipte istenen şartlarla devamına, davalının 415,00-TL'nin %20’sinden aşağı az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine,
yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalı vekili; davanın öncelikle yetki bakımından reddine, esas hakkındaki beyanlarımız çerçevesinde davanın esastan reddine, haksız icra inkar tazminatı talebinin reddine, haksız ve kötüniyetli davacı aleyhine, iddia olunan alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat Yasasının 30/5 ve 7. maddesi uyarınca geçiş ücretinin ve cezanın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacının işlettiği otoyoldan davalıya ait aracın ihlalli geçiş yapıp yapmadığı geçiş ücreti ve eklenen cezadan davalı tarafın bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasındadır.İcra dosyası tetkikinde, davacı alacaklı şirket tarafından otoyol kullanım ücreti ve ceza bedeline ilişkin alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, süresinde takibe itiraz neticesinde takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Davacının İhlalli Geçiş Ücreti ve 4 Katı Tutarındaki Ceza Bedeli Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede;Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesine göre.
4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında cezanın, genel hükümlere göre tahsil edileceği,--------- plaka sayılı araçların davacı şirketin işlettiği otoyoldan geçiş yaptığının, davacı vekilince sunulan ihlalli geçiş listesi ve kamera görüntüleri ile sabittir.Davalı yan araçların ihlalli geçiş yaptığı saatlerde,
araçların maliki olmadığı savunulmuştur. Davalının kısmi itirazına konu ---- plaka sayılı araç için ---- plaka sayılı araç için ------ tarihindeki ihlalli geçiş nedeniyle cezalar kesildiği anlaşılmakla, araçların bu tarihlere ilişkin satış evrakları noterden istenmiştir. Bu kapsamda verilen cevabi yazıya göre --- plaka sayılı aracın aynı gün ---- plaka sayılı aracın aynı gün ---- plaka sayılı aracın aynı gün saat 08.22 de satıldığı görülmüştür.
Bu cihette davalının ---- sayılı aracın ihlalli geçiş yaptığı tarihte maliki olmadığı anlaşılmakla, bu aracın ihlalli geçişine ilişkin talep yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Diğer araçlar yönünden davalının, ödemesiz geçiş yaptığı gün ve devam eden on beş gün içerisinde, otoyol kullanımına dair borcunu davacı şirkete ait ----------- bulunan hesaplara yatırdığına dair herhangi bir delil sunmadığı, keza ihlalli geçişten sonra, davalının ihlalli geçiş tarihinden sonraki 15 gün içinde ------- hesabında yeterli bakiye bulundurmadığı anlaşılmıştır.
Davalı şirkete ait aracın, davacının işletmekte olduğu otoyoldan ihlalli geçiş yaptığı,--------- sayılı kararı dikkate alındığında davacı tarafından ihlalli geçiş bildiriminde bulunulmasının zorunlu olmadığı, ihlalli geçiş bildiriminde belirtilen geçiş ücret(ler)inin ------- yayınlanan köprü ve otoyollar ücret tarifesine uygun olduğu, davalı araç sürücüsünün otoyolda ödemesiz geçiş yaptığı ve devam eden 15 gün içinde de geçiş ücretini ödemediği anlaşılmakla, geçiş ücreti ve 6001 sayılı kanunun 30/5.maddesine göre tahakkuk ettirilen geçiş ücretini dört katı tutarındaki cezanın yerinde olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ----------Bu kapsamda somut olayda, alacağın likit olduğu ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi şartları gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/18, K. 2024/897, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama