KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/998
- Karar No
- 2024/408
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2024
Karar Metni
1.033 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/998 Esas
KARAR NO:2024/408
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:21/04/2022
KARAR TARİHİ:21/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı arasında Ticari kredi kartından ------borç mevcut olduğunu, davalının ihtarnameler ile bilgilendirildiğini, sözleşmelerin imzalanması ile borçlu tarafından da kabul edildiğini, borcunu ödemeyen borçlu hakkında ----- sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalının cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
------ Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 10/02/2022 tarihinde toplam 62.760,46 TL üzerinden takip başlattığı, borçlunun 11/02/2022 tarihinde tebliğ olduğu, takibin durduğu belirlendi.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş olup bankacı bilirkişi ---- hazırlamış olduğu raporda özetle;----------kullandırılan kredilere dayanak teşkil eden Sözleşmelerinde eksik bir husus bulunmadığı, krediye ilişkin; asıl borç ve faiz tutarı ile bu faize ait oranların ( akdi, gecikme ve temerrüt ) bankacılık mevzuatı ile sözleşmelere uygun olarak belirlendiği,
afaki bir uygulamaya rastlanmadığını belirtmiştir.Bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığından dosya yeni bir bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ------hazırlamış olduğu raporda özetle; davacı banka ile müşteri arasında 13.10.2020 tarihinde mesafeli olarak taksitli kredi sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşmelere istinaden davalıya iki adet kredi tahsis edildiğini, davalının ödemelerde sorun yaşaması nedeniyle bankanın 07.01.2022 tarihinde hesabı keşide ettiğini, ve ödeme için 24 saat verdiği,
ihtarnamenin 10.01.2022 tarihinde tebliğ olduğunu, 11.01.2022 tarihinde davalının temerrüde düştüğünü, yapılan hesaplama neticesinde----- için asıl alacak tutarının 15.420,90 TL olduğunu, faizin yıllık --- üzerinden hesaplandığını,----- Kredi Kartı için asıl alacak tutarının 6.283,32 TL olduğunu, bankanın belirlediği faiz oranının uygulandığını, ------ asıl alacak tutarının 34.089,54 TL olduğunu, bankanın belirlediği faiz oranının uygulandığını ve kredi kartlar için %25,20 üzerinden faiz hesaplanması gerektiğini tüm hesaplamalar neticesinde;------- asıl alacak miktarının 15.420,90 TL olduğunu bankanın 17.384,51 L talep ettiğini,
her iki kredi kartı için hesaplana asıl alacak miktarının 40.372,86 TL olduğunu, bankanın 40.566,03 TL talep ettiğini, asıl alacağın işlenmiş faizinin 4.045,59 TL olduğunu, bankanın 1.058,17 TL talep ettiğini, asıl alacağın faizinin %5 giderinin 202,28 TL oluğunu, bankanın 52,91 TL talep ettiğini, kredi kartlarının işlemiş faiz miktarının 3.548,96 TL olduğu faizin %5 giderinin ise 177,45 TL hesaplandığını ancak bankanın 46,31 TL talep ettiğini takibin toplam 60.500,11 TL üzerinden devamı gerektiğini belirtmiştir.Dava,
ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı ile davalı arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafından hangi tutarda kredi kullandırıldığı, kullandırılan kredinin hangi tutarının davalı tarafından ödendiği, davacının bakiye alacağının ne olduğu, kredi hesabının usulüne uygun kat edilip edilmediği, davalıların kredi borcundan sorumlu olup olmadığı,
bu itibarla----takip dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz.
Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.".
Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; taraflar arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin davalı tarafından ödenmediği,
davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam (taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek) 60.500,11 TL olarak tespit edildiği, itiraz edilen alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/998, K. 2024/408, 21 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama