KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/601
- Karar No
- 2025/253
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
Karar Metni
1.256 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/601 Esas
KARAR NO:2025/253
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:25/07/2022
KARAR TARİHİ:16/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle ; asıl borçlu-------müvekkili banka ile imzalamış olduğu kredi sözleşmesine istinaden kullanmış olduğu kredileri zamanında ödemediği için hesaplarının banka tarafından kat edildiğini, anılan krediyi ------ müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, ihtarname keşide edilmesine rağmen borcun ödenmediğini, akabinde borçlular aleyhine ----- sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, borçlulardan ------ tarafından haksız şekilde borca itiraz edildiğini iddia ederek,
8.167.029,40 TL alacak ve ferileri yönününden vaki itirazın iptaline, icra takibinin devamına, haksız itiraz sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetlerine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı - borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ---- vekilinin cevap dilekçesinde özetle; borçlu şirket ------- suç örgütü tarafından yağmalandığı, takibe konu kredi sözleşmeleri de, işbu yağma eylemi kapsamında gerçekleştirilen usulsüz işlemlerle, müvekkilime imzası iradesi yanıltılarak ve sakatlanarak attırılarak akdedildiğini, işbu nedenlerle de borçlu şirketin yağmalanmasına ilişkin yargılaması devam eden----sayılı dosyasının ve -------numaralı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği, , şirkette yapılan yolsuzlukları önlemek ve zararını karşılayabilmek için polise gitmek istemesinin hemen akabinde ----suç örgütü ile bağlantısı olan ----- silahlı adamı getirdiği,
müvekkili bu noktada esasında ---------------- şirketi borçlandırıcı hareketlerinden haberdar olduğunu ve abdullah süngü ile sedat peker suç örgütünün planları dahilinde şirketin planlı bir şekilde içinin boşaltılarak borçlandırıldığını fark ettiği, nitekim dosyaya ibraz edilen iddianamede de açıkça tespit edildiği üzere hem ---- hem ----------- yıllardır süren arkadaşlığı ve tanışıklığı mevcut olduğunu, müvekkili hem iradesi dışında taraf olduğu kredi sözleşmelerinin müteselsil kefili, hem de rehin veren kişi olduğunu, tüm bunlarla birlikte davacı banka, özen yükümlülüğüne aykırı ve ağır kusurlu bir şekilde teminatları elden çıkardığı,
teminatlar borcu çok rahat bir şekilde karşılayabilecekken çok ucuza ipoteği fek ettiği, ipotek dosyasında uzun süre kusurlu bir şekilde işlem yapmayarak kefil olan müvekkilin zararına olacak şekilde borcun artmasına sebebiyet verdiği işbu nedenlerle davacı bankanın, bakiye kredi borcunu müvekkilden talep etmesi TBK M.
592 uyarınca haksız ve hukuka aykırı olduğu, öncelikli olarak ---------numaralı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, akabinde ------- taşınmazların kıymet takdirinin gerçekleştirilmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, ağır kusurlu bir şekilde özen yükümlülüğünü ihlal eden davacı bankanın davasının reddine, davacı banka aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davada, ---------- istinaden kullanmış olduğu kredi borçlarını zamanında ödemediği, bu doğrultuda hesaplarının davacı banka tarafından kat edildiği, Müvekkil ------- de müteselsil kefaleti bulunması nedeniyle işbu borçtan sorumlu olduğu beyan ve iddia olunduğu, davacı bankanın iddiaları gerçek dışı olup usule ve yasaya aykırı olarak açılan davanın reddi gerektiği, müvekkili davacı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığı,
alacaklı olduğunu iddia eden banka tarafından, dava dilekçesinden beyan ve ikrar edildiği üzere ---------Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibine ilişkin süreç devam etmekte iken huzurdaki dava konusu mükerrer icra takibine geçildiği,
dava konusu alacağa ilişkin itirazlarımızın yanından davacı tarafından (fahiş olarak nitelendirilmenin de ötesine geçecek şekilde) işletilen ve talep edilen faize ve faiz oranlarına da itiraz ettiği, takip talebinden de açıkça görüleceği üzere, davacı banka 2.766.192,61 TL "asıl alacak" talep ederken, 6.558.058,50 TL "işlemiş temerrüt faizi" talep ettiği, davacı bankanın faize ilişkin İşbu talebi fahiş olup, davacı bankanın nasıl bir hesaplama yaparak 2.766.192,61 TL asıl alacaktan, 6.558.058,50 TL işlemiş temerrüt faizine nasıl ulaşabildiğine tarafımızca anlam verilemediği,
dava konusu icra takibinden herhangi bir şekilde talep edilen işlemiş faizin izahını yapmak mümkün olmadığı, takibe ve takibe konu borca itirazlarımız icra dosyasına sunulmuş olup, müvekkili adına çıkarılmaya çalışılan dava konusu borcu kati surette kabul etmedikleri, ancak hak kaybına mahal vermemek adına da herhangi bir şekilde kabul ve müvekkilimizin borçtan sorumlu olduğu anlamına gelmemekle kaydıyla, işlemiş faize ve asıl borca ilişkin itirazlarımız çerçevesinde talep edilen alacak likit olmadığından, müvekkili açısından icra inkar tazminatının da reddi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.Uyuşmazlıkların çözümü için bankacı bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi kök raporunda davacı bankanın icra takibinde başlattığı asıl alacak talebi yönünden aynı bedelin hak kazanacağı ancak işlemiş faizin 4.353.170,82-TL olacağı ve toplam 7.212.900,27-TL takip tarihi itibariyle talep edebileceğini beyan etmiş, kök rapora yapılan itirazlar üzerine alınan ek raporda raporda bir değişiklik yapılmadığı ve itirazları karşılar mahiyette bir rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, banka kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi, icra takip dosyası ve tüm dosya kapsamına göre; davacı banka ile dava dışı --------- akdedildiği, iş bu sözleşmeye kefil sıfatıyla davalıların imzalamış olduğu, bahse konu sözleşmeye istinaden teminat mektubu, tazmin bedeli kredilerin kullandırıldığı, davalı kefillerin kefalet limitlerinin 31.000.000,00-TL olduğu,
davacı banka tarafından asıl borçlu ve kefillere kararlaştırılan vadede ödeme taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle --------- takip dosyasında davalılar aleyhine takip başlattıkları, takip tarihinden sonra ------yapılan tahsilat düşüldükten sonra bakiye kalan kısım yönünden itirazın iptali davası açıldığı, dava dışı ---- ait taşınmaz üzerinde davacı lehine ipotek bulunduğu ve ipotek bulunan taşınmaza karşılık ----karşılığında ipoteğin fek edildiği,
taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı bankanın ipotek bedeline atfen yapmış olduğu --------- tahsilata aşkın bir şekilde alacağı varken taşınmazın gerçek değerinin altında tahsilat yapma gereği duymaması gerektiği, kıymet takdiri yapıldıktan sonra söz konusu tahsilatın harici uzlaşma ile sağlanmış olduğu,
davalı tarafça ipotekli taşınmazın satış gününde rayiç güncel değerin altında bir bedelle tahsilat sonucunda icra kanalı ile vazgeçildiğini ispat yükümlülüğünün altında olması ve dosyaya sunulan belgelere göre de ispat yükümlülüğün yerine getirilmediği ipotekli taşınmazın rayiç değerinin tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması talebinin davanın hukuki niteliği, davaya dayanak olan takibin ilamsız takip olması ve ipotekli taşınmazın üçüncü bir şahsa ait olması nedeniyle rayiç değer tespiti yapılmamıştır.
Bilirkişi heyeti banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde ; kat ihtarnamesinin kefillere tebliği edilemediği bu nedenle takip tarihi itibariyle faiz uygulanacağı, takip tarihinden itibaren yıllık %44 işleyecek temerrüt faizi ve bunun % 5 BSMV ile istenebileceği kanaatine varılarak, davanın kısmen kabul , kısmen reddine karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/601, K. 2025/253, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama