KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/631
- Karar No
- 2023/378
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2023
Karar Metni
783 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/631 Esas
KARAR NO: 2023/378
DAVA
6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 22/08/2022
KARAR TARİHİ: 04/05/2023
---- maddesine göre ---- adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ------Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.İDDİA
Davacı vekili; taraflar arası ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davalı yanın borcunu ödememesi üzerine, alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu, davalarının kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ll. SAVUNMA:Davalı vekili; davacı yanın dava dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu görülen faturaların davalı yana tebliğ edilmediğini, kaldı ki faturalara yasal sürede itiraz edilmemesinin muhteviyatındaki hizmetin ve malın alındığı anlamına da gelmediğini, davacı yanın öncelikle taraflar arası sözleşmesel ilişki olduğunu, yine akdi ilişkiye konu malı yada hizmeti teslim ettiğini ispatlaması gerektiğini, davanın reddine, davacı yanın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, cari hesap alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.---------sayılı dosyasının tetkikinde;
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 72.130,21 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Uyuşmazlık, davaının davalıdan cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 30.01.2023 tarihli raporda, tarafların ticari defterlerin incelemeye tabi tutulduğu, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine delil vasfı bulunduğu, davacı şirketin defterlerine göre davacının takip tarihi itibari ile davalı şirketten cari hesaptan kaynaklı olarak 72.130,21 TL alacaklı olduğu, belirtilmiştir.Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;
Davacı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle cari hesap alacakları olduğunu iddia etmiş, davalı ise borcun bulunmadığını savunmuştur.
TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur --------HMK madde 222/3'e göre de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtları sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilir.Bu açıklamalar dairesinde, tarafların ticari defterlerinde bilirkişice yapılan incelemede, tarafların defterlerini usulüne uygun tuttukları, davacının düzenlediği faturaların davalının defterlerine de işlendiği, buna göre takip tarihi itibariyle davalının ticari defterlere göre davacı şirkete 72.130,21 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, bu haliyle davacının davalıdan 72.130,21 TL alacağı bulunduğu anlaşılmakla, bu alacağa yönelik yapılan takibe itirazın iptaline karar verilmişitir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. -----Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
04/05/2023
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/631, K. 2023/378, 4 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama