KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/898
- Karar No
- 2026/204
- Karar tarihi
- 24 Mart 2026
Karar Metni
943 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/898 Esas
KARAR NO : 2026/204
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/09/2022
KARAR TARİHİ : 24/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;; 21.03.2022 tarihinde, sürücü --------- sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı araç ---------- Mah. -------- Caddesi adresinde müvekkili ---------- çarpması neticesinde tek taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazada davalı tarafın %100 kusurlu olduğunu beyan ederek 50.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte tüm davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte sigorta şirketi dışında diğer davalı ---------- alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; usulüne uygun başvuru şartlarının yerine getirilmediğini, müvekkilinin kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, davacının kaza nedeniyle herhangi bir maluliyetinin meydana gelmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle;
davanın zamanaşımına uğradığını, işbu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.---------- Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Dosya içerisinde bulunan kusur raporunun incelenmesinden; davacının meydana gelen kazada asli kusurlu, davalı --------- ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiği görüldü.
Davalı sigorta şirketine yazı yazılarak poliçe ve hasar dosyası istenilmiş olup gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır.--------- yazı yazılarak kaza nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Davacının ilgili hastanelerden kazaya ilişkin tedavi evrakları istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Davacı vekilinin davalı sigorta yönünden feragat dilekçesi sunmuş olduğu görüldü.Dosya maluliyetin tespiti için---------Adli Tıp Kurumuna gönderildi. --------- ATK hazırlamış olduğu raporda özetle;--------- oğlu,
---------- doğumlu ---------- 21/03/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve --------- sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında engelliliğe neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu dolayısıyla; tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğunu, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğini belirtmişlerdir.Dosya kusurun tespit edilmesi için--------- Dairesine gönderilmiş olup ATK dosyadaki eksikler nedeniyle ön rapor tanzim etmiştir.
Mahkememizce davacı vekiline eksikleri tamamlaması için süre verilmiş ise de eksiklere ilişkin beyanda bulunmayan davacı vekili 03.02.2026 tarihli duruşmada dosyada karar verilmesini talep etmiştir.Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi manevi tazminat davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık: davacının 21/03/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığı, davacının yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli iş göremez durumda kalıp kalmadığı, davacının sürekli iş göremez durumunun saptanması ile buna göre davacının geçici ve sürekli iş göremezlik talep edebileceği maddi tazminat miktarının ne olduğu,
buna göre davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olacağı miktarın belirlenmesi şeklinde tespit edilmiştir.Maddi tazminat talebi yönünden davacının talebinden feragat ettiği görülmekle; feragat HMK mad. 307. Uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatin hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK md. 311 uyarınca feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu doğrultuda davacı vekilinin maddi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden yapılan yargılama neticesinde, tazminat miktarının belirlenmesinde gözetilen hususların açıklanması gerekir: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2. maddesi gereğince hakimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22/06/1966 gün ve-------- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat, bozulan ruh huzurunun, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK'nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hakim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir
Somut olayda; dosyada kusur raporu alınması için dosya ATK’ya gönderilmiş ise de eksikler nedeniyle raporun düzenlenmediği, davacı taraf eksikleri tamamlamadığından kusur raporu alınmadığı sabittir. Öte yandan her ne kadar ceza dosyasında kusur raporu alınmış ise de ceza dosyasının kesinleşmemiş olması ve kusur oranlarının %’lik olarak belirlenmemesi göz önüne alınarak işbu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, davacı yanın kusuru ispatlayamadığı kabul edilerek ispatlanamayan talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/898, K. 2026/204, 24 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama