KÜNYE
T.C.
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/627
- Karar No
- 2023/1015
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2023
Karar Metni
1.016 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/627 Esas
KARAR NO:2023/1015
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:19/08/2022
KARAR TARİHİ: 05/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın dava dışı ------ tarihinde imzalanan ------ kredi kullandırdığını, davalının kullandırılan krediyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun zamanında ödenmemesi nedeniyle borçluların kredi hesabının ------- yevmiye numaralı hesap kat İhtarnamesi ile kat edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmediğini, müvekkilinin --------dosyası ile takip başlattığını, davalının haksız olarak borca itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline takibin devamına davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.--------- sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu ------- ve dava dışı şirket aleyhine --- tarihinde ----asıl alacak, ---- işlemiş faiz, -----alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya ----- tarihinde tebliğ olduğu, borçlunun -----tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ olmadığı anlaşılmıştır.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş olup bankacı bilirkişi------- hazırlamış olduğu raporda özetle;
davacı banka ile dava dışı şirket arasında 25/02/2019 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının 25/02/2019 tarihinde 770.000,00 TL’ye kadar müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığını, kefil imzasının TBK’da aranan şartları taşıdığını, kefilin asıl borçlu şirketin ortağı olması nedeniyle eş rızası şartının aranmadığını, ödeme planında belirtilen ödemelerin yapılmadığını, 10/12/2019 tarihinde hesabın kat edilerek borçlulara ödeme için 1 gün verildiğini, ihtarnamenin tebliğ edilmediğini bu nedenle temerrüt oluşmadığını,
yapılan hesaplama neticesinde asıl alacak miktarının 280.849,92 TL olduğunu akdi faiz oranının aylık % 1,54 (yıllık % 18,48) olarak tespit edildiğini, ---- maddesine göre gecikme faiz oranı akdi faiz oranının % 50 fazlası ile % 27,72 ve temerrüt faiz oranı da aynı -----maddesine göre % 36,96 olarak hesaplandığından bu oranların uygulandığını, her ne kadar takipte komisyon belirlenmiş ise de buna ilişkin belge sunulmadığını, mahkemece temerrüt oluştuğu kanaatine varılırsa işlemiş faiz miktarının 16.330,25 TL BSMV’nin ise 1.552,50 TL olduğunu beyan etmiştir.Dava;
ticari krediden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı ile dava dışı şirket arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafından hangi tutarda kredi kullandırıldığı, kullandırılan kredinin hangi tutarının davalı tarafından ödendiği, davacının bakiye alacağının ne olduğu, kredi hesabının usulüne uygun kat edilip edilmediği, davalıların kredi borcundan sorumlu olup olmadığı,
bu itibarla ------ takip dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz.
Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.".
Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; dava dışı şirket ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalıların müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiği,
davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin davalılar tarafından ödenmediği, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam 280.849,92 TL olarak tespit edildiği, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği alacak miktarının 246.838,49 TL olduğu, bankanın 10/12/2019 tarihinde hesabı kat ettiği ancak iade gelen tebligatın sözleşmede gösterilen adresten başka adrese yapıldığı bu nedenle kefil yönünden temerrüdün oluşmadığı, ayrıca her ne kadar takipte komisyon ücreti talep edilmiş ise de buna ilişkin evrakların sunulmadığı anlaşılmakla bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ------Bu kapsamda somut olayda, alacağın likit olduğu ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi şartları gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/627, K. 2023/1015, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama